Anasayfa    Bize ulaşın    Kuran Meallerini Mukayese Et (Masaüstü program versiyonu)  
 

Kur'an-ı Kerim'in Lafzı ve Ruhu
www.kuranmeali.org Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.

"Hidayeti Gizlemeyin! Gizletmeyin" başlıklı İhtarlarımıza ulaşın
Anket sonuçlarımıza ulaşın!
Kur'an-ı Kerim'e aykırı bir çok hurafe İslam dininde yeri varmış şeklinde kabul görmekte ve toplumumuza öğretilmektedir. Bu hurafeleri tanımak ve çevrenizi uyarmak için anket sonuçlarımızı mutlaka inceleyiniz.

KuranMeali.Org Anketleri
Sitemizi bilgisayarınıza yükleyin!
Kuran Meallerini Kıyasla Masaüstü versiyonu kullanımınıza açılmıştır. Sağ sütundan "masaüstü Kuran Meallerini Kıyasla" programını bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz.

Kuran Meallerini Kıyasla v2.1.1 masaüstü versiyonu

Kur'ân-ı Kerim » 44 / DUHÂN - 39
Sonraki Ayet : http://www.kuranmeali.org/44/duhan_suresi/40.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Ayetin Tefsiri : "DUHÂN suresi, 39. ayeti" tefsiri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59

مَا خَلَقْنَاهُمَا إِلَّا بِالْحَقِّ وَلَكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Mâ halaknâhumâ illâ bil hakkı ve lâkinne ekserehum lâ ya’lemûn(ya’lemûne).

1.mâ halaknâ-humâ: biz o ikisini yaratmadık
2.illâ: den başka, sadece
3.bi el hakkı: hak ile
4.ve lâkinne: ve lâkin, fakat
5.eksere-hum: onların çoğu
6.lâ ya'lemûne: bilmezler

İmam İskender Ali Mihr :İkisini de haktan başka bir şey ile yaratmadık (ikisini de hak ile yarattık). Ve lâkin onların çoğu bilmezler.
Diyanet İşleri:Biz onları ancak hak ve hikmete uygun olarak yarattık. Ama onların çoğu bilmiyorlar.
Abdulbaki Gölpınarlı:Biz onları, ancak gerçek olarak yarattık ve fakat çoğu bilmez.
Adem Uğur:Onları sadece gerçek bir sebeple yarattık. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.
Ahmed Hulusi:Biz onları yalnızca Hak (Esmâ özelliklerimizin açığa çıkışı) olarak yarattık! Ne var ki onların çoğunluğu (bu hakikati) bilmezler.
Ahmet Tekin:Onları, ancak haklı bir gerekçe ile hikmete dayalı olarak hesaplı bir düzen içinde yarattık. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Ahmet Varol: Biz onları ancak hak üzere yarattık. Ama onların çoğu bilmezler.
Ali Bulaç:Biz onları yalnızca hak ile yarattık. Ancak onların çoğu bilmezler.
Ali Fikri Yavuz:Ancak bunları (iman ve itaatı gerektiren) hak için yarattık; fakat onların, (Mekke kâfirlerinin) çoğu bilmezler.
Bekir Sadak:Biz onlari, ancak ve ancak gerektigi gibi yarattik, ama insanlarin cogu bilmezler.
Celal Yıldırım:Biz, ikisini de ancak hakk ile yarattık, ne var ki onların çoğu bilmezler.
Diyanet İşleri (eski):Biz onları, ancak ve ancak gerektiği gibi yarattık, ama insanların çoğu bilmezler.
Diyanet Vakfi:Onları sadece gerçek bir sebeple yarattık. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.
Edip Yüksel:Biz onları ancak belli bir amaca göre yarattık. Ne var ki onların çoğu bilmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır:İkisini de ancak hak sebebiyle yarattık ve lâkin pek çokları bilmezler
Elmalılı (sadeleştirilmiş):ikisini de ancak hak ve hikmetle yarattık. Fakat pek çokları bilmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2):Biz onları hak ve hikmetle yarattık. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Fizilal-il Kuran:Onları sadece hak ilkesine dayalı olarak yarattık. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.
Gültekin Onan:Biz onları yalnızca hak ile yarattık. Ancak onların çoğu bilmezler.
Hasan Basri Çantay:Biz bunları hakkın ikaamesine sebeb olmakdan başka (bir hikmetle) yaratmadık. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.
Hayrat Neşriyat: Onları ancak hak ile yarattık; fakat onların çoğu bilmiyorlar.
İbni Kesir:Biz; onları, ancak hak ile yarattık. Ne var ki onların çoğu, bilmezler.
Muhammed Esed:Bunların hiç birini (deruni bir) hakikatten yoksun yaratmış değiliz ama çoğu bunu anlamaz.
Ömer Nasuhi Bilmen:İkisini de yaratmadık, ancak Hakk'a mukarin olarak yarattık, fakat onların birçokları bilmezler.
Ömer Öngüt:Biz onları ancak hak olmak üzere yarattık. Fakat onların çoğu bilmezler.
Şaban Piriş:Onları ancak hak ile yarattık. Fakat, onların çoğu bilmez.
Suat Yıldırım:Evet, onları hak ve hikmetle, ciddî maksat ve gayelerle yarattık, ama onların çoğu bunu anlamazlar.
Süleyman Ateş:Onları sadece gerçek bir sebeple, (hikmetli bir gâye ile) yarattık. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.
Tefhim-ul Kuran:Biz onları yalnızca hak ile yarattık. Ancak onların çoğu bilmezler.
Ümit Şimşek:Biz onları ancak hak ve hikmetle yarattık; lâkin çokları bunu bilmiyor.
Yaşar Nuri Öztürk:İkisini de, sadece gerçeği göstermek üzere yarattık. Ama onların çokları bilmiyorlar.

İsim
e-posta
Kur'ân-ı Kerim'e göre Sırat-ı Mustakîm nedir?
 Doğru yoldur
 Allah'a istikametlenmiş (Allah'a ulaştıran) yoldur
 Cennet ve Cehennemi birleştiren köprüdür

1.140 kişi oy verdi.
Sonuçları göster
         
  • "Kur'ân'daki Hidayet" insan ruhunun ölmeden evvel Allah'a ulaşmasıdır.
  • Sahte Kur'an Meallerine dikkat - Türk-İslam Alemine Uyarı!
  • Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye'deki bütün Kur'an Meali yazarları hidayeti bilerek mi gizliyor?

  • Bakara 120. ayet
    Ali İmran 73. ayet
    Nisa 175. ayet
    Rad 21. ayet
    Rad 27. ayet
    Rum 31. ayet
    Enfal 29. ayet
    Şura 13.ayet
    Secde 9. ayet
    Telif bilgisi : Bu sitede yayınlanan her türlü bilgi ve döküman kaynak gösterilerek veya göstermeksizin kullanılabilir.
      Anasayfa    Bize ulaşın