Veddû lev tudhinu fe yudhinûn(yudhinûne).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Onlar senin müsamaha göstermeni temenni ettiler (istediler), o zaman onlar da müsamaha göstereceklerdi. |
| Diyanet İşleri | : | İstediler ki, yumuşak davranasın, böylece onlar da yumuşak davransınlar. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Onlara yumuşaklık göstermeni arzularlar, öyle hareket etsen onlar da yumuşaklık gösterirler. |
| Adem Uğur | : | Onlar isterler ki, sen yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar. |
| Ahmed Hulusi | : | Arzu ettiler ki, sen yumuşak (tavizkâr) davranasın da, onlar da (sana karşı) hoşgörülü davransınlar! |
| Ahmet Tekin | : | Senin göstermelik hoşgörülü, gayr-ı ciddi davranmanı; kendilerinin de hileli, tuzaklı göstermelik davranışlarını devam ettirmelerini temenni ederler. |
| Ahmet Varol | : | İstediler ki sen yumuşak davranasın da onlar da (sana) yumuşaklık göstersinler. [1] |
| Ali Bulaç | : | Onlar, senin kendilerine yaranmanı (uzlaşmanı) arzu ettiler; o zaman onlar da sana yaranıp uzlaşacaklardı. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Arzu ettiler ki, (kendilerine) yumuşaklık göstersen, onlar da sana yumuşak davransalar. |
| Bekir Sadak | : | (Onlar sana indirilen ayetlerden begenmediklerini birakman suretiyle senin) kendilerine yumusak davranmani isterler; boyle yapsan, onlar da seni over, yumusak davranirlar. |
| Celal Yıldırım | : | Onlar senin yapmacık da olsa (kendilerine) yumuşak ve müsamahalı davranmanı, kendilerinin de sana yapmacık yumuşaklık göstereceklerini isterler. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (Onlar sana indirilen ayetlerden beğenmediklerini bırakman suretiyle senin) kendilerine yumuşak davranmanı isterler; böyle yapsan, onlar da seni över, yumuşak davranırlar. |
| Diyanet Vakfi | : | Onlar isterler ki, sen yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar. |
| Edip Yüksel | : | Kendilerinin ödün verip uzlaşabilmesi için senin de ödün verip uzlaşmanı istediler. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Arzu ettiler ki müdahene etsen, o vakıt müdahene edeceklerdi |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Arzu ettiler ki, sen (onları) yağlasan onlar da sana yağ yapacaklardı. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Onlar istediler ki yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar. |
| Fizilal-il Kuran | : | Onlar istediler ki, sen yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar. |
| Gültekin Onan | : | Onlar, senin kendilerine yaranmanı (uzlaşmanı) arzu ettiler; o zaman onlar da sana yaranıp uzlaşacaklardı. |
| Hasan Basri Çantay | : | Onlar arzuu etdiler ki sen yumuşak davranasın da kendileri de yumuşaklık göstersinler. |
| Hayrat Neşriyat | : | (Onlar) arzu ettiler ki, (sen, kendilerine) yumuşak davranasın da, (onlar da sana hoşgörülü ve) yumuşak davransınlar! |
| İbni Kesir | : | Onlar isterler ki; sen yumuşak davranasın da kendileri de yumuşaklık göstersinler. |
| Muhammed Esed | : | Onlar senin (kendilerine) yumuşak davranmanı isterler ki kendileri de (sana) yumuşak davransınlar. |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | (7-9) Şüphe yok ki Rabbindir, O'dur. O'nun yolundan sapıtmış olanı en ziyâde bilen ve O'dur hidâyete ereni de en ziyâde bilen. Artık o tekzîp edenlere itaat etmemekte devam et. Onlar arzu ettiler ki sen yaltaklanıvermiş olsa idin. O zaman onlar da yaltaklanacaklardı. |
| Ömer Öngüt | : | Onlar senin yumuşak ve müsamahalı davranmanı isterler ki, kendileri de sana yumuşak davransınlar. |
| Şaban Piriş | : | Onlar ister ki, sen müsamaha gösteresin de onlar da müsamaha göstersinler. |
| Suat Yıldırım | : | İsterler ki sen gevşeyesin de, böylece kendileri de yumuşasınlar. |
| Süleyman Ateş | : | İstediler ki, sen yağcılık yapasın da onlar da yağcılık yapsınlar (sana yumuşak davransınlar). |
| Tefhim-ul Kuran | : | Onlar, senin kendilerine yaranıp onlarla uzlaşmanı arzu ettiler; o zaman onlar da sana yaranıp uzlaşacaklardı. |
| Ümit Şimşek | : | Onlara yaltaklanmanı isterler, tâ ki onlar da sana yaltaklansınlar. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | İstediler ki sen, alttan alıp gevşek davranasın/yağcılık edesin de onlar da yağcılık etsinler/yumuşaklık göstersinler. |