فَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ فَيَقُولُ هَاؤُمُ اقْرَؤُوا كِتَابِيهْ
Fe emmâ men ûtiye kitâbehu bi yemînihî fe yekûlu hâumukreû kitâbiyeh.
| İmam İskender Ali Mihr
| : | O zaman kitabı (hayat filmi) sağından verilen kimse ise o zaman: “Alınız, kitabımı okuyun.” der. |
| Diyanet İşleri | : | İşte o vakit, kitabı kendisine sağından verilen kimse der ki: “Gelin, kitabımı okuyun!” |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Derken kimin kitabı, sağ yanından verilirse artık der ki: Gelin, işte okuyun kitabımı. |
| Adem Uğur | : | Kitabı sağ tarafından verilen:" Alın, kitabımı okuyun" der. |
| Ahmed Hulusi | : | Kitabı (yaşam bilgi kayıtları) sağından oluşmuş olana gelince; o şöyle der: "İşte alın, okuyun bilgilerimi!" |
| Ahmet Tekin | : | Amel defteri sağından verilen: 'Alın kitabımı okuyun.'der. |
| Ahmet Varol | : | Artık kimin kitabı sağından verilirse der ki: 'Alın, kitabımı okuyun. |
| Ali Bulaç | : | Artık kitabı sağ eline verilen kişi, der ki: "Alın, kitabımı okuyun!" |
| Ali Fikri Yavuz | : | İşte o vakit, kitabı sağ eline verilmiş olan kimse der ki: “- Gelin, kitabımı okuyun. |
| Bekir Sadak | : | (19-20) Kitabi sagindan verilen «Alin, kitabimi okuyun, dogrusu bir hesaplasma ile karsilasacagimi umuyordum» der. |
| Celal Yıldırım | : | Artık kimin kitabı (amel defteri) sağından verilirse, «gelin de kitabımı okuyun ! |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (19-20) Kitabı sağından verilen; 'Alın, kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum' der. |
| Diyanet Vakfi | : | (19-20) Kitabı sağ tarafından verilen: Alın, kitabımı okuyun; doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum, der. |
| Edip Yüksel | : | Kitabı sağından verilen, 'Alın kitabımı okuyun,' der, |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | İşte o vakıt kitabına sağıyle irdirilmiş olan kimse der ki: ha alın okuyun kitabımı |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | işte o zaman, kitabı sağından verilen der: «Alın okuyun kitabımı! |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Kitabı sağından verilen, «alın okuyun kitabımı..» |
| Fizilal-il Kuran | : | Kitabı sağından verilen: «Alın kitabımı okuyun, |
| Gültekin Onan | : | Artık kitabı sağ eline verilen kişi der ki: "Alın, kitabımı okuyun!" |
| Hasan Basri Çantay | : | Artık kitabı sağ eline verilmiş olan kişiye gelince, der ki: «Alın, okuyun kitabımı». |
| Hayrat Neşriyat | : | (19-20) İşte kitâbı sağ eline verilen kimseye gelince, (sevinerek) der ki: 'Alın, kitâbımı okuyun; doğrusu ben, hesâbımla karşılaşacak kimse olduğumu gerçekten sezmiştim(bilmiştim)!' der. |
| İbni Kesir | : | Kitabı sağından verilmiş olan der ki: Alın, işte okuyun kitabımı. |
| Muhammed Esed | : | Sicili sağ eline tutuşturulan, haykıracak: "Gelin, hepiniz gelin! Şu sicilimi okuyun! |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Artık kime ki, kitabı sağ tarafından verilmiş olur. Der ki: «Alınız kitabımı, okuyunuz.» |
| Ömer Öngüt | : | Kitabı sağ eline verilen kimse: "Alın kitabımı okuyun!" der. |
| Şaban Piriş | : | (19-20) Kimin kitabı sağından verilirse, -Alın, kitabımı okuyun, ben zaten bu hesabıma ulaşacağımı tahmin etmiştim, der. |
| Suat Yıldırım | : | Hesap defteri sağ tarafından verilen neşelenir ve: "İşte defterim! Buyurun okuyun, inceleyin!" |
| Süleyman Ateş | : | Kitabı sağından verilen: "Alın Kitabımı okuyun" der. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Artık kitabı sağ eline verilen kişi, der ki: «Alın, kitabımı okuyun.» |
| Ümit Şimşek | : | Defteri sağından verilen, 'Alın,' der, 'okuyun kitabımı. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Öz kitabı sağından verilen: "İşte kitabım, okuyun!" der. |