Anasayfa    Bize ulaşın    Kuran Meallerini Mukayese Et (Masaüstü program versiyonu)  
 

Kur'an-ı Kerim'in Lafzı ve Ruhu
www.kuranmeali.org Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.

"Hidayeti Gizlemeyin! Gizletmeyin" başlıklı İhtarlarımıza ulaşın
Anket sonuçlarımıza ulaşın!
Kur'an-ı Kerim'e aykırı bir çok hurafe İslam dininde yeri varmış şeklinde kabul görmekte ve toplumumuza öğretilmektedir. Bu hurafeleri tanımak ve çevrenizi uyarmak için anket sonuçlarımızı mutlaka inceleyiniz.

KuranMeali.Org Anketleri
Sitemizi bilgisayarınıza yükleyin!
Kuran Meallerini Kıyasla Masaüstü versiyonu kullanımınıza açılmıştır. Sağ sütundan "masaüstü Kuran Meallerini Kıyasla" programını bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz.

Kuran Meallerini Kıyasla v2.1.1 masaüstü versiyonu

Kur'ân-ı Kerim » 65 / TALÂK - 9
Sonraki Ayet : http://www.kuranmeali.org/65/talak_suresi/10.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Ayetin Tefsiri : "TALÂK suresi, 9. ayeti" tefsiri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12

فَذَاقَتْ وَبَالَ أَمْرِهَا وَكَانَ عَاقِبَةُ أَمْرِهَا خُسْرًا

Fe zâkat ve bâle emrihâ ve kâne âkıbetu emrihâ husrâ(husren).

1.fe: artık, böylece
2.zâkat: tattı
3.vebâle: vebal, kötü netice, ağır ceza
4.emri-hâ: onun işi, işi
5.ve kâne: ve oldu
6.âkıbetu: akıbet, son
7.emri-hâ: onun işi, işi
8.husren: hüsran

İmam İskender Ali Mihr :Böylece (o ülke halkları) işlerinin vebalini tattı. Ve onların işlerinin sonu hüsran oldu.
Diyanet İşleri:Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.
Abdulbaki Gölpınarlı:Derken yaptıklarının vebâlini tatmışlardır da işlerinin sonu, ziyan olup gitmiştir.
Adem Uğur:Böylece onlar da yaptıklarının karşılığını tatmışlar ve işlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.
Ahmed Hulusi:Böylece işlerinin vebalini tattı ve işlerinin sonu hüsran oldu.
Ahmet Tekin:Allah ve Rasulünün ortaya koyduğu düzene, şeriata karşı uyguladıkları planlarının cezasını tattılar. Hayatları dünyada da, âhirette de hüsran ile neticelendi.
Ahmet Varol: Böylece onlar yaptıklarının cezasını tattılar. İşlerinin sonu da hüsran oldu.
Ali Bulaç:Artık o (ülkelerin halkı), yaptığı kötülüğü taddı ve işinin sonucu bir hüsran oldu.
Ali Fikri Yavuz:Öylece küfürlerinin cezasını taddılar ve işlerinin sonu bir hüsran oldu. (Ahirette de bir perişanlık içindeler.)
Bekir Sadak:Onlar, islerinin karsiligini tattilar; islerinin sonu husran oldu.
Celal Yıldırım:Böylece onlar, yaptıklarının vebalini tattılar da işlerinin sonu hüsran oldu.
Diyanet İşleri (eski):Onlar, işlerinin karşılığını tattılar; işlerinin sonu hüsran oldu.
Diyanet Vakfi:Böylece onlar da yaptıklarının karşılığını tatmışlar ve işlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.
Edip Yüksel:Kararlarının sonucunu tattılar. Kararlarının sonucu bir hüsran oldu.
Elmalılı Hamdi Yazır:O suretle emrinin vebalini tattı ve işinin akıbeti bir hüsran oldu
Elmalılı (sadeleştirilmiş):O şekilde yaptığının cezasını tattı ve işinin sonucu bir hüsran oldu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2):İşlerinin vebalini tattılar. İşlerinin sonucu tam bir hüsran olmuştur.
Fizilal-il Kuran:Onlar yaptıklarının karşılığını tatmışlardır. İşlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.
Gültekin Onan:Artık o (ülkelerin halkı), buyruğunun karşılığını tattı ve buyruğunun sonucu bir hüsran oldu.
Hasan Basri Çantay:İşte o (her memleket halkı) yapdığının ağırlığını tatmış, işinin sonu bir hüsran (ve helak) olmuşdur.
Hayrat Neşriyat: Öyle ki (onlar) işlerinin vebâlini tattı ve işlerinin âkıbeti hüsrân oldu!
İbni Kesir:Onlar, yaptıklarının karşılığını tatmışlardır. İşlerinin sonu ise hüsran olmuştur
Muhammed Esed:Ve böylece onlar kendi yaptıklarının kötü meyvelerini tattılar; (bu dünyada,) yaptıklarının sonu yıkım oldu;
Ömer Nasuhi Bilmen:Artık işlerinin vebalini tattı ve işlerinin sonu bir hüsrândan ibaret oldu.
Ömer Öngüt:Böylece onlar kendi yaptıklarının cezasını çektiler. İşlerinin sonucu da tam bir hüsran oldu.
Şaban Piriş:Yaptıklarının cezasını çektiler ve yaptıklarının sonucu hüsran oldu.
Suat Yıldırım:Böylece kötü işlerinin sorumluluğunu tattılar, işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.
Süleyman Ateş:İşinin vebâlini taddı. İşinin sonucu da tüm bir ziyan idi.
Tefhim-ul Kuran:Artık o (ülkelerin halkı), yaptığı kötülüğü taddı ve işinin sonucu da bir hüsran oldu.
Ümit Şimşek:Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu hüsran oldu.
Yaşar Nuri Öztürk:Böylece onlar, yaptıklarının vebalini tattılar ve işlerinin sonu hüsran oldu.

İsim
e-posta
Kur'ân-ı Kerim'e göre Sırat-ı Mustakîm nedir?
 Doğru yoldur
 Allah'a istikametlenmiş (Allah'a ulaştıran) yoldur
 Cennet ve Cehennemi birleştiren köprüdür

1.164 kişi oy verdi.
Sonuçları göster
         
  • "Kur'ân'daki Hidayet" insan ruhunun ölmeden evvel Allah'a ulaşmasıdır.
  • Sahte Kur'an Meallerine dikkat - Türk-İslam Alemine Uyarı!
  • Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye'deki bütün Kur'an Meali yazarları hidayeti bilerek mi gizliyor?

  • Bakara 120. ayet
    Ali İmran 73. ayet
    Nisa 175. ayet
    Rad 21. ayet
    Rad 27. ayet
    Rum 31. ayet
    Enfal 29. ayet
    Şura 13.ayet
    Secde 9. ayet
    Telif bilgisi : Bu sitede yayınlanan her türlü bilgi ve döküman kaynak gösterilerek veya göstermeksizin kullanılabilir.
      Anasayfa    Bize ulaşın