قُلْ سِيرُواْ فِي الأَرْضِ ثُمَّ انظُرُواْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّبِينَ
Kul sîrû fîl ardı summenzurû keyfe kâne âkıbetul mukezzibîn(mukezzibîne).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | De ki: “Yeryüzünde dolaşın. Sonra bakın, yalanlayanların akıbeti nasıl oldu.” |
| Diyanet İşleri | : | De ki: “Yeryüzünde gezin dolaşın da (Peygamberleri) yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir görün.” |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | De ki: Gezin yeryüzünü de görün inkâr edenlerin sonları ne olmuş. |
| Adem Uğur | : | De ki: Yeryüzünde dolaşın, sonra (peygamberleri) yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın! |
| Ahmed Hulusi | : | De ki: "Yeryüzünde dolaşın da bakın bakalım, (hakikati) yalanlayanların sonları nasıl oldu. " |
| Ahmet Tekin | : | 'Yeryüzünde dolaşın da, peygamberlerini yalanlayanların âkıbeti nasıl olmuş, görün, inceleyin ibret alın' de. |
| Ahmet Varol | : | De ki: 'Yeryüzünde dolaşın da yalanlayıcıların sonları nasıl olmuş bir görün!' |
| Ali Bulaç | : | De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra yalanlayanların sonu nasıl oldu, bir görün." |
| Ali Fikri Yavuz | : | De ki: “-Yeryüzünde dolaşın da hele bir bakın; o peygamberlere yalancı diyenlerin sonu nasıl olmuştur.” |
| Bekir Sadak | : | De ki: «Yer yuzunde gezip dolasin, sonra da, yalanlayanlarin sonunun nasil olduguna bir bakin.» |
| Celal Yıldırım | : | De ki: (Ey inkarcı sapıklar!) yeryüzünde gezip dolaşın da sonra (hakk'ı) yalanlayanların sonunun ne olduğunu bir görün. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | De ki: 'Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra da, yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın.' |
| Diyanet Vakfi | : | De ki: Yeryüzünde dolaşın, sonra (peygamberleri) yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın! |
| Edip Yüksel | : | De: 'Yeryüzünü dolaşın da yalanlayıcıların sonu nasıl olmuş bir bakın.' |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | De ki: yer yüzünde dolaşın da bakın o Peygâmberlere yalancı diyenlerin akıbeti nasıl olmuş?» |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | De ki: «Yeryüzünde dolaşın da peygamberlere yalancı diyenlerin sonunun nasıl olduğunu bir görün! |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | De ki: «Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl olmuş, görün!». |
| Fizilal-il Kuran | : | Onlara de ki; ''Dünyayı geziniz de peygamberleri yalanlayanların sonu nice oldu, görünüz?» |
| Gültekin Onan | : | De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra yalanlayanların sonu nasıl oldu, bir görün." |
| Hasan Basri Çantay | : | De ki: «Yer (yüzün) de gezib dolaşın, sonra da bakın ki (peygamberleri) yalanlayanların sonu nice olmuşdur». |
| Hayrat Neşriyat | : | De ki: 'Yeryüzünde dolaşın, sonra (da peygamberleri) yalanlayanların âkıbetinasıl olmuş, bakın!' |
| İbni Kesir | : | De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da sonra bir görün, yalanlayanların sonu nice olmuştur? |
| Muhammed Esed | : | De ki: "Yeryüzünde dolaşın ve hakikati yalanlayanların sonlarının ne olduğunu görün!" |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | De ki: «Yeryüzünde dolaşınız, sonra bakınız ki, tekzîp edenlerin akibeti nasıl olmuştur?» |
| Ömer Öngüt | : | De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra da yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın!” |
| Şaban Piriş | : | De ki: -Yeryüzünde gezin, de yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın! |
| Suat Yıldırım | : | De ki: "Dünyayı gezin dolaşın, sonra da peygamberlere "yalancı" diyenlerin âkıbetlerinin nice olduğunu bir düşünün." |
| Süleyman Ateş | : | De ki: "Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl olmuş, görün!" |
| Tefhim-ul Kuran | : | De ki: «Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra yalanlayanların sonu nasıl oldu, bir görün.» |
| Ümit Şimşek | : | De ki: Yeryüzünde gezin de bakın, yalanlayanların sonu ne olmuş! |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Şunu söyle: Dolaşın yeryüzünde de bakın nasıl olmuş gerçeği yalanlayanların sonu! |