Fe ashâbul meymeneti mâ ashâbul meymeneti.
| İmam İskender Ali Mihr
| : | İşte ashabı meymene [meymene sahipleri, amel defteri (hayat filmleri) sağından verilen cennetlikler], (ama) ne ashabı meymene! |
| Diyanet İşleri | : | Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir! |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Sağ taraf ehli, ama ne de sağ taraf ehli. |
| Adem Uğur | : | Sağdakiler, ne mutlu o sağdakilere! |
| Ahmed Hulusi | : | Ashab-ı Meymene (sağcılar, Hakk'ı bulmada isâbet etmişler), ne ashab-ı meymenedir! |
| Ahmet Tekin | : | Sağduyulu hareket ederek Allah’ın kitabına iman edip hayata geçirenler, birbirlerine, sabrederek mücadeleyi, merhametli davranmayı tavsiye edenler, güçlü hale gelenler, hayırlı sonuca kavuşanlar! Ne mutlu, sağduyulu hareket edip hayırlı sonuca kavuşanlara! |
| Ahmet Varol | : | Sağ ashabı [1] ne (mutludurlar) o sağ ashabı! |
| Ali Bulaç | : | İşte o "Ashab-ı Meymene", ne (kutludur o) "Ashab-ı Meymene". |
| Ali Fikri Yavuz | : | Sağcılar (amel defterleri sağ ellerine verilenler), o sağcılar ne mutludurlar!... |
| Bekir Sadak | : | Iyi isler islediklerini belirtmek icin, amel defterleri sagdan verilenler; ne mutlu o sagcilara! |
| Celal Yıldırım | : | Meymenetliler, ne mutludur meymenetliler! |
| Diyanet İşleri (eski) | : | İyi işler işlediklerini belirtmek için, amel defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara! |
| Diyanet Vakfi | : | Sağdakiler, ne mutlu o sağdakilere! |
| Edip Yüksel | : | Mutlular ne kadar da mutludurlar! |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Ki sağda «Ashab-ı Meymene»: Ne «Ashab-ı Meymene!» |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | ki, sağda sağın adamları, ne mutludur onlar! |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Sağın adamları (var ya) ne mutludurlar onlar! |
| Fizilal-il Kuran | : | Defterleri sağdan verilenler. Ne mutlu onlara! |
| Gültekin Onan | : | İşte o 'Ashab-ı Meymene', ne (kutludur o) 'Ashab-ı Meymene'. |
| Hasan Basri Çantay | : | Sağcılar (a gelince:) O sağcılar ne (mutlu) durlar! |
| Hayrat Neşriyat | : | Artık (bir kısmınız) Ashâb-ı Meymene (kurtulduğuna bir alâmet olarak amel defterleri sağ eline verilenler) ki, ne (mutlu o) Ashâb-ı Meymene(ye)! |
| İbni Kesir | : | Sağcılar; o sağcılar ne mutludurlar. |
| Muhammed Esed | : | Kiminiz doğruyu bulmuşlardan olacak. Ah! ne (mutlu) kimselerdir doğruyu bulmuş olanlar! |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | (7-9) Ve (o gün) siz de üç sınıf olmuşsunuzdur. İmdi (biri) Ashâb-ı Meymene, nedir Ashâb-ı Meymene? Ve (ikincisi) Ashâb-ı Meş'emedir, nedir Ashâb-ı Meş'eme? |
| Ömer Öngüt | : | Sağın adamları, ne uğurludurlar onlar! |
| Şaban Piriş | : | Sağ taraf halkı... Ne sağ taraf halkı! |
| Suat Yıldırım | : | Ashab-ı yemin ki ne ashab-ı yemin! Ne mutludur onlar! |
| Süleyman Ateş | : | Sağın adamları (amel defterleri sağ tarafından verilenler), ne uğurlulardır onlar! |
| Tefhim-ul Kuran | : | İşte o «Ashab-ı Meymene» olanlar, ne (kutlu) «Ashab-ı Meymene»dir. |
| Ümit Şimşek | : | Ashab-ı Yemin ki ne mutlu kimselerdir. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | İşte uğur ve mutluluk yâranı. Nedir uğur ve mutluluk yâranı? |