Le kâlû innemâ sukkiret ebsârunâ bel nahnu kavmun meshûrûn(meshûrûne).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Mutlaka: “Sadece gözlerimiz bağlandı (engellendi, gerçeği göremiyoruz). Hayır, biz büyülenmiş bir kavimiz.” demiş olacaklar. |
| Diyanet İşleri | : | (14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine “Gözlerimiz döndürüldü, biz herhâlde büyülenmiş bir toplumuz” derlerdi. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Bunu görürler de gene ancak derler, gözlerimiz bağlandı bizim, hattâ büyülenmiş bir topluluğuz biz. |
| Adem Uğur | : | Gözlerimiz boyandı, daha doğrusu bize büyü yapılmıştır derler. |
| Ali Bulaç | : | Mutlaka: "Gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyülenmiş bir topluluğuz" diyeceklerdir. |
| Ali Fikri Yavuz | : | (14-15) O müşriklere, gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar (gözleriyle göreceklerini görseler), şöyle diyeceklerdi: “- Muhakkak ki gözlerimiz döndürüldü; daha doğrusu, biz büyülenmiş bir topluluğuz.” |
| Bekir Sadak | : | (14-15) Onlara gokten bir kapi acsak da, oradan cikmaga koyulsalar: «Gozlerimiz dondu, biz herhalde buyulendik» derler. * |
| Celal Yıldırım | : | (14-15) Kendilerine gökten bir kapı açsak, onlar da yukarı yükselip çıksalar yine de diyecekler ki, gözlerimize perde kapanmış, belki de biz büyülenmiş bir milletiz. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: 'Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik' derler. |
| Diyanet Vakfi | : | (14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar, yine de «Gözlerimiz boyandı, daha doğrusu bize büyü yapılmıştır.» derler. |
| Edip Yüksel | : | 'Gözlerimiz sarhoş edildi, büyülendik,' diyeceklerdi. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | (14-15) Üzerlerine Semadan bir kapı açsak da orada urûc ediyor olsalar, diyeceklerdi ki her halde gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyüye tutulmuş bir kavmiz. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | (14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalardı: «Herhalde gözlerimiz döndürüldü; belki de biz büyüye tutulmuş bir topluluğuz.» diyeceklerdi. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | «Gözlerimiz perdelendi, daha doğrusu bize büyü yapılmıştır» derler. |
| Fizilal-il Kuran | : | «Gözlerimiz hayal görüyor, herhalde birileri bize büyü yaptı,» derler. |
| Gültekin Onan | : | Mutlaka: "Gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyülenmiş bir topluluğuz" diyeceklerdir. |
| Hasan Basri Çantay | : | (14-15) Onlara gökden bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar (o zaman da) muhakkak ki: «Gözlerimiz (bir serhoş gözü gibi) döndürülmüşdür. Belki de biz büyülenmişler zümresiyiz» diyeceklerdir. |
| İbni Kesir | : | Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik, derlerdi. |
| Muhammed Esed | : | kuşkusuz, o zaman da: "Bizim düpedüz gözlerimiz bağlandı!" diyeceklerdi, "Demek ki, büyülenmiş kimseleriz biz!" |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Elbette diyeceklerdir ki: «Muhakkak gözlerimiz döndürülmüştür, belkide biz büyülenmiş bir cemaatiz.» |
| Şaban Piriş | : | Yine de: “gözlerimiz bağlandı, belki de hepimiz büyülendik” derler. |
| Suat Yıldırım | : | (14-15) Hatta o kâfirlere gökten bir kapı açsak, onlar da yukarı yükselip çıksalar, yine de "Galiba gözlerimiz bağlandı, belki de büyüye tutulduk!" derler. |
| Süleyman Ateş | : | "Herhalde gözlerimiz döndürüldü, biz büyülenmiş bir topluluğuz," derlerdi. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Mutlaka: «Gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyülenmiş bir topluluğuz» diyeceklerdir. |
| Ümit Şimşek | : | Ancak şöyle derler: 'Herhalde gözümüz boyandı; biz büyülenmişiz.' |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Kesinlikle şöyle diyeceklerdi: "Bizim gözlerimiz döndürüldü, bakışlarımız sarhoş edildi. Belki de biz büyüye çarptırılmış bir toplumuz." |