Zû mirreh(mirretin), festevâ.
| İmam İskender Ali Mihr
| : | O (Cebrail A.S), kuvvet ve azamet sahibidir. Öylece istiva etti (yöneldi). |
| Diyanet İşleri | : | (5-7) (Kur’an’ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Kuvvetli biri; sonra doğruldu. |
| Adem Uğur | : | Ve üstün yaratılışlı (melek), doğruldu. |
| Ahmed Hulusi | : | O (kuvve) kendini fark ettirdi, böylece de istiva etti (böylece de vahye açık hâle geldi)! |
| Ahmet Tekin | : | Üstün yaratılışlı, yüksek akıl ve anlayış gücüne sahip Cebrâil, asli hüviyeti ile doğruldu. |
| Ahmet Varol | : | O çarpıcı bir güzelliğe [1] sahiptir. Hemen doğruldu. |
| Ali Bulaç | : | (Ki O,) Görünümüyle çarpıcı bir güzelliğe sahiptir. Hemen doğruldu. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Öyle ki, görünüşü güzel olub hemen hakiki şekli üzere doğruldu; |
| Bekir Sadak | : | (5-7) Ona, cetin kuvvetlere sahip ve guclu olan Cebrail ogretmistir; en yuksek ufukta iken dogruluvermis. |
| Celal Yıldırım | : | (5-6-7) Onu O'na, çok çetin güce sahip olan Melek (Cebrail) öğretti ki, o güzel bir görünümdedir ve en yüksek ufukta iken doğruldu. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (5-7) Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş. |
| Diyanet Vakfi | : | (5-7) Çünkü onu güçlü kuvvetli ve üstün yaratılışlı biri (Cebrail) öğretti. Sonra en yüksek ufukta iken asıl şekliyle doğruldu. |
| Edip Yüksel | : | Üstün otoritenin sahibi göründü, |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Bir kuvvet sahibi, hemen duruklandı |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Bir kuvvet sahibi; hemen duruklandı (doğruldu). |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | (Ki o) akıl ve görüşünde kuvvetli (bir melek)dir. Hemen (gerçek meleklik şekliyle) doğruldu. |
| Fizilal-il Kuran | : | O üstün yetenekli melek doğruldu. |
| Gültekin Onan | : | (Ki O,) Görünümüyle çarpıcı bir güzelliğe sahiptir. Hemen doğruldu. |
| Hasan Basri Çantay | : | (Ki o) akıl ve re'yinde kâmil (bir melek) dir. Hemen (kendi suretine girib) doğruldu. |
| Hayrat Neşriyat | : | (5-6) Kendisine (o vahyi), kuvveleri şiddetli, mükemmel bir akla sâhib olan (Cebrâîl)öğretti. Bunun üzerine (göğe) doğruldu. |
| İbni Kesir | : | O; akıl ve görüşünde kamildir. Hemen doğruluverdi. |
| Muhammed Esed | : | (o,) fevkalade bir güçle donatılmış (bir melektir) ki o an geldiğinde kendini gerçek şekli ve hüviyeti ile gösterdi, |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | (6-7) Bir kuvvet sahibi ki, hemen dosdoğru göründü. Ve o, en yüksek bir sema kıyısında idi. |
| Ömer Öngüt | : | O (melek) akıl sahibidir. (Aslî sureti ile) doğruldu. |
| Şaban Piriş | : | Üstün akıl sahibidir. Hemen doğruluverdi. |
| Suat Yıldırım | : | (5-7) Onu kendisine pek güçlü ve kuvvetli, o üstün akıl ve kemal sahibi olan (melek Cebrail) öğretti. Melek kendi aslî sûretine girip doğruldu. İşte o zaman kendisi en yüce ufukta idi. |
| Süleyman Ateş | : | Üstün akıl sâhibi (melek). Doğruldu; |
| Tefhim-ul Kuran | : | (Ki O,) Görünümüyle çarpıcı bir güzelliğe sahiptir. Hemen doğruldu. |
| Ümit Şimşek | : | Ki o üstün bir akıl ve dirayete maliktir. Ona gerçek haliyle göründü. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Akıl, güzellik ve güç sahibidir. Doğrulup dikildi. |