Fe veylun lillezîne keferû min yevmihimullezî yûadûn(yûadûne).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Bu durumda vaadolundukları (kıyâmet) günü sebebiyle inkâr edenlerin vay haline. |
| Diyanet İşleri | : | Uyarıldıkları günlerinden dolayı vay o inkâr edenlerin hâline! |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Yazık kâfirlere, kendilerine vaadedilen günden. |
| Adem Uğur | : | Başlarına gelecek (acı) günlerinden dolayı vay o kafirlerin haline! |
| Ahmed Hulusi | : | Kendilerine vadolunan (uyarıldıkları) o süreçlerinin azabından dolayı yazıklar olsun o Hakikati inkâr edenlere! |
| Ahmet Tekin | : | Tehdit edildikleri o günden dolayı, vay kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin haline! |
| Ahmet Varol | : | Kendilerine vaadedilen o günlerinden dolayı kâfirlerin vay hallerine! |
| Ali Bulaç | : | Kendilerine va'dedilen o (azab) günlerinden dolayı vay o inkâr edenlere. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Artık o azabla korkutuldukları günlerinden dolayı, Kur’an’ı ve Peygamberi inkâr edenlere şiddetli azab olsun... |
| Bekir Sadak | : | Soz verilen gunun azabindan vay o inkar edenlere! * |
| Celal Yıldırım | : | Va'dolundukları günlerinden (o günün azabından) vay kâfirlerin hâline! |
| Diyanet İşleri (eski) | : | Söz verilen günün azabından vay o inkar edenlere! |
| Diyanet Vakfi | : | Başlarına gelecek (acı) günlerinden dolayı vay o kâfirlerin haline! |
| Edip Yüksel | : | Kendilerine söz verilen günden dolayı vay haline şu inkarcıların! |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | artık o va'dolundukları günlerinden vay o küfredenlere!... |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Artık o tehdit edildikleri günlerin azabından vay o küfredenlere! |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Kendilerine vaad edilen günlerinde uğrayacakları azabdan dolayı vay inkâr edenlerin haline!. |
| Fizilal-il Kuran | : | Söz verilen günün azabından vay o kafirlerin haline! |
| Gültekin Onan | : | Kendilerine vaadedilen o (azab) günlerinden dolayı vay o küfredenlere. |
| Hasan Basri Çantay | : | İşte kendilerine va'd (ve tehdîd) edilegelen günlerinden (dolayı) vay o küfredenlere! |
| Hayrat Neşriyat | : | İşte va'd olunup durdukları o günlerinden dolayı o kâfirlerin vay hâline! |
| İbni Kesir | : | Kendilerine vaadedilen günlerinden dolayı vay kafirlere. |
| Muhammed Esed | : | Hakikati inkara şartlanmış olanların vay haline; haber verilen Günde (başlarına gelecekler için vay haline onların!) |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Artık vaadolunur oldukları günlerinden dolayı vay kâfir olan kimselere. |
| Ömer Öngüt | : | Kendilerine vaad edilen günlerinden dolayı kâfirlerin vay haline! |
| Şaban Piriş | : | Kendilerine vaat edilen günlerden dolayı kafirlerin vay haline! |
| Suat Yıldırım | : | Ama tehdit olundukları o gün de gelince, çekeceklerinden dolayı vay o kâfirlerin haline! |
| Süleyman Ateş | : | Uyarıldıkları günlerinden dolayı vay o kâfirlerin haline! |
| Tefhim-ul Kuran | : | Kendilerine va'dedilen o (azab) günlerinden dolayı vay o küfretmekte olanlara. |
| Ümit Şimşek | : | Kendilerine vaad olunan o günlerinden kâfirlerin çekecekleri var! |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | O vaat edildikleri günlerinden dolayı vay kâfirlerin haline! |