Kulû veşrebû henîen bi mâ kuntum ta’melûne.
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Yaptıklarınız sebebiyle afiyetle yeyin ve için. |
| Diyanet İşleri | : | (19-20) Onlara, “Dünya’da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için” denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Yiyin ve için, âfiyetler olsun, yaptığınız şeylere karşılık. |
| Adem Uğur | : | Onlara: Yaptıklarınıza karşılık âfiyetle yeyin, için! (denilir). |
| Ahmed Hulusi | : | "Yaptığınız fiillerin sonucu olarak oluşanları afiyetle yeyin, için!" |
| Ahmet Tekin | : | Yeyiniz, içiniz, işlediğiniz devamlı, bilinçli amellere karşılık afiyet olsun. |
| Ahmet Varol | : | 'Yapmakta olduklarınıza karşılık afiyetle yiyin ve için.' |
| Ali Bulaç | : | "Yaptıklarınızdan dolayı afiyetle yiyin ve için." |
| Ali Fikri Yavuz | : | (Allah onlara şöyle buyurur: Dünyada iman ve ibadet edib) çalıştığınız için afiyetle yeyin, için; |
| Bekir Sadak | : | (19-20) Onlara soyle denir: «Islediklerinizden oturu, dizi dizi tahtlara yaslanarak afiyetle yiyin icin.» Onlara, ceylan gozlu esler veririz. |
| Celal Yıldırım | : | İşlediklerinize karşılık afiyetle gönül huzuru içinde yeyiniz içiniz. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (19-20) Onlara şöyle denir: 'İşlediklerinizden ötürü, dizi dizi tahtlara yaslanarak afiyetle yiyin için.' Onlara, ceylan gözlü eşler veririz. |
| Diyanet Vakfi | : | (19-20) Onlara: Yaptıklarınıza karşılık sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak âfiyetle yeyin, için (denilir). Ayrıca biz onları, ceylan gözlü hûrilerle evlendirmişizdir. |
| Edip Yüksel | : | Yapmış olduklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Yeyin için, afiyetler olsun çalıştığınız için |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Yaptıklarınıza karşılık yeyin, için, afiyetler olsun , |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | (Onlara): «Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için» (denilir.) |
| Fizilal-il Kuran | : | Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için! |
| Gültekin Onan | : | "Yaptıklarınızdan dolayı afiyetle yiyin ve için." |
| Hasan Basri Çantay | : | (Şöyle denilir:) «(İyi) amel (ve hareket) etmiş olduğunuz için aafiyetle yeyin, için». |
| Hayrat Neşriyat | : | (Kendilerine:) 'Yapmakta olduklarınıza karşılık (mükâfât olarak) âfiyetle yiyin, için!' (denilir.) |
| İbni Kesir | : | İşlediklerinize karşılık afiyetle yeyin, için. |
| Muhammed Esed | : | (Ve onlara:) "Yapmış olduklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyip için, |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | (19-20) Yeyiniz ve içiniz âfiyetler olsun, işler olduğunuz şey sebebiyle. Sıra sıra dizilmiş tahtlara yaslanarak (oturunuz) ve onları güzel gözlü huriler ile evlendirdik. |
| Ömer Öngüt | : | Yaptıklarınıza karşılık olarak âfiyetle yiyin için! |
| Şaban Piriş | : | -Yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyin, için! |
| Suat Yıldırım | : | (19-20) Ve onlara denilir ki: "Dünyada yaptığınız güzel davranışlardan ötürü: "Yiyin, için, afiyetler olsun!" Onlar sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanırlar. Kendilerine temiz ve güzel hurileri de eş yaparız. |
| Süleyman Ateş | : | "Yaptıklarınıza karşılık âfiyetle yeyin, için;" |
| Tefhim-ul Kuran | : | «Yapmakta olduklarınızdan dolayı afiyetle yiyin ve için.» |
| Ümit Şimşek | : | Yaptıklarınıza karşılık âfiyetle yiyin, için. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | "Yapıp ettiklerinizin karşılığı olarak afiyetle yiyin, için! |