KAMER-38, KAMER Suresi 38. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

share on facebook  tweet  share on google  print  
54/KAMER-38: (İmam İskender Ali Mihr) Ve andolsun ki, onları sabahleyin daimî bir azap yakaladı. / (Diyanet İşleri) Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.
Sponsor Bağlantı:

KAMER-38, KAMER Suresi 38. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

54/KAMER-38: (İmam İskender Ali Mihr) Ve andolsun ki, onları sabahleyin daimî bir azap yakaladı. / (Diyanet İşleri) Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.
Önceki 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 Sonraki

وَلَقَدْ صَبَّحَهُم بُكْرَةً عَذَابٌ مُّسْتَقِرٌّ

Ve lekad sabbehahum bukreten azâbun mustekırr(mustekırrun).

1.ve lekad: ve andolsun
2.sabbeha-hum: onlara bir sabah vakti ..... oldu
3.bukreten: erkenden
4.azâbun: bir azap
5.mustekırrun: istikrarlı, devamlı

İmam İskender Ali Mihr: Ve andolsun ki, onları sabahleyin daimî bir azap yakaladı.
Diyanet İşleri: Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.
Abdulbaki Gölpınarlı: Ve andolsun ki bir sabah çağı üstlerine bir azap çöküvermişti onların.
Abdullah Parlıyan: Ve andolsun ki, bir sabah vakti onların üzerlerine bir azap çöküvermişti.
Adem Uğur: Bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.

HİDAYETİ GİZLEYENLER RAPORLARI

Hidayet; insan ruhunun yaşarken Allah'a ulaşmasıdır. Hidayet, İslâm'ın en önemli kavramıdır. Çünkü bir insan ancak Allah'a ulaşmayı dilerse, Allahû Tealâ'nın cennetine girmeye hak kazanabilir. Hidayeti gizleyenler, Kur'ân'ın aslında olan "O'na ulaşır", "Allah'a ulaşmak" gibi ifadeleri meâllerinde değiştirerek Allah'a ulaşmayı gizleyen kişilerdir.

FURKÂN-30 için Hidayeti Gizleyenler Raporu

Hatırlarsanız 11. raporumuzda dîn adamlarımızın üçe ayrıldıklarını belirtmiştik: 1. Şıracı dîn adamlarımız, 2. Bozacı dîn adamlarımız, 3. Allah'tan korkan dîn adamlarımız İşte "şıracı" adını verdiğ...
Raporun devamı...
Ahmed Hulusi: Andolsun ki yerini bulmuş azap onlara sabahleyin bastırdı.
Ahmet Tekin: Bir sabah erkenden, kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.
Ahmet Varol: Andolsun ki, bir sabah erkenden kalıcı bir azap [1] üzerlerine çöküverdi.
Ali Bulaç: Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, üzerlerinde kararını kılmış bir azab yakalayıp bastırıverdi.
Ali Fikri Yavuz: Celâlim hakkı için, bir sabah vakti, devamlı bir azab onları bastırıverdi. (Bu azab, cehenneme atılışlarına dek devam edecektir).
Ali Ünal: Önüne geçilemez kalıcı bir azap kendilerini sabahleyin bastırıverdi.
Bayraktar Bayraklı: Andolsun ki, bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.
Bekir Sadak: And olsun ki, sabah erken, onu alinmaz bir azap baslarina geldi.
Celal Yıldırım: (38-39) And olsun ki, bir sabah devam eden bir azâb onlara geliverdi. «Tadın azabımı ve uyarılarımı!» (dedik),
Cemal Külünkoğlu: Andolsun ki, sabahın erken vaktinde (etkileri) kalıcı bir azap onları yakaladı.
Diyanet İşleri (eski): And olsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azap başlarına geldi.
Diyanet Vakfi: Bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.
Edip Yüksel: Ertesi gün, yaman bir azap sabahlarını kutladı.
Elmalılı Hamdi Yazır: Ve Celâlim hakkı için bastırıverdi kendilerini bir sabah bir azâbı müstekır
Elmalılı (sadeleştirilmiş): Andolsun ki, kendilerini kararlı bir azap bir sabah bastırıverdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Sabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı.
Gültekin Onan: Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, üzerlerinde kararını kılmış bir azab yakalayıp bastırıverdi.
Harun Yıldırım: Andolsun yerini bulmuş ve geri çevrilemez bir azab, sabahleyin erkenden onları bastırdı.
Hasan Basri Çantay: Andolsun ki onlara bir sabah, (yakalarını) asla bırakmayacak olan bir azâb baskın yapdı.
Hayrat Neşriyat: And olsun ki devamlı bir azab, onları bir sabah erkenden yakalayıverdi.
İbni Kesir: Andolsun ki; bir sabah erken, önü alınmaz bir azab geldi başlarına.
Kadri Çelik: Şüphesiz onları bir sabah vakti erkenden, önü alınmaz bir azap yakalayıp bastırıverdi.
Muhammed Esed: Nitekim sabahın erken vaktinde (etkileri) kalıcı bir azap onları yakaladı:
Mustafa İslamoğlu: Mamafih, sabahleyin erkenden kalıcı izler bırakan bir azap onları kuşattı:
Ömer Nasuhi Bilmen: (37-38) Andolsun ki, o misafirlerinden dolayı O'ndan mutalebede bulunmuşlardı. Artık Biz de onların gözlerini silip kör ettik, «Haydin azabımı ve tehditlerimi tadın!» (deyiverdik). Andolsun ki, onları sabahleyin erkenden bir daimi azab yakaladı.
Ömer Öngüt: Bir sabah erken kendilerine, önü alınmaz bir azap gelip çattı.
Şaban Piriş: Andolsun ki bir sabah erkenden, bir azap çöküverdi.
Sadık Türkmen: Ant olsun, onları önü alınmaz bir azap bir sabah vakti yakalayıverdi.
Seyyid Kutub: Sabah erkenden sürekli bir azaba yakalandılar.
Suat Yıldırım: Bir sabah kendilerini, yakalarını hiç bırakmayacak bir azap bastırıverdi.
Süleyman Ateş: Sabah erken, onları kararlı bir azâb yakaladı.
Tefhim-ul Kuran: Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, üzerlerinde kararını kılmış bir azab yakalayıp bastırıverdi.
Ümit Şimşek: Bir sabah vakti, yakalarını bir daha bırakmayacak bir azap onları yakalayıverdi.
Yaşar Nuri Öztürk: Yemin olsun, sabahleyin erkenden, kararlı ve oturaklı bir azap yakaladı onları.

Kur'an-ı Kerim'in Lafzı ve Ruhu
www.kuranmeali.org Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.

Hidayeti Gizleyenler Raporlarına ulaşın
Anket sonuçlarımıza ulaşın!
Kur'an-ı Kerim'e aykırı bir çok hurafe İslam dininde yeri varmış şeklinde kabul görmekte ve toplumumuza öğretilmektedir. Bu hurafeleri tanımak ve çevrenizi uyarmak için anket sonuçlarımızı mutlaka inceleyiniz.

KuranMeali.Org Anketleri
Sitemizi bilgisayarınıza yükleyin!
Kuran Meallerini Kıyasla Masaüstü versiyonu kullanımınıza açılmıştır. Sağ sütundan "masaüstü Kuran Meallerini Kıyasla" programını bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz.

Kuran Meallerini Kıyasla v2.1.1 masaüstü versiyonu
e-bülten üyeliği
Ad Soyad
e-posta
Zikrullah
Zikrullah ne demektir?
 Kur'ân-ı Kerim
 Allah'ı anmak
 Allah İsminin Al-lah Al-lah şeklinde sesli veya sessiz olarak tekrar edilmesi (Farz)

3.462 kişi oy verdi.
Sonuçları göster
facebook  googleplus  Twitter  Delicious  Digg this  
Sitemizde yer alan reklamlar kâr amacı için değil, KuranMeali.org'u daha hızlı hizmet verebilmesi için bağımsız bir server'a taşımak amacı ile eklenmiştir.