Fe tevellâ bi ruknihî ve kâle sâhırun ev mecnûnun.
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Fakat o, etrafındakilerle yüz çevirdi ve: “O bir sihirbaz veya delidir.” dedi. |
| Diyanet İşleri | : | O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve “Bu bir büyücü veya delidir” dedi. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Derken bütün kuvvetiyle dönmüştü de ya büyücü demişti, yahut da deli. |
| Adem Uğur | : | Firavun ordusuyla birlikte yüz çevirmiş: "O, bir büyücüdür veya bir delidir" demişti. |
| Ahmed Hulusi | : | Erkânı ile birlikte yüz çevirdi ve dedi ki: "Bir büyücü yahut mecnun!" |
| Ahmet Tekin | : | Firavun, kurmayları ve ordusuyla birlikte, güç ve iktidarlarını kullanarak halkı istedikleri istikamette yönlendirmişler, Mûsâ’nın peygamberliğine imandan yüz çevirmişler ve Mûsâ’ya: 'Büyüleyerek aklı etki altına alan veya cinlere mahkûm olmuş delidir.' demişlerdi. |
| Ahmet Varol | : | Ama o ordusuyla birlikte yüz çevirdi ve: '(Bu Musa) büyücü veya delidir' dedi. |
| Ali Bulaç | : | Fakat o, 'bütün kişisel ve askeri gücüyle' yüz çevirdi ve: "(Bu,) Ya bir büyücü veya bir delidir" dedi. |
| Ali Fikri Yavuz | : | O, bütün ordusu ile (imandan) yüz çevirdi ve şöyle dedi: “- Bu, bir sihirbaz, yahud bir mecnundur.” |
| Bekir Sadak | : | Firavun, erkaniyle birlikte hakdan yuz cevirdi; «Sihirbazdir veya delidir» dedi. |
| Celal Yıldırım | : | O, bütün ileri gelenleri ve ordusuyla birlikte yüzçevirdi ve «bu ya sihirbazdır, ya da delidir,» dedi. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | Firavun, erkaniyle birlikte hakdan yüz çevirdi; 'sihirbazdır veya delidir' dedi. |
| Diyanet Vakfi | : | Firavun ordusuyla birlikte yüz çevirmiş: «O, bir büyücüdür veya bir delidir» demişti. |
| Edip Yüksel | : | Erkanıyla birlikte yüz çevirdi ve 'Ya bir büyücüdür, ya da bir deli,' dedi. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | O bütün kuvvetiyle tersine gitti: sâhir veya mecnun, dedi |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | o bütün kuvvetiyle tersine gitti: «Bu bir sihirbaz veya delidir!» dedi. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Firavun ise ordusuyla birlikte yüz çevirmiş, onun hakkında: «Bu bir sihirbazdır, ya da bir delidir.» demişti. |
| Fizilal-il Kuran | : | Fir'avn ordusuyla birlikte yüz çevirmiş ve «Musa, ya bir büyücü ya da bir delidir» dedi. |
| Gültekin Onan | : | Fakat o, 'Bütün kişisel ve askeri gücüyle' yüz çevirdi ve: "(Bu,) Ya bir büyücü veya bir delidir" dedi. |
| Hasan Basri Çantay | : | O, ordusiyle birlikde (îmandan) yüz çevimiş, (onun hakkında) «Ya bir sihirbazdır, yahud bir mecnundur» demişdi. |
| Hayrat Neşriyat | : | Hâlbuki (Fir'avun) bütün kuvveti (ordusu) ile (îmandan) yüz çevirdi ve (Mûsâ için): '(O) bir sihirbazdır veya bir delidir!' dedi. |
| İbni Kesir | : | O, erkanı ile birlikte yüz çevirmiş; ya bir büyücü, ya da bir delidir, demişti. |
| Muhammed Esed | : | o zaman (Firavun) kudretinden (dolayı böbürlenerek) karşı koymuştu ve "(Bu Musa) bir büyücü veya bir delidir!" demişti; |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | (Fir'avun) Hemen bütün kuvvetiyle yüz çevirdi ve dedi ki: «Bir sihir edici veya bir delidir.» |
| Ömer Öngüt | : | O bütün erkânı ile birlikte yüz çevirdi ve: "Bir sihirbaz veya bir delidir. " dedi. |
| Şaban Piriş | : | Firavun, askerlerine güvenerek yüz çevirmiş ve: -Bu ya bir sihirbaz veya bir delidir, demişti. |
| Suat Yıldırım | : | O var gücüyle ve bütün ordusuyla sırtını çevirdi ve "Mûsâ, ya bir büyücü, ya da bir delidir!" dedi. |
| Süleyman Ateş | : | (Fir'avn ona) Yanını çevirdi ve: "Bu, ya büyücü veya cinlidir" dedi. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Fakat o, 'bütün kişisel ve askeri gücüyle' yüz çevirdi ve: «(Bu,) Ya bir büyücü veya bir delidir» dedi. |
| Ümit Şimşek | : | Firavun ise ordusuyla birlikte yüz çevirdi ve 'Bu ya büyücü, ya da delinin biri' dedi. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | O tüm gücüyle/tüm seçkin adamlarıyla birlikte yüz çevirdi ve şöyle dedi: "Bir büyücü yahut mecnun." |