Li nuriyeke min âyâtinel kubrâ.
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Büyük âyetlerimizden (mucizelerimizden) birini, sana göstermemiz içindir. |
| Diyanet İşleri | : | (22-23) “Sana büyük mucizelerimizden birini daha göstermemiz için elini koynuna sok ki bir başka mucize olarak, (alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir hâlde çıksın.” |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Böylece de en büyük delillerimizden bir kısmını gösterelim sana. |
| Adem Uğur | : | Ta ki, sana, (böylece) en büyük âyetlerimizden bazılarını gösterelim. |
| Ali Bulaç | : | "Öyle ki, sana büyük mucizelerimizden (birini) göstermiş olalım." |
| Ali Fikri Yavuz | : | Bunları, sana en büyük mucizelerimizden (bir kısmını) gösterelim diye yaptık. |
| Bekir Sadak | : | (21-23) Allah: «Onu al, korkma; biz onu yine eski durumuna cevirecegiz. Daha buyuk mucizelerimizi sana gostermemiz icin elini koltugunun altina koy da, diger bir mucize olarak, kusursuz, bembeyaz ciksin» dedi.* |
| Celal Yıldırım | : | Tâ ki, bununla sana en büyük mu'cizelerimizi gösterelim. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (21-23) Allah: 'Onu al, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz. Daha büyük mucizelerimizi sana göstermemiz için elini koltuğunun altına koy da, diğer bir mucize olarak, kusursuz, bembeyaz çıksın' dedi. |
| Diyanet Vakfi | : | Ta ki, sana, (böylece) en büyük âyetlerimizden bazılarını gösterelim. |
| Edip Yüksel | : | 'Böylece sana en büyük mucizelerimizden bazılarını gösterelim.' |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | ki sana en büyük âyetlerimizden gösterelim |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Sana en büyük mucizelerimizden bir kısmını gösterelim diye. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | «Bunları sana en büyük mucizelerimizden (bir kısmını) gösterelim diye yaptık.» |
| Fizilal-il Kuran | : | Böylece sana birkaç büyük mucizemizi göstermek istedik. |
| Gültekin Onan | : | "Öyle ki, sana büyük ayetlerimizden (birini) göstermiş olalım." |
| Hasan Basri Çantay | : | «Tâki sana en büyük âyetlerimizden (birini daha) gösterelim». |
| İbni Kesir | : | Bununla sana daha büyük mucizelerimizi gösterelim. |
| Muhammed Esed | : | ki böylece sana büyük mucizelerimizden bir kısmını göstermiş olalım. |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | «Tâ ki, sana en büyük âyetlerimizden gösterelim.» |
| Şaban Piriş | : | Sana büyük mucizelerimizden gösterelim. |
| Suat Yıldırım | : | Böylece sana en büyük mûcizelerimizden birini göstermek istiyoruz. |
| Süleyman Ateş | : | "Ki sana en büyük mu'cizelerimizden bazılarını göstermiş olalım" |
| Tefhim-ul Kuran | : | «Öyleki, sana büyük mucizelerimizden (birini) göstermiş olalım.» |
| Ümit Şimşek | : | 'Böylece sana en büyük âyetlerimizden birini gösterelim. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | "Böylece sana en büyük mucizelerimizden bazılarını göstereceğiz." |