Anasayfa    Bize ulaşın    Kuran Meallerini Mukayese Et (Masaüstü program versiyonu)
 
 

Kur'an-ı Kerim'in Lafzı ve Ruhu
www.kuranmeali.org Kur'ân hakikâtlerini Kur'ân'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.

"Hidayeti Gizlemeyin! Gizletmeyin" başlıklı İhtarlarımıza ulaşın
Anket sonuçlarımıza ulaşın!
Kur'an-ı Kerim'e aykırı bir çok hurafe İslam dininde yeri varmış şeklinde kabul görmekte ve toplumumuza öğretilmektedir. Bu hurafeleri tanımak ve çevrenizi uyarmak için anket sonuçlarımızı mutlaka inceleyiniz.

KuranMeali.Org Anketleri
Sitemizi bilgisayarınıza yükleyin!
Kuran Meallerini Kıyasla Masaüstü versiyonu kullanımınıza açılmıştır. Sağ sütundan "masaüstü Kuran Meallerini Kıyasla" programını bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz.

Kuran Meallerini Kıyasla v2.1.1 masaüstü versiyonu

Kur'ân-ı Kerim » KALEM » 68/KALEM-25
Sonraki Ayet : http://www.kuranmeali.org/68/kalem_suresi/26.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Ayetin Tefsiri : "KALEM suresi, 25. ayeti" tefsiri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52

وَغَدَوْا عَلَى حَرْدٍ قَادِرِينَ

Ve gadev alâ hardin kâdirîn(kâdirîne).

1.ve: ve
2.gadev: sabah erkenden gittiler
3.alâ: üzere
4.hardin: men etmek, mahrum etmek kasti
5.kâdirîne: kaadir olanlar, gücü yetenler

İmam İskender Ali Mihr :Ve (yoksulları) men etmeye güçleri yetecek (diye) sabah erkenden gittiler.
Abdulbaki Gölpınarlı:Ve kendilerini, yoksulları men etmeye güçleri yeter sanarak erkenden gittiler.
Abdullah Parlıyan:Ve kendilerini yoksullara birşey vermemeye güçleri yeter zannederek erkenden bahçelerine gittiler.
Adem Uğur:(Evet yoksullara yardıma) güçleri yettiği halde, onları yardımdan mahrum etmek niyet ve azmi ile erkenden yola düştüler.
Ahmed Hulusi:Yoksulları engellemeye güçleri yeterek gittiler.
Ahmet Tekin:Yoksullara yardıma güçleri yettiği halde, onları yardımdan mahrum etmek niyet ve kararı ile erkenden yola düştüler.
Ahmet Varol: (Yoksulları) engellemeye güç yetirecekleri zannıyla erkenden gittiler.
Ali Bulaç:(Yoksulları) Engellemeye güçleri yetebilirmiş gibi erkenden gittiler.
Ali Fikri Yavuz:Hem zanlarınca, miskinleri mahrum etmeğe güçleri yeterek erkenden gittiler...
Bayraktar Bayraklı:(25-28) Amaçlarına ulaşacaklarından emin olarak erkenden gittiler. Harap olmuş bostanı gördüklerinde kimileri, “Biz yanlış yere geldik” dediler. Kimileri de, “Hayır, biz mahvolmuşuz” dediler. İçlerinden en feraset sahibi, “Ben size, niçin Allah'ı anmıyorsunuz, dememiş miydim?” dedi!”
Bekir Sadak:Yoksullara yardim etmeye gucleri yeterken boyle konusarak erkenden gittiler.
Celal Yıldırım:(Yoksulu) engellemeye güçleri yeter halde sabah erkenden gittiler.
Cemal Külünkoğlu:(25-26) (Yoksulları) engellemeğe güçleri yetermiş gibi erkenden gittiler. Fakat bahçeyi o halde görünce: “Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız (yanlış geldik)!” dediler.
Diyanet İşleri (eski):Yoksullara yardım etmeye güçleri yeterken böyle konuşarak erkenden gittiler.
Diyanet Vakfi:(Evet, yoksullara yardıma) güçleri yettiği halde, onları yardımdan mahrum etmek niyet ve azmi ile erkenden yola düştüler.
Edip Yüksel:Sonuçtan emin bir halde erken vardılar.
Elmalılı Hamdi Yazır:Sırf bir men'a güçleri yeterek erkenden gittiler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş):Sadece engelleme gücüne sahip (bir tavırla) erkenden gittiler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2):(Zanlarınca yoksulları) engellemeye güçleri yeterek erkenden gittiler.
Fizilal-il Kuran:Ürünleri toplayacaklarından emin olarak erkenden gittiler.
Gültekin Onan:(Yoksulları) Engellemeye güçleri yetebilirmiş gibi erkenden gittiler.
Hasan Basri Çantay:(Fakirleri) men'e (sanki) gücleri yetecek adamlar tavriyle erkenden gitdiler.
Hayrat Neşriyat: Hâlbuki (fakirlere yardıma) güçleri yeten kişiler oldukları hâlde, (onları yardımdan)mahrûm etmek üzere erkenden gittiler.
İbni Kesir:Güçleri yetermiş gibi erkenden gittiler.
Kadri Çelik:(Azabı değil, sadece yoksulları) Engellemeye güç yetirenler olarak erkenden gittiler.
Muhammed Esed:ve amaçlarına ulaşmaya kararlı bir şekilde erkenden kalkıp gittiler.
Ömer Nasuhi Bilmen:(24-25) «Sakın bugün aranızda bir yoksul o bostana girivermesin,» diyorlardı. Ve yoksulları men'e kâdir oldukları halde erkenden gidiverdiler.
Ömer Öngüt:(Yoksullara yardım etmeye) güçleri yettiği halde, böyle konuşarak erkenden gittiler.
Şaban Piriş:Varlıklı oldukları halde (muhtaçları) engellemek için erken yola çıktılar.
Suat Yıldırım:Yoksulları engelleme azmi içinde ilerlediler.
Süleyman Ateş:Devşirebileceklerini umarak erkenden gittiler.
Tefhim-ul Kuran:(Yoksulları) Engellemeğe güçleri yetebilirmiş gibi erkenden gittiler.
Ümit Şimşek:Erkenden vardılar, yoksula engel olmak ellerindeymiş gibi.
Yaşar Nuri Öztürk:Sadece engellemeye, şiddete güçleri yeten kişiler olarak erkenden vardılar.

İsim
e-posta
Zikrullah ne demektir?
 Kur'ân-ı Kerim
 Allah'ı anmak
 Allah İsminin Al-lah Al-lah şeklinde sesli veya sessiz olarak tekrar edilmesi (Farz)

2.017 kişi oy verdi.
Sonuçları göster
         
  • "Kur'ân'daki Hidayet" insan ruhunun ölmeden evvel Allah'a ulaşmasıdır.
  • Sahte Kur'an Meallerine dikkat - Türk-İslam Alemine Uyarı!
  • Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye'deki bütün Kur'an Meali yazarları hidayeti bilerek mi gizliyor?

  • Bakara 120. ayet
    Ali İmran 73. ayet
    Nisa 175. ayet
    Rad 21. ayet
    Rad 27. ayet
    Rum 31. ayet
    Enfal 29. ayet
    Şura 13.ayet
    Secde 9. ayet
    Sitemizde yer alan reklamlar kâr amacı için değil, KuranMeali.org'u daha hızlı hizmet verebilmesi için bağımsız bir server'a taşımak amacı ile eklenmiştir.
    Telif bilgisi : Bu sitede yayınlanan her türlü bilgi ve döküman kaynak gösterilerek veya göstermeksizin kullanılabilir.
      Anasayfa    Bize ulaşın