Merecel bahreyni yeltekıyân(yeltekıyâni).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | İki denizi birbiri ile karşılaşacak (birbirine kavuşacak) şekilde akıttı. |
| Diyanet İşleri | : | (Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | İki denizi salmıştır, nerdeyse karışacaklar. |
| Adem Uğur | : | İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir. |
| Ali Bulaç | : | Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi. |
| Ali Fikri Yavuz | : | (Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiş, birbirlerine kavuşuyorlar. |
| Bekir Sadak | : | Aci ve tatli sulu iki denizi birbirine kavusmamak uzere salivermistir. |
| Celal Yıldırım | : | Birbirine kavuşmak üzere iki denizi salıverdi; |
| Diyanet İşleri (eski) | : | Acı ve tatlı sulu iki denizi birbirine kavuşmamak üzere salıvermiştir. |
| Diyanet Vakfi | : | İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir. |
| Edip Yüksel | : | İki denizi salmıştır; birbirlerine kavuşuyorlar. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Salmış iki deryayı demâdem çatışırlar |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Salıvermiş iki denizi daima birbirleri ile çatışıyorlar; |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | (Acı ve tatlı) iki denizi salıverdi birbirine kavuşuyorlar. |
| Fizilal-il Kuran | : | Acı ve tatlı sulu iki denizi birbiri üzerine salarak yanyana getirdi. |
| Gültekin Onan | : | Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi. |
| Hasan Basri Çantay | : | (Suyu acı ve tatlı) iki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermişdir. |
| İbni Kesir | : | İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir. |
| Muhammed Esed | : | O, birbirlerine kavuşup karışabilmeleri için iki büyük su kütlesini serbest bırakmıştır; |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | (O) İki denizi salıvermiştir, birbirine kavuşurlar. |
| Şaban Piriş | : | İki denizi birbiriyle kavuşsun diye salıvermiştir. |
| Suat Yıldırım | : | O iki denizi salıverdi, birbirine kavuşurlar. |
| Süleyman Ateş | : | İki denizi salıverdi, birbirine kavuşuyorlar, |
| Tefhim-ul Kuran | : | Birbirleriyle kavuşup karşılaşmak üzere iki denizi salıverdi. |
| Ümit Şimşek | : | İki denizi salıverdi ki birbirine kavuşurlar. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Salmıştır iki denizi; buluşup kucaklaşıyorlar. |