إِن نَّشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِم مِّن السَّمَاء آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ
İn neşe’ nunezzil aleyhim mines semâi âyeten fe zallet a’nâkuhum lehâ hâdıîn(hâdıîne).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Eğer dileseydik gökten onlara âyet indirirdik. Böylece onların boyunlarını gölgelerdi de (hükmü altına alırdı da) ona itaat ederlerdi. |
| Diyanet İşleri | : | Biz dilesek, onlara gökten bir mucize indiririz de, ona boyun eğmek zorunda kalırlar. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Dileseydik gökten bir delîl indirirdik onlara, onun karşısında başlarını eğerlerdi, kalakalırlardı. |
| Adem Uğur | : | Biz dilesek, onların üzerine gökten bir mucize indiririz de, ona boyunları eğilip kalır. |
| Ali Bulaç | : | Dilersek, onların üzerine gökten bir ayet (mucize) indiririz de, ona boyunları eğilmiş kalıverir. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Biz eğer dilersek, onların üzerine gökten bir ayet (iman etmelerini gerektirecek bir delâlet) indiriveririz de ona boyunları eğile kalır (artık hiç biri isyan etmez). |
| Bekir Sadak | : | Biz dilesek onlara gokten bir mucize inidiririz de ona boyun egip kalirlar. |
| Celal Yıldırım | : | Biz isteseydik onlara gökten bir âyet (acık bir belge ya da mu'cize) indirirdik de onlar ona boyun eğip eğilirlerdi. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | Biz dilesek onlara gökten bir mucize indiririz de ona boyun eğip kalırlar. |
| Diyanet Vakfi | : | Biz dilesek, onların üzerine gökten bir mucize indiririz de, ona boyunları eğilip kalır. |
| Edip Yüksel | : | Dilesek onların üzerine gökten bir mucize indiririz de ona boyun eğip kalırlar. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Dilersek üzerlerine Semadan bir âyet indiriveririz de ona boyunları eğile kalır |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Dilersek üzerlerine gökten bir ayet (mucize) indiriveririz de ona boyunları eğile kalır. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Biz dilersek onların üzerlerine gökten bir âyet (mucize) indiririz de, ona boyunları eğilekalır. |
| Fizilal-il Kuran | : | Eğer dilesek onlara gökten bir mucize indiririz de karşısında boyunları eğik kalır. |
| Gültekin Onan | : | Dilersek, onların üzerine gökten bir ayet indiririz de, ona boyunları eğilmiş kalıverir. |
| Hasan Basri Çantay | : | Eğer dilersek biz onların tepesine gökden bir âyet indiriveririz de ona boyunları eğilekalır. |
| İbni Kesir | : | Dilersek, onlara gökten bir ayet indiririz de ona boyunları eğik kalır. |
| Muhammed Esed | : | Eğer dileseydik, onlara gökten öyle bir alamet indirirdik ki, onun karşısında boyunları bükülür, hemen baş eğerlerdi. |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Eğer dileyecek olsak üzerlerine gökten bir âyet indiririz de artık ona boyunları eğili kalmış olurlar. |
| Şaban Piriş | : | Dilersek, üzerlerine gökten bir işaret indiririz de boyunları öne eğilip kalır. |
| Suat Yıldırım | : | Eğer dileseydik onlara gökten öyle bir mûcize indirirdik ki, onun karşısında ister istemez boyun bükerlerdi. |
| Süleyman Ateş | : | Dilesek onların üzerine gökten bir mu'cize indiririz de boyunları ona eğilir (inanırlar). |
| Tefhim-ul Kuran | : | Dilersek, onların üzerine gökten bir ayet (mucize) indiririz de, ona boyunları eğilmiş kalıverir. |
| Ümit Şimşek | : | Eğer dileseydik, onlara gökyüzünden bir âyet indirirdik de ister istemez ona boyun eğerlerdi. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Eğer istersek gökten üzerlerine bir mucize indiririz de boyunları onun önünde perişanlıkla eğilip kalır. |