Anasayfa    Bize ulaşın    Kuran Meallerini Mukayese Et (Masaüstü program versiyonu)  
 

Kur'an-ı Kerim'in Lafzı ve Ruhu
www.kuranmeali.org Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.

"Hidayeti Gizlemeyin! Gizletmeyin" başlıklı İhtarlarımıza ulaşın
Anket sonuçlarımıza ulaşın!
Kur'an-ı Kerim'e aykırı bir çok hurafe İslam dininde yeri varmış şeklinde kabul görmekte ve toplumumuza öğretilmektedir. Bu hurafeleri tanımak ve çevrenizi uyarmak için anket sonuçlarımızı mutlaka inceleyiniz.

KuranMeali.Org Anketleri
Sitemizi bilgisayarınıza yükleyin!
Kuran Meallerini Kıyasla Masaüstü versiyonu kullanımınıza açılmıştır. Sağ sütundan "masaüstü Kuran Meallerini Kıyasla" programını bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz.

Kuran Meallerini Kıyasla v2.1.1 masaüstü versiyonu

Kur'ân-ı Kerim » 7 / A'RÂF - 7
Sonraki Ayet : http://www.kuranmeali.org/7/araf_suresi/8.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Ayetin Tefsiri : "A'RÂF suresi, 7. ayeti" tefsiri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206

فَلَنَقُصَّنَّ عَلَيْهِم بِعِلْمٍ وَمَا كُنَّا غَآئِبِينَ

Fe le nekussanne aleyhim bi ilmin ve mâ kunnâ gâibîn(gâibîne).

1.fe: böylece
2.le: elbette
3.nekussa-enne: mutlaka anlatacağız
4.aleyhim: onlara
5.bi ilmin: bir ilim ile
6.: değil
7.kun-nâ: biz olduk
8.gâibîne: bilmeyenler, haberi olmayanlar, bulunmayanlar, gâib olanlar

İmam İskender Ali Mihr :Öyleyse onlara, mutlaka bir ilim ile anlatacağız. Biz gaibler (onların yaptıklarından habersiz) değildik.
Diyanet İşleri:Andolsun, onlara (yaptıklarını) tam bir bilgi ile anlatacağız. Çünkü biz onlardan uzak değiliz.
Abdulbaki Gölpınarlı:Onlara, tam bir bilgiyle her şeyi nakledeceğiz, bizim bulunmadığımız bir zaman, kaybolduğumuz bir vakit yoktu ki.
Adem Uğur:Ve onlara (olup bitenleri) tam bir bilgi ile mutlaka anlatacağız. Biz, onlardan uzak değiliz.
Ahmed Hulusi:Elbette onlarda olup bitenin hakikatini açacağız! Biz "gâib"ler (olanlardan bihaber olan) değiliz (Bâtın - Zâhir O'dur - Görünenin melekûtu Esmâ'mızdandır).
Ahmet Tekin:Onlara, olup bitenleri tam bir bilgi ile, ayrıntılarıyla anlatacağız. Biz bunlara ilgisiz olamayız. Gaybı, gayb âlemini bilemeyenler değiliz.
Ahmet Varol: (Yapıp ettiklerini) onlara bilgi ile anlatacağız; çünkü biz onlardan habersiz değildik.
Ali Bulaç:Andolsun (yapıp etmelerini) onlara bir ilimle mutlaka haber vereceğiz. Ve biz gaibler (onlardan uzakta olan habersizler) de değildik.
Ali Fikri Yavuz:Peygamberlerin tebliğlerini, ümmetlerin, itaat ve muhalefetlerini bildiğimiz halde, onlara (peygamberlere) haber veririz. Çünkü biz, onlardan (yaptıklarından ve söylediklerinden) habersiz ve gaip değildik.
Bekir Sadak:And olsun ki, yaptiklarini kendilerine bir bir anlatacagiz zira onlardan uzak degildik.
Celal Yıldırım:Ve and olsun ki, onlara (kesin) bir bilgi ile (olup bitenleri) bir bir anlatacağız ve biz onlardan (hiç bir an) gâib değildik.
Diyanet İşleri (eski):And olsun ki, yaptıklarını kendilerine bir bir anlatacağız, zira onlardan uzak değildik.
Diyanet Vakfi:Ve onlara (olup bitenleri) tam bir bilgi ile mutlaka anlatacağız. Biz, onlardan uzak değiliz.
Edip Yüksel:Onlara bir bilgiyle bildireceğiz; biz onlardan hiç uzak kalmadık.
Elmalılı Hamdi Yazır:Soracağız da kendilerine karşı olan biteni mutlak bir ılim ile behemehal anlatacağız, öyle ya biz onlardan gâib değil idik
Elmalılı (sadeleştirilmiş):Soracağız da kendilerine karşı olup biteni mutlak bir ilim ile herhalde anlatacağız; çünkü Biz, her an onların yanındaydık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2):Ve elbette onlara, olan biten herşeyi bir bilgi ile anlatacağız; çünkü biz onlardan uzak değiliz.
Fizilal-il Kuran:Onlara olup bitenleri bilgimize dayanarak kesinlikle bir bir anlatacağız. Zira onlar hiçbir zaman bilgi alanımız dışında kalmamışlardı.
Gültekin Onan:Andolsun (yapıp etmelerini) onlara bir ilimle mutlaka haber vereceğiz. Ve biz gaibler (onlardan uzakta olan habersizler) de değildik.
Hasan Basri Çantay:(Soracağız da) kendilerine karşı (olub biteni mutlak) bir ilim ile her halde anlatacağız. (Çünkü) biz (onlardan hiç bir zaman) gaaib değildik.
Hayrat Neşriyat: Artık (yaptıklarını) kendilerine bir ilim ile (bütün teferruâtıyla bilerek) mutlaka anlatacağız; çünki (biz, onlardan) gaib (habersiz) değildik.
İbni Kesir:Andolsun ki; onlara bilerek anlatacağız, zaten gaibler de değildik.
Muhammed Esed:Ve sonra kendilerine mutlaka (yapıp ettikleri hakkındaki şaşmaz) bilgimizi açacağız: çünkü hiçbir zaman (onlardan) uzak değildik.
Ömer Nasuhi Bilmen:Sonra da onlara (yapmış olduklarını) bir bilgi ile elbette anlatacağız ve Biz (onlardan) gaibler olmuş değil idik.
Ömer Öngüt:Yaptıklarını kendilerine bir bir anlatacağız. Zira biz onlardan uzak değildik.
Şaban Piriş:Sonra da onlara, belge ile açıklayacağız. Zira biz uzak değildik.
Suat Yıldırım:Ve onlara, olup biten her şeyi, kesin bir ilme dayanarak bir bir anlatacağız. Öyle ya, Biz hiçbir zaman onlardan habersiz değildik ki!
Süleyman Ateş:Ve elbette onlara, olan biten herşeyi bilgi ile anlatacağız, zira biz onlardan uzak değiliz.
Tefhim-ul Kuran:Andolsun, (yapıp etmelerini) onlara bir ilimle mutlaka haber vereceğiz. Ve biz gaibler (onlardan uzakta olan habersizler) de değildik.
Ümit Şimşek:Sonra bütün olup bitenleri, onlara İlâhî ilmimizle anlatacağız. Çünkü Biz onlardan hiçbir zaman uzak olmadık.
Yaşar Nuri Öztürk:Onlara bir ilmin tanıklığında bütün serüveni mutlaka anlatacağız. Biz olup bitenlerden habersiz değildik.

İsim
e-posta
Kur'ân-ı Kerim'e göre Sırat-ı Mustakîm nedir?
 Doğru yoldur
 Allah'a istikametlenmiş (Allah'a ulaştıran) yoldur
 Cennet ve Cehennemi birleştiren köprüdür

1.166 kişi oy verdi.
Sonuçları göster
         
  • "Kur'ân'daki Hidayet" insan ruhunun ölmeden evvel Allah'a ulaşmasıdır.
  • Sahte Kur'an Meallerine dikkat - Türk-İslam Alemine Uyarı!
  • Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye'deki bütün Kur'an Meali yazarları hidayeti bilerek mi gizliyor?

  • Bakara 120. ayet
    Ali İmran 73. ayet
    Nisa 175. ayet
    Rad 21. ayet
    Rad 27. ayet
    Rum 31. ayet
    Enfal 29. ayet
    Şura 13.ayet
    Secde 9. ayet
    Telif bilgisi : Bu sitede yayınlanan her türlü bilgi ve döküman kaynak gösterilerek veya göstermeksizin kullanılabilir.
      Anasayfa    Bize ulaşın