AHKAF-8, AHKAF Suresi 8. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

MÜJDE!

KuranMeali.org Desktop

Kuran Meallerini Kıyasla Masaüstü 4.0 Çıktı!

KuranMeali.org websitesinin offline versiyonu olan 40 Kur'ân Meâli mukayeseli v3.0 ve v4.0 versiyonları çıktı. Yeni program ziyaretçi analizlerimiz göz önünde bulundurularak, iki sürüm olarak hazırlandı.

AHKAF-8, AHKAF Suresi 8. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

AHKAF-8 için 40 meâl bulundu. Ali Fikri Yavuz (46/AHKÂF-8: Yahud: “-Kur’an’ı kendisi uydurdu.” derler. (Ey Rasûlüm), de ki: Eğer ben onu uydurdumsa, siz beni Allah’dan kurtaracak hiç bir şeye sahib olamazsınız; O, sizin içine dalıb durduğunuz (Kur’an’a dair) itirafları çok iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O, Gafûr’dur = mağfireti boldur, Rahîm’dir = çok merhametlidir.) / Bekir Sadak (46/AHKÂF-8: Veya, «onu uydurdu» derler. De ki: «Eger onu uydurdumsa, beni Allah'a karsi hicbir sekilde savunmazsiniz; O, Kuran icin yaptiginiz taskinliklari daha iyi bilir. Benimle sizin aranizda sahit olarak O yeter. O, bagislayandir, merhamet edendir.)
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
share on facebook  tweet  share on google  print  
Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden AHKÂF-8 dinle!
أَمْ يَقُولُونَ افْتَرَاهُ قُلْ إِنِ افْتَرَيْتُهُ فَلَا تَمْلِكُونَ لِي مِنَ اللَّهِ شَيْئًا هُوَ أَعْلَمُ بِمَا تُفِيضُونَ فِيهِ كَفَى بِهِ شَهِيدًا بَيْنِي وَبَيْنَكُمْ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ ﴿٨﴾

Em yekûlûnefterâhu, kul inifteraytuhu fe lâ temlikûne lî minallahi şey’â(şey’en), huve a’lemu bi mâ tufîdûne fîhi, kefâ bihî şehîden beynî ve beynekum ve huvel gafûrur rahîm(rahîmu).

1.em: mi, yoksa, veya
2.yekûlûne: derler, diyorlar
3.ifterâ-hu: onu uydurdu
4.kul: de
5.in iftereytu-hu: eğer onu uydursaydım
6.fe: o zaman, o taktirde
7.lâ temlikûne: siz tutamazsınız, mani olamazsınız
8.: bana
9.min allahi: Allah'tan
10.şey'en: bir şey
11.huve: o
12.a'lemu: daha iyi bilir, en iyi bilir
13.bi mâ: şeyi, şeyleri
14.tufîdûne: taşkınlık yapıyorsunuz, lâfa dalıyorsunuz
15.fî-hi: onun hakkında
16.kefâ: kâfi, yeter
17.bi-hi: ona
18.şehîden: şahit olarak
19.beynî ve beyne-kum: benimle sizin aranızda
20.ve huve: ve o
21.el gafûr: gafurdur
22.er rahîmu: rahîmdir

1 - İmam İskender Ali Mihr: Yoksa “Onu uydurdu.” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu ben uyduruyorsam, o taktirde Allah’tan bana gelecek bir şeye siz mani olamazsınız. O, O’nun (Kur’ân) hakkında daldığınız şeyleri (yaptığınız iftiraları) en iyi bilir. Benimle sizin aranızda O’na (Kur’ân-ı Kerim’e) şahit olarak O (Allah) yeter. Ve O; Gafur’dur, Rahîm’dir.”
2 - Diyanet İşleri: Yoksa, “Onu uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah’tan gelecek olana (cezaya) karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında (düşüncesizce) yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şâhit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
3 - Abdul Metin Saruhan: Yoksa onu uydurdu mu diyorlar? De ki; Eğer ben onu uydurmuşsam Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. O, sizin Kur’an hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, bağışlayan, esirgeyendir.

HİDAYETİ GİZLEYENLER RAPORLARI

Hidayet; insan ruhunun yaşarken Allah'a ulaşmasıdır. Hidayet, İslâm'ın en önemli kavramıdır. Çünkü bir insan ancak Allah'a ulaşmayı dilerse, Allahû Tealâ'nın cennetine girmeye hak kazanabilir. Hidayeti gizleyenler, Kur'ân'ın aslında olan "O'na ulaşır", "Allah'a ulaşmak" gibi ifadeleri meâllerinde değiştirerek Allah'a ulaşmayı gizleyen kişilerdir.

HİCR-41 için Hidayeti Gizleyenler Raporu

Âyete ekledikleri ve çıkardıkları kelimelerle Sıratı Mustakîm'in Allah'a ulaştıran yol olduğunu belirtmemiş olan mütercimlerimiz HİDAYETİ GİZLEMİŞLERDİR. Sıratı Mustakîm'in Allah'a ulaştıran yol ol...
Raporun devamı...
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Yoksa bunu, kendisi uyduruyor mu derler? De ki: Ben uyduruyorsam Allah'ın azâbından hiçbir şeyi gideremezsiniz benden; o, Kur'ân hakkında neler dediğinizi daha iyi bilir; benimle sizin aranızda tanık olarak o yeter ve odur suçları örten, rahîm.
5 - Abdullah Parlıyan: Yoksa onlar, Kur'ân'ı Muhammed mi uydurdu diyorlar? De ki: “Eğer O'nu ben uydursaydım, Allah'tan bana gelecek cezayı savmaya, sizin gücünüz yetmezdi. Ve Allah sizin Kur'ân hakkında kopardığınız yaygara ve sergilediğiniz taşkınlığı çok iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter.”
6 - Adem Uğur: Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. O, sizin Kur'an hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, bağışlayan, esirgeyendir.
7 - Ahmed Hulusi: "Onu (kendi) uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Onu uydurmuşsam, beni Allâh'tan (koruyacak) bir güce sahip değilsiniz. . . 'HÛ', O'nun hakkında ileri gittiğinizi daha iyi bilir. . . Benimle sizin aranızda şahidim olarak O kâfidir. . . O, Ğafûr'dur, Rahıym'dir. "
8 - Ahmet Tekin: Yoksa onu:
'Muhammed uydurdu.' mu, diyorlar.
'Eğer onu ben uydurmuşsam, Allah’tan bana gelecek cezayı önlemeye sizin gücünüz yetmez. O sizin Kur’ân’a karşı yaptığınız hücumları, taşkınlıkları iyi bilir. Benim hak peygamber olduğuma ve tebliğ görevimi yaptığıma sizin de yalanlamanıza ve inkârınıza şâhit olarak Allah kâfidir. O çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.' de.
9 - Ahmet Varol: Yoksa: 'Onu kendisi uydurdu' mu diyorlar? De ki: 'Eğer onu ben uydurduysam, Allah'tan gelecek (cezaya) karşı siz bana hiç bir şey sağlamaya güç yetiremezsiniz. O, sizin ne taşkınlıklar yaptığınızı daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O bağışlayan, rahmet edendir.
10 - Ali Bulaç: Yoksa: "Kendisi onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben uydurdumsa, bu durumda siz, Allah'tan bana (gelecek) hiç bir şeye malik (engel) olamazsınız. Sizin kendisi (Kur'an) hakkında, ne taşkınlıklar yaptığınızı O daha iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir."
11 - Ali Fikri Yavuz: Yahud: “-Kur’an’ı kendisi uydurdu.” derler. (Ey Rasûlüm), de ki: Eğer ben onu uydurdumsa, siz beni Allah’dan kurtaracak hiç bir şeye sahib olamazsınız; O, sizin içine dalıb durduğunuz (Kur’an’a dair) itirafları çok iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O, Gafûr’dur = mağfireti boldur, Rahîm’dir = çok merhametlidir.
12 - Ali Ünal: Yoksa (senin hakkında), “Kur’ân’ı O uyduruyor” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu ben uyduruyor isem, bu takdirde (Allah mutlaka cezamı verecektir ve) sizin, isteseniz bile Allah karşısında bana yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Ama Allah, Kur’ân konusunda neler uydurduğunuzu, onun etrafında kopardığınız yaygarayı pek iyi bilmektedir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. Ve O, Ğafûr (bağışlaması pek bol olan)dır, Rahîm (bilhassa mü’minlere karşı hususî merhamet sahibi)dir.”
13 - Bayraktar Bayraklı: “Yoksa onu uydurdu mu?” diyorlar. De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. Allah, sizin Kur'ân hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, affedicidir; merhamet sahibidir.”
14 - Bekir Sadak: Veya, «onu uydurdu» derler. De ki: «Eger onu uydurdumsa, beni Allah'a karsi hicbir sekilde savunmazsiniz; O, Kuran icin yaptiginiz taskinliklari daha iyi bilir. Benimle sizin aranizda sahit olarak O yeter. O, bagislayandir, merhamet edendir.
15 - Celal Yıldırım: Yoksa onlar, Kur'ân'ı O (Muhammed) uydurdu mu diyorlar?! De ki: Eğer onu uydurdumsa, o takdirde siz beni Allah'tan (O'nun vereceği azâb'dan) kurtaracak hiçbir şeye sahip değilsinizdir. Ve O, Kur'ân hakkında kopardığınız yaygara ve sergilediğiniz taşkınlığı çok iyi bilir. Benimle sizin aramızda şâhid olarak Allah yeter. O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
16 - Cemal Külünkoğlu: Yoksa: “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan gelecek olan (ceza)ya karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
17 - Diyanet İşleri (eski): Veya, 'onu uydurdu' derler. De ki: 'Eğer onu uydurdumsa, beni Allah'a karşı hiçbir şekilde savunamazsınız; O, Kuran için yaptığınız taşkınlıkları daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, bağışlayandır, merhamet edendir.'
18 - Diyanet Vakfi: Yoksa «Onu uydurdu» mu diyorlar? De ki: Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. O, sizin Kur'an hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, bağışlayan, esirgeyendir.
19 - Edip Yüksel: Yoksa 'Onu uydurdu' mu diyorlar? De ki, 'Onu ben uydurduysam siz beni ALLAH'tan gelecek hiç bir şeye karşı koruyamazsınız. O, sizin taşkınlığınızı en iyi bilendir. Benimle sizin aranızda tanık olarak O yeter. O Bağışlayandır, Rahimdir.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Yok, iftirâ etti mi diyorlar? De ki: ben onu iftirâ ettimse siz beni Allahdan kurtaracak hiçbir şey'e mâlik olamazsınız ve o sizin neye yaygara edip durduğunuzu pek âlâ bilir, ona benimle aranızda şâhid o yeter, hem de gafûr, rahîm o.
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Yoksa: «Onu uydurdu.» mu diyorlar? De ki: «Ben onu uydurduysam, siz beni Allah'tan kurtaracak hiçbir güce sahip olamazsınız ve O, sizin niye yaygara edip durduğunuzu en iyi bilir. Benimle aranızda şahit olarak ona O yeter. O, bağışlayıcıdır, merhamet sahibidir.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Yoksa, «Onu (Muhammed) uydurdu.» mu diyorlar? Sen de ki: «Eğer onu ben uydurmuşsam Allah'tan bana gelecek cezayı savmaya sizin gücünüz yetmez. O sizin yaptığınız taşkınlıkları daha iyi bilir. Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. O çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
23 - Gültekin Onan: Yoksa: "Kendisi onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben uydurdumsa, bu durumda siz, Tanrı'dan bana (gelecek) hiçbir şeye malik (engel) olamazsınız. Sizin kendisi (Kuran) hakkında ne taşkınlıklar yaptığınızı O daha iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir."
24 - Harun Yıldırım: Yoksa: “Kendisi onu uydurdu.” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben uydurdumsa, bu durumda siz Allah’tan bana hiç bir şeye malik olamazsınız. O, sizin onun hakkında ne kadar ileri gittiğinizi iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. Şüphesiz O, Ğafur’dur, Rahim’dir.”
25 - Hasan Basri Çantay: Yahud «Onu kendisi uydurdu» diyorlar. De ki: «Eğer onu ben (bilfarz) uydurdumsa o halde siz Allahdan bana (gelecek azâbı savmıya) hiçbir vech ile güc yetiremezsiniz. O, sizin ona dâir ne taşkınlıklar yapıb durduğunuzu çok iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şâhid olarak O yeter. O (küfürden rücû' ile îman edenleri) çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir».
26 - Hayrat Neşriyat: Yoksa, 'Onu (Muhammed) uydurdu!' mu diyorlar? De ki: 'Eğer (ben) onu uydurmuşsam, o takdirde benim için Allah’dan (gelecek) bir şeye (bir azâba karşı, onu benden def' edecek bir güce) mâlik olamazsınız. O, (sizin) onun hakkında (Kur’ân’ın aleyhinde) yapmakta olduğunuz taşkınlıkları en iyi bilendir! Benimle sizin aranızda (buna)şâhid olarak O yeter! Çünki O, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.'
27 - İbni Kesir: Yoksa: Onu kendiliğinden uydurdu mu diyorlar; De ki: Eğer onu ben uydurmuşsam; Allah tarafından bana gelecek hiçbir şeye sizin gücünüz yetmez. O; yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah, yeter. O; Gafur'dur, Rahim'dir.
28 - İlyas Yorulmaz: Yoksa onlar “O (Muhammed)), Kur'an'ı uydurdu” mu diyorlar? Onlara deki “Eğer ben onu Allah adına uydurmuş olsam, Allah dan hiçbirinizin bir şekilde beni kurtarmaya gücü yetmez. Allah kendisi hakkında (vahy ettiği kitaba) ne ilave edilmiş ise, onu en iyi bilendir. O, benimle sizin aranızda şahit olarak yeter. Allah bağışlayan ve merhamet edendir.
29 - Kadri Çelik: Yoksa “Kendisi onu uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu ben uydurduysam, bu durumda siz, Allah'tan bana (gelecek) olan hiç bir şeye (karşı) malik olamazsınız. Sizin, kendisi (Kur'an) hakkında, ne taşkınlıklar yapmakta olduğunuzu O daha iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.”
30 - Muhammed Esed: Yoksa, "Bütün bunları o uydurdu" mu diyorlar? De ki (ey Muhammed): "Eğer onu ben uydursaydım Allah'a karşı bana hiçbir faydanız dokunmazdı. O, düşüncesizce bulaştığınız bu (iftira)nın tamamen farkındadır. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! Ve yalnız O, gerçek bağışlayıcıdır, gerçek bir rahmet kaynağıdır".
31 - Mustafa İslamoğlu: Yoksa "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer onu ben uydurmuş olsaydım, Allah'tan bana gelecek hiçbir (cezayı) başımdan savamazdınız. (Allah) öksesine düştüğünüz bu iftiranın nedenini bilmektedir; benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter: iyi ki O mutlak bağış sahibidir, sonsuz merhamet kaynağıdır."
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Yoksa, «İftira etti,» mi diyorlar? De ki: «Eğer onu ben iftira ettim ise benim için Allah'tan hiçbir şeye mâlik olamazsınız. O sizin neye daldığınızı pek iyi bilendir. O benimle sizin aranızda şâhit olmaya kafidir. Ve O gafûrdur, rahîmdir.»
33 - Ömer Öngüt: Yoksa: "Onu kendiliğinden uydurdu!" mu diyorlar? De ki: "Eğer onu ben uydurdumsa, Allah tarafından bana gelecek hiçbir şeyi benden savamazsınız. O, sizin yaptığınız taşkınlıkları çok iyi bilir. Benimle sizin aranızda şâhit olarak O yeter. O çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
34 - Şaban Piriş: Veya: -Onu uydurmuş! diyorlar. De ki: -Eğer onu uydurmuşsam, beni Allah’tan (kurtaracak) hiçbir şeye sahip değilsiniz. O, sizin onun hakkında yaptığınız taşkınlığı daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak o yeter. O, çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
35 - Sadık Türkmen: Yoksa; “onu uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah’tan bana cezayı (savmaya/durdurmaya) gücünüz yetmez. Sizin onun hakkında yaptığınız taşkınlıkları, O çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. Ve O; çok bağışlayan, çok esirgeyendir.”
36 - Seyyid Kutub: veya «Onu Muhammed uydurdu» derler. De ki: «Eğer ben onu uydurduysam, beni Allah'a karşı hiçbir şekilde savunamazsınız. O Kur'an için yaptıklarınız taşkınlıkları daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. O, bağışlayandır, merhamet edendir.»
37 - Suat Yıldırım: Yoksa, "Kur’ân’ı kendisi uydurdu!" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben uydurduysam zaten Allah, çok geçmeden cezamı verir. Siz bana yardım etmek isteseniz bile Allah’ın azabından beni kurtaramazsınız. (Ben cezamı çekmeye hazırım. Siz rahat olun). Demek ki sizin bu kabil laflarınız boş sözlerden, içine daldığınız yaygaradan ibarettir. Allah da bunu pek iyi bilmektedir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O, kâfidir. O gafurdur, rahîmdir (affı, merhamet ve ihsanı pek boldur).
38 - Süleyman Ateş: Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan gelecek cezâya karşı sizin bana hiçbir yararınız olmaz. O, sizin yaptığınız taşkınlığı daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda O'nun şâhid olması yeter. O, bağışlayan, esirgeyendir.
39 - Tefhim-ul Kuran: Yoksa: «Kendisi onu uydurdu» mu diyorlar? De ki: «Eğer onu ben uydurdumsa, bu durumda siz, Allah'tan bana (gelecek) olan hiçbir şeye (karşı) malik olamazsınız. Sizin kendisi (Kur'an) hakkında, ne taşkınlıklar yapmakta olduğunuzu O daha iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.»
40 - Ümit Şimşek: Veya 'Onu kendisi uydurdu' mu diyorlar? De ki: Onu ben uydurmuşsam, sizin gücünüz beni Allah'ın azabından kurtarmaya yetmez. İçine daldığınız şeyi O pek iyi biliyor; sizinle benim aramızda şahit olarak O yeter. Aynı zamanda da O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Yahut da şöyle diyorlar: "Uyduruyor onu!" De ki: "Eğer uydursaydım onu, hiçbir şeye sahip olamazdınız Allah'tan kurtarmak için beni. İçine gömüldüğünüz yaygarayı en iyi bilen O'dur. Benimle sizin aranızda tanık olarak O yeter. Çok affedici, çok merhametlidir O."

quran-menu
AHKÂF Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala

Kuran Meali Org Android APP

KuranMealiOrg Android Sürümü

Kuran Meali Org sitemizin, 39 Kuran Mealini kıyaslayan Android versiyonu yayınlandı.
Daha fazla bilgi için burayı tıklayınız.
Telefonunuza / tabletinize kurmak için burayı tıklayınız.
Sitemizi bilgisayarınıza yükleyin!
Sitemizi Download Edin
Kuran Meallerini Kıyasla Masaüstü versiyonun 2016 sürümü kullanımınıza açılmıştır.
Windows 10 ile uyumludur.

Kuran Meallerini Kıyasla v4.0 masaüstü versiyonu

Kur'an'daki Hidayet Gizleyenler Raporları

Burda Dur www.kuranmeali.org Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.

Hidayeti Gizleyenler Raporlarına ulaşın

Kur'ân'daki İslam Anketleri sonuçlarımıza ulaşın!

Kuran Meali Org Anketleri Kur'an-ı Kerim'e aykırı bir çok hurafe İslam dininde yeri varmış şeklinde kabul görmekte ve toplumumuza öğretilmektedir. Bu hurafeleri tanımak ve çevrenizi uyarmak için anket sonuçlarımızı mutlaka inceleyiniz.

KuranMeali.Org Anketleri
Allah'a ulaşmayı dilemek
Kur'ân-ı Kerim'e göre Allah'a ulaşmayı dilemek farz mıdır?
 Evet
 Hayır

33.017 kişi oy verdi.
Sonuçları göster