İnnâ erselnâ aleyhim rîhan sarsaren fî yevmi nahsin mustemirr(mustemirrin).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Muhakkak ki Biz, onların üzerine uğursuzluğu (felâketleri), gün boyu devam eden sarsaran rüzgârı (çok şiddetli, uğultulu ve çok soğuk bir kasırga) gönderdik. |
| Diyanet İşleri | : | Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgâr gönderdik. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Şüphe yok ki sürüp giden uğursuz bir günde onlara bir kasırgadır yolladık. |
| Adem Uğur | : | Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik. |
| Ahmed Hulusi | : | Muhakkak ki biz onların üzerine, uğursuz bir gün içinde sürekli helâk edici bir kasırga irsâl ettik. |
| Ahmet Tekin | : | Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde, dondurucu bir rüzgârı görevlendirerek estirdik. |
| Ahmet Varol | : | Biz onların üzerlerine, (uğursuzluğu) süregiden bir uğursuz günde çok gürültülü bir fırtına gönderdik. |
| Ali Bulaç | : | Biz, o uğursuz (felaket yüklü ve) sürekli bir günde üzerlerine 'kulakları patlatan bir kasırga' gönderdik. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Çünkü biz, uğursuzluğu devamlı bir günde, (Hûd peygamberin gönderildiği) Âd kavminin üzerlerine kökü kurutan şiddetli bir rüzgâr gönderdik. |
| Bekir Sadak | : | (19-20) Nitekim uzerlerine, insanlari, sokulmus hurma kutugu gibi kopararak yere seren, dondurucu bir ruzgari ugursuzlugu devam eden bir gunde gonderdik. |
| Celal Yıldırım | : | Biz, gerçekten onların üzerine, uğursuzluğu devam eden bir günde ortalığı alt-üst eden şiddetli bir rüzgâr gönderdik ki, |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (19-20) Nitekim üzerlerine, insanları, sökülmüş hurma kütüğü gibi kopararak yere seren, dondurucu bir rüzgarı uğursuzluğu devam eden bir günde gönderdik. |
| Diyanet Vakfi | : | Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik. |
| Edip Yüksel | : | Uğursuzluk üstüne uğursuzluğa sahip bir günde üzerlerine vahşi bir rüzgar gönderdik. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | çünkü salıverdik üzerlerine müstemirr, nühusetli bir günde bir soğuk rüzgâr ki sarsar |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Çünkü üzerlerine uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar salıverdik. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar gönderdik. |
| Fizilal-il Kuran | : | Baştan başa uğursuz bir günde üzerlerine sert ve dondurucu bir kasırga saldık. |
| Gültekin Onan | : | Biz, o uğursuz (felaket yüklü ve) sürekli bir günde üzerlerine 'kulakları patlatan bir kasırga' gönderdik. |
| Hasan Basri Çantay | : | Çünkü biz (haklarında) uğursuz (ve uğursuzluğu) sürekli bir günde onların üstüne çok gürültülü fırtına gönderdik. |
| Hayrat Neşriyat | : | Şübhesiz biz, onların üzerlerine devamlı bir uğursuzluk gününde, dondurucu (ve uğultulu) bir kasırga gönderdik. |
| İbni Kesir | : | Nitekim uğursuz günde üzerlerine şiddetli bir rüzgarı devamlı olarak gönderdik. |
| Muhammed Esed | : | Biz onların üstüne müthiş uğursuz bir günde şiddetli bir kasırga gönderdik, |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | (19-20) Şüphe yok ki, Biz onların üzerine uğursuz, devamlı bir günde bir soğuk rüzgar gönderdik. İnsanları koparıyordu. Onlar, sanki dibinden kopmuş hurma kütükleri imişler. |
| Ömer Öngüt | : | Biz onların üstüne uğursuz mu uğursuz bir günde, dondurucu bir rüzgâr gönderdik. |
| Şaban Piriş | : | Onların üzerine zor ve meşakkatli baskın süren bir günde kavuran rüzgarları göndermiştik. |
| Suat Yıldırım | : | Biz onların üstüne o pek talihsiz günde, her şeyi söküp atan bir kasırga gönderdik. |
| Süleyman Ateş | : | Biz onların üstüne uğursuz mu uğursuz bir günde uğultulu bir kasırga saldık. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Biz, o uğursuz (felâket yüklü ve) sürekli bir günde üzerlerine 'kulakları patlatan bir kasırga' gönderdik. |
| Ümit Şimşek | : | Biz de, uğursuzluğu uzun süre devam eden günlerde onların üzerine gürültülü bir fırtına gönderdik. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Biz onların üzerine uğursuzluğu kesiksiz bir günde, dondurucu/uğultulu bir kasırga gönderdik. |