Âlimul gaybi veş şehâdetil kebîrul muteâl(muteâli).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Görünen (şahit olunan) ve görünmeyeni (gaybı) bilir. Büyüktür, Âlî (yüce)dir. |
| Diyanet İşleri | : | O, gaybı da görülen âlemi de bilendir, çok büyüktür, çok yücedir. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Gizliyi de bilen, açıkta olanı da bilen çok büyük ve yüce bir Tanrıdır. |
| Adem Uğur | : | O, görüleni de görülmeyeni de bilir; çok büyüktür, yücedir. |
| Ali Bulaç | : | O, gaybı da, müşahede edileni de bilendir. Pek büyüktür, yücedir. |
| Ali Fikri Yavuz | : | O, gaybı ve hazırı bilen çok büyük üstün varlıktır. |
| Bekir Sadak | : | (9-10) Goruleni de gorulmeyeni de bilen, yucelerin yucesi buyuk Allah'a gore, aranizdan sozu gizleyen ile, aciga vuran ve geceye burunerek gizlenip gunduzun ortaya cikan arasinda fark yoktur. |
| Celal Yıldırım | : | Görülmeyeni de, görüleni de bilendir. O, çok büyüktür, çok yücedir. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (9-10) Görüleni de görülmeyeni de bilen, yücelerin yücesi büyük Allah'a göre, aranızdan sözü gizleyen ile, açığa vuran ve geceye bürünerek gizlenip gündüzün ortaya çıkan arasında fark yoktur. |
| Diyanet Vakfi | : | O, görüleni de görülmeyeni de bilir; çok büyüktür, yücedir. |
| Edip Yüksel | : | Gizliyi ve açığı Bilendir; Büyüktür, Yücedir. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | gayb-ü şehadeti bilen kebîri müteâl. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Görünmeyeni ve görüneni bilendir; büyüktür, herşeyden yücedir. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Allah görünmeyeni de bilir, görüneni de. Büyüktür ve yücelerden yücedir. |
| Fizilal-il Kuran | : | O, görülür görülmez, her şeyi bilen, yüceler yücesidir. |
| Gültekin Onan | : | O gaybı da, müşahede edileni de bilendir. Pek büyüktür, yücedir. |
| Hasan Basri Çantay | : | O, görünmeyeni de, görüneni de bilendir, çok büyükdür, her şeyden yücedir O. |
| İbni Kesir | : | Görüleni de, görülmeyeni de bilir. Yücelerin yücesidir. |
| Muhammed Esed | : | O, yaratılmışların duyu ve tasavvurlarının ötesinde olanları da, onların görüp gözleyebildikleri şeyleri de tam olarak bilmektedir. Büyük olan O'dur; var olan veya olması mümkün her şeyin/herkesin üstünde ve ötesinde olan O. |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | O (Hâlık-ı Zîşan) gizliyi de ve açıkta olanı da bilicidir. Pek büyüktür, her şeyden üstündür. |
| Şaban Piriş | : | Gizliyi de ortada olanı da bilen, yücelerin yücesi büyük Allah’tır. |
| Suat Yıldırım | : | Gayb ve şehâdet alemini de, görünmeyen ve görünen âlemi de bilen, büyük ve yüce olan O’dur. |
| Süleyman Ateş | : | (O), gizliyi ve aşikâreyi bilendir, büyüktür, yücedir. |
| Tefhim-ul Kuran | : | O, gaybı da, müşahede edileni de bilendir. Pek büyüktür, yücedir. |
| Ümit Şimşek | : | O görüneni de bilir, görünmeyeni de. O herşeyden büyük, herşeyden yücedir. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Gaybı da görünen âlemi de bilendir/Âlim'dir O... Kebîr, sınırsızca büyük O'dur; Müteâl, sonsuzca yüce O'dur. |