Kâle fe inneke minel munzarîn(munzarîne).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | (Allahû Tealâ) şöyle buyurdu: “Öyleyse sen, gerçekten mühlet (süre) verilenlerdensin.” |
| Diyanet İşleri | : | (37-38) Allah da, "O hâlde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Şüphe yok ki dedi, sen, mühlet verilmişlerdensin. |
| Adem Uğur | : | Allah buyurdu ki: "Sen mühlet verilenlerdensin" |
| Ali Bulaç | : | Dedi ki: "Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın." |
| Ali Fikri Yavuz | : | Allah buyurdu ki, sen mühlet verilenlerdensin, |
| Bekir Sadak | : | (37-38) Allah: «Sen, bilinen gun gelene kadar birakilanlardansin» dedi. |
| Celal Yıldırım | : | (37-38) Allah da, «sen bilinen vaktin gününe kadar mühlet verilenlerdensin» dedi. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (37-38) Allah: 'Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın' dedi. |
| Diyanet Vakfi | : | (37-38) Allah: Sen bilinen bir vakte kadar kendilerine mühlet verilenlerdensin, buyurdu. |
| Edip Yüksel | : | Dedi ki: 'Tamam, sen ertelendin,' |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | (37-38) Haydi dedi: sen vakti ma'lûm gününe kadar mühlet verilenlerdensin |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | (37-38) Allah: «Haydi, sen bilinen zamanın gününe kadar mühlet verilenlerdensin!» dedi. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Allah buyurdu ki: «Sen mühlet verilenlerdensin.» |
| Fizilal-il Kuran | : | Allah, «Sen kendilerine yaşama süresi tanınanlardansın» dedi. |
| Gültekin Onan | : | Dedi ki: "Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın." |
| Hasan Basri Çantay | : | (37-38) Buyurdu: «O halde sen (ındallah) ma'lûm olan (bir) zamanın gününe kadar gecikdirilenlerdensin». |
| İbni Kesir | : | Buyurdu ki: Şüphesiz sen ertelenenlerdensin. |
| Muhammed Esed | : | "Pekala, öyle olsun:" diye buyurdu O, "kendilerine zaman tanınanlardan biri olacaksın, |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | (37-38) (Allah Teâlâ da) buyurdu ki: «Artık şüphe yok, sen mühlet verilmişlerdensin.» «Malum olan vakit gününe kadar.» |
| Şaban Piriş | : | -Sen, ertelenenlerdensin! dedi. |
| Suat Yıldırım | : | (37-38) "Haydi, buyurdu, belirli bir güne kadar sana müsaade edildi." |
| Süleyman Ateş | : | (Allâh): "Haydi," dedi, "sen ertelenmişlerdensin!" |
| Tefhim-ul Kuran | : | Dedi ki: «Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın.» |
| Ümit Şimşek | : | Allah buyurdu ki: 'Sana süre tanınmıştır. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Buyurdu: "Hadi, süre verilenlerdensin." |