Kâlû subhâne rabbinâ innâ kunnâ zâlimîn(zâlimîne).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | “Bizim Rabbimiz Sübhan'dır (yücedir, herşeyden münezzehtir). Muhakkak ki biz, zalim kimseler olduk.” dediler. |
| Diyanet İşleri | : | Onlar, “Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz). Şüphesiz biz zalim kimseler imişiz” dediler. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Dediler ki: Şanı yücedir Rabbimizin, gerçekten de zâlimlerden olduk biz. |
| Adem Uğur | : | Rabbimizi tesbih ederiz; doğrusu biz (kendi kendimize) yazık etmişiz, dediler. |
| Ahmed Hulusi | : | Dediler ki: "Subhan'dır Rabbimiz! Muhakkak ki biz işin hakkını veremeyenler olduk!" |
| Ahmet Tekin | : | 'Rabbimizi tesbih ve tenzih ederiz. Biz gerçekten hakka riayet etmeyen zâlim, müşrik bir milletmişiz.' dediler. |
| Ahmet Varol | : | 'Rabbimizi tesbih ederiz! Doğrusu biz zalimlerdenmişiz' dediler. |
| Ali Bulaç | : | ki: "Rabbimiz seni tesbih eder, yüceltiriz; gerçekten bizler zalim imişiz." |
| Ali Fikri Yavuz | : | Onlar: “- Seni tenzîh ederiz, Rabbimiz! Doğrusu biz zalimlermişiz.” dediler. |
| Bekir Sadak | : | «ORabbimizi tenzih ederiz; dogrusu biz yazik etmistik» dediler. |
| Celal Yıldırım | : | Onlar da: «Rabbimiz! Seni tesbîh ve tenzîh ederiz. Şüphesiz ki, biz zalimlermişiz» dediler. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | 'Rabbimizi tenzih ederiz; doğrusu biz yazık etmiştik' dediler. |
| Diyanet Vakfi | : | Rabbimizi tesbih ederiz; doğrusu biz (kendi kendimize) yazık etmişiz, dediler. |
| Edip Yüksel | : | Dediler ki, 'Rabbimiz yücedir. Biz zalimler imişiz.' |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Sübhansın ya rabbena! Dediler: bizler doğrusu zalimlermişiz |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Onlar: «Rabbimiz Seni tenzih ederiz, doğrusu bizler zalimlermişiz!» dediler. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | «Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zalimler imişiz.» (dediler). |
| Fizilal-il Kuran | : | «Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz kendi kendimize zulüm etmişiz» dediler. |
| Gültekin Onan | : | Dediler ki: "Rabbimiz seni tesbih eder, yüceltiriz; gerçekten bizler zalim imişiz." |
| Hasan Basri Çantay | : | «Seni (tesbîh ve) tenzîh ederiz ey Rabbimiz. Hakıykaten biz zaalimlermişiz» dediler. |
| Hayrat Neşriyat | : | (Onlar:) 'Rabbimizi tenzîh ederiz; doğrusu biz zâlim kimselermişiz!' dediler. |
| İbni Kesir | : | Dediler ki: Tesbih ederiz Seni Rabbımız, gerçekten biz, zalimlerden olmuşuz. |
| Muhammed Esed | : | Onlar: "Rabbimizin şanı yücedir! Doğrusu biz zulüm işliyorduk!" diye cevap verdiler; |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | (29-30) Dediler ki: «Ey Rabbimiz! Seni tesbih (tenzih) ederiz, muhakkak ki, biz zalim kimseler olduk.» Artık birbirlerine dönerek birbirlerini levme başladılar. |
| Ömer Öngüt | : | "Rabbimizi tesbih ederiz. Doğrusu biz zâlimlermişiz. " dediler. |
| Şaban Piriş | : | Hemen akılları başlarına geldi ve: -Rabbimiz'in şanı yücedir. Biz, zalimlerden olduk, dediler. |
| Suat Yıldırım | : | (29-30) Bunun üzerine "Sübhansın ya Rabbenâ, her türlü noksandan uzaksın! Doğrusu biz kendimize zulmetmişiz!" deyip, birbirlerini kınamaya başladılar. |
| Süleyman Ateş | : | "Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zulmedenlermişiz!" dediler. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Dediler ki: «Rabbimiz, seni tesbih eder yüceltiriz; gerçekten bizler zalim olanlarmışız.» |
| Ümit Şimşek | : | 'Rabbimizi tesbih ederiz,' dediler. 'Doğrusu biz kendimize yazık etmişiz.' |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | O zaman dediler ki: "Tespih ederiz seni, ey Rabbimiz! Gerçekten biz zalimler olduk." |