Fertekib innehum murtekıbûn(murtekibûne).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Artık gözle (bekle)! Muhakkak ki onlar da (bekleyenler) gözleyenlerdir. |
| Diyanet İşleri | : | Artık sen (onların başına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Artık gözetle, bekle; şüphe yok ki onlar da gözetlemedeler, beklemedeler. |
| Adem Uğur | : | (Yine de inanmayanların başlarına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler. |
| Ahmed Hulusi | : | Seyret bekle! Muhakkak ki onlar da beklemektedirler. |
| Ahmet Tekin | : | Artık sen, sana gelecek yardımı, onların başlarına gelecekleri gözle. Onlar da senin başına gelecekleri gözleyip durmaktadırlar. |
| Ahmet Varol | : | Artık sen (onların başlarına gelecekleri) gözle. Onlar da gözlüyorlar. |
| Ali Bulaç | : | Öyleyse sen gözleyip bekle; elbette onlar da gözleyip bekliyorlar. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Artık (onların helâkini) bekle; çünkü onlar (senin helâkini) bekliyorlar. |
| Bekir Sadak | : | (58-59) Biz, ogut alirlar diye, Kuran'i senin dilinde indirerek kolayca anlasilmasini sagladik. Sen bekle, onlar da beklemektedirler. * |
| Celal Yıldırım | : | O halde bekle, onlar da bekliyorlar. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (58-59) Biz, öğüt alırlar diye, Kuran'ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler. |
| Diyanet Vakfi | : | (Yine de inanmayanların başlarına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler. |
| Edip Yüksel | : | Öyleyse bekle; onlar da beklemektedirler. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | O halde gözet çünkü onlar gözetiyorlar |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | O halde gözet, çünkü onlar da gözetiyorlar. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Artık sen onların başlarına gelecekleri bekle! Çünkü onlar da bekleyip durmaktadırlar. |
| Fizilal-il Kuran | : | Öyleyse bekle, onlar da beklemektedirler. |
| Gültekin Onan | : | Öyleyse sen gözleyip bekle; elbette onlar da gözleyip bekliyorlar. |
| Hasan Basri Çantay | : | Artık (onların başına inecek azâbı) gözetle. Çünkü onlar (senin felâketini) bekleyicidirler. |
| Hayrat Neşriyat | : | O hâlde (eğer dinlemezlerse, onların helâkini) gözetle; doğrusu onlar da (senin başına bir şey gelmesini) gözetleyicidirler. |
| İbni Kesir | : | Öyleyse bekle, onlar da beklemektedirler. |
| Muhammed Esed | : | Öyleyse (geleceğin ne getireceğini) bekle! Unutma, onlar da bekliyorlar. |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Artık gözet, şüphe yok ki, onlar gözeticilerdir. |
| Ömer Öngüt | : | Öyle ise bekle, onlar da beklemektedirler. |
| Şaban Piriş | : | O halde bekle zaten onlar da bekliyorlar. |
| Suat Yıldırım | : | O halde neticeyi bekle! Zaten onlar da senin başına bir felaket gelmesini can atarak beklemektedirler. |
| Süleyman Ateş | : | Biraz bekle, onlar da beklemektedirler (yakında başlarına neler geleceğini göreceklerdir). |
| Tefhim-ul Kuran | : | Öyleyse sen gözleyip bekle; gerçekten onlar da gözleyip beklemekte olanlardır. |
| Ümit Şimşek | : | Artık neticeyi bekle; onlar da bekliyorlar. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Artık, beklemeye geç! Çünkü onlar da beklemekteler. |