Ve mâ yudrîke leallehu yezzekkâ.
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Ve sen bilemezsin, umulur ki böylece o tezkiye olur. |
| Diyanet İşleri | : | (Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak, |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Belki o, arınacaktır, ne bilirsin? |
| Adem Uğur | : | Belki o temizlenecek, |
| Ahmed Hulusi | : | Ne bilirsin, belki o arınacak! |
| Ahmet Tekin | : | Âmâ ile ilgili seni, önceden bilgilendiren mi oldu? Belki o pislikten, küfürden temizlenecek, vicdanını arındıracak. |
| Ahmet Varol | : | Ne bilirsin belki de o arınacaktır? |
| Ali Bulaç | : | Nerden biliyorsun; belki o, temizlenip arınacak? |
| Ali Fikri Yavuz | : | Onun halini sana hangi şey bildirdi? Belki o, (senden sormakla cehalet kirinden) temizlenecekti. |
| Bekir Sadak | : | Ne bilirsin, belki de o arinacak; |
| Celal Yıldırım | : | (3-4) Ne bilirsin, belki o temizlenecek veya öğüt alacaktı da o öğüt ona fayda verecekti ? |
| Diyanet İşleri (eski) | : | Ne bilirsin, belki de o arınacak; |
| Diyanet Vakfi | : | (1-4) (Peygamber), âmânın kendisine gelmesinden ötürü yüzünü ekşitti ve çevirdi. (Resûlüm! onun halini) sana kim bildirdi! Belki o temizlenecek, yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek. |
| Edip Yüksel | : | Ne bilirsin, belki de o arınacak; |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Ne bilirsin o belki temizlenecek |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Ne bilirsin, belki o temizlenecek. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Ne bilirsin, belki o temizlenecek? |
| Fizilal-il Kuran | : | Ne bileceksin sen belki o arınacak? |
| Gültekin Onan | : | Nerden biliyorsun; belki o temizlenip arınacak. |
| Hasan Basri Çantay | : | (Onun haalini) sana hangi şey bildirdi? Belki o, (senden öğrenecekleriyle) temizlenecekdi. |
| Hayrat Neşriyat | : | (3-4) (Habîbim, yâ Muhammed!) Hâlbuki sana ne bildiriyor ki, belki o (günahlardan)temizlenecekti veya nasîhat alacak da bu nasîhat kendisine fayda verecekti! |
| İbni Kesir | : | Ne bilirsin belki de o, temizlenecekti. |
| Muhammed Esed | : | Nereden bilebilirsin (ey Muhammed,) belki de o arınacaktı, |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Sana ne şey bildirdi, olabilir ki, o temizlenecektir? |
| Ömer Öngüt | : | Resulüm! Ne bilirsin, belki o (senden öğrendikleriyle) temizlenecekti. |
| Şaban Piriş | : | Ne bilirsin belki o, arınacaktır. |
| Suat Yıldırım | : | (3-4) Ne bilirsin, belki de alacağı öğütle arınacaktı. Yahut nasihati dinleyip ondan yararlanacaktı? |
| Süleyman Ateş | : | Ne bilirsin belki o arınacak? |
| Tefhim-ul Kuran | : | Nerden biliyorsun; belki o, temizlenip arınacak? |
| Ümit Şimşek | : | Nereden biliyorsun, belki arınacaktı. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Nereden bilirsin, belki de o arınıp temizlenecek. |