Lil kâfirîne leyse lehu dâfi’(dâfiun).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Kâfirler için, onu geri çevirecek kimse yoktur. |
| Diyanet İşleri | : | (1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kâfirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | O azâbı ki kâfirlerin başından defedecek yok. |
| Adem Uğur | : | İnkârcılar için; ki onu savacak yoktur, |
| Ahmed Hulusi | : | Hakikat bilgisini inkâr edenler içindir (azap olan ölüm)! Onu savacak yoktur. |
| Ahmet Tekin | : | Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler, nankörler için, kimsenin geri çeviremeyeceği bir azap istedi. |
| Ahmet Varol | : | Kâfirler için, onu engelleyecek yoktur. |
| Ali Bulaç | : | Kafirler için olan bu (azabı) geri çevirecek yoktur. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Kâfirler için öyle bir azab ki, yoktur onu bir engelleyen. |
| Bekir Sadak | : | (1-3) Birisi, yuksek derecelere sahip olan Allah katindan, inkarcilara gelecek ve savunulmasi imkansiz olacak azabi soruyor. |
| Celal Yıldırım | : | (1-2-3) Bir soran, yükselme yollarının ve basamaklarının sahibi Allah'tan kâfirlerin başına gelecek ve hiçbir kimsenin savamayacağı azabı soruyor. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (1-3) Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor. |
| Diyanet Vakfi | : | (1-3) Birisi, yükselme derecelerinin sahibi olan Allah katından inkârcılara gelecek olan ve hiç kimsenin savamayacağı azabı istedi! |
| Edip Yüksel | : | Onu inkarcılardan savacak kimse yoktur. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Kâfirler için yok onu defi' edecek |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Kafirler için yok onu engelleyecek. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Kâfirler için onu savacak yok. |
| Fizilal-il Kuran | : | Kafirlerin başına; ki onu savacak yoktur. |
| Gültekin Onan | : | Kafirler için olan bu (azabı) geri çevirecek yoktur. |
| Hasan Basri Çantay | : | (O) kâfirlere mahsusdur ki onu (kendilerinden) hiçbir önleyecek (defedebilecek) yokdur. |
| Hayrat Neşriyat | : | (O azab) kâfirler içindir ki onu (kendilerinden) def' edecek kimse yoktur. |
| İbni Kesir | : | O; kafirler içindir ve onu engelleyecek yoktur. |
| Muhammed Esed | : | hakikati inkar edenlerin (başına). (Öyleyse, bil ki) hiçbir şey ona mani olamaz; |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | (1-2) Bir talip, vaki olacak azabı taleb etti. Kâfirler için onu bertaraf edecek yoktur. |
| Ömer Öngüt | : | O, kâfirler içindir ve onu menedecek hiç kimse yoktur. |
| Şaban Piriş | : | Kafirler için.. Onu önleyecek hiç kimse yoktur. |
| Suat Yıldırım | : | O azap ki onu, kâfirlerden uzaklaştıracak hiçbir kuvvet yoktur. |
| Süleyman Ateş | : | Kâfirler için, ki onu savacak yoktur, |
| Tefhim-ul Kuran | : | Kafirler için olan, bu (azabı) geri çevirecek kimse yoktur. |
| Ümit Şimşek | : | Kâfirler için bir azap ki, onu önleyecek yoktur. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Küfre sapanlar içindir o. Yoktur onu savacak. |