Kezzebet semûdu ve âdun bil kâriah(kâriati).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Karia'yı (korkunç olayı) Semud ve Ad (kavmi) yalanladılar. |
| Diyanet İşleri | : | Semûd ve Âd kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi (Kıyameti) yalanladılar. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Yalanladı Semûd ve Âd, insanların başına kopan, akıllarını dağıtan kıyâmeti. |
| Adem Uğur | : | Semûd ve Ad kavimleri, kapılarını çalacak felâketi (kıyameti) yalan saymışlardı. |
| Ahmed Hulusi | : | Semud ve Ad, o Karia'yı (ölüm sonrası yaşanacak sonsuz yaşamı) yalanladılar. |
| Ahmet Tekin | : | Semûd ve Âd, gülle gibi başlarına düşüp beyinlerini parçalayacak felâketi, âlemdeki düzenin bozularak yıldızların ve gezegenlerin çarpışacağı gündeki felâketi, Kıyamet’i yalanladılar. |
| Ahmet Varol | : | Semud ve Ad (kavimleri) o başa çarpacak (kıyamet)i yalanladılar. |
| Ali Bulaç | : | Semud ve Ad (toplumları), kâria'yı yalan saydılar. |
| Ali Fikri Yavuz | : | (Salih’in kavmi) Semûd ve (Hûd’un kavmi) Âd, o kıyamete inanmadı. |
| Bekir Sadak | : | Semud ve Ad milletleri tepelerine inecek bu gercegi yalanladilar. |
| Celal Yıldırım | : | Semûd ve Âd (kavimleri), inecek o müthiş felâketi yalan saydılar. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | Semud ve Ad milletleri tepelerine inecek bu gerçeği yalanladılar. |
| Diyanet Vakfi | : | Semûd ve Âd kavimleri, kapılarını çalacak felâketi (kıyameti) yalan saymışlardı. |
| Edip Yüksel | : | Semud ve Ad (halkı) sarsıcı olayı yalanladı. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | İnanmadı Semud-ü Âd o kariaya. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Semud ve Ad inanmadı o (beyinlerinde patlayacak) kıyamete! |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Semûd ve Âd, kapılarını çalacak olan o felaketi yalan saymışlardı. |
| Fizilal-il Kuran | : | Semûd ve Âd, mutlaka patlak verecek olan kıyameti yalan saydılar. |
| Gültekin Onan | : | Semud ve Ad (toplumları), karia'yı yalan saydılar. |
| Hasan Basri Çantay | : | Semuud ile Aad (kavmleri ta yüreklerinde) patlayacak olan o kıyameti tekzîb etdi (ler). |
| Hayrat Neşriyat | : | Semûd ve Âd (kavimleri), çarpacak olan o felâketi (kıyâmeti) yalanlamıştı. |
| İbni Kesir | : | Semud ve Ad, tepelerine inecek olanı yalanladılar. |
| Muhammed Esed | : | Semud ve 'Ad (kabileleri), o ani felaket (haberlerin)i yalanladılar! |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Semûd ve Âd kavimleri. O korkunç vak'ayı (yani Kıyameti) yalan saymıştı. |
| Ömer Öngüt | : | Semud ve Âd kavimleri Kâria'yı (başlarına çarpacak olan felâketi) yalanlamışlardı. |
| Şaban Piriş | : | Semud ve Âd halkı (tepelerine) ansızın inecek olanı yalanlamışlardı. |
| Suat Yıldırım | : | İşte Semûd ve Âd milletleri de o kafalara çarpan kıyamet dehşetini yalan saymışlardı. |
| Süleyman Ateş | : | Semûd ve 'Âd (kavimleri), başa çarpan olayı yalanladılar. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Semûd ve Ad (toplumları), 'mutlaka patlak verecek kıyamet'i yalan saydılar. |
| Ümit Şimşek | : | Semud ve Âd kavimleri de o çarpacak felâketi yalanlamıştı. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Semûd ve Âd kâriayı/başa çarpan olayı yalanlamıştı. |