Ve mâ yetîhim min nebîyin illâ kânû bihî yestehziûn(yestehziûne).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Ve onlara hiçbir peygamber gelmez ki (gelmemiştir ki), onunla alay etmiş olmasınlar. |
| Diyanet İşleri | : | (Onlar da) kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Ve hiçbir peygamber gelmedi onlara ki onunla alay etmesinler. |
| Adem Uğur | : | Onlar, kendilerine gelen her peygamberi mutlaka alaya alırlardı. |
| Ahmed Hulusi | : | Onlara bir Nebi geldiğinde, mutlaka onun getirdikleriyle alay ederlerdi. |
| Ahmet Tekin | : | Onlar, kendilerine gelen her peygamberi, ille de alaya alıyorlardı. |
| Ahmet Varol | : | Onlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki onunla alay etmesinler. |
| Ali Bulaç | : | Onlara bir peygamber gelmeyiversin, mutlaka onunla alay ederlerdi. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Onlara her peygamber geldikçe, muhakkak onunla alay ederlerdi. |
| Bekir Sadak | : | Kendilerine gelen her peygamberi onlar mutlaka alaya alirlardi. |
| Celal Yıldırım | : | Ama onlara ne kadar bir peygamber geldiyse, mutlaka onu alaya alıp eğlendiler. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | Kendilerine gelen her peygamberi onlar mutlaka alaya alırlardı. |
| Diyanet Vakfi | : | Onlar, kendilerine gelen her peygamberi mutlaka alaya alırlardı. |
| Edip Yüksel | : | Fakat, kendilerine giden her peygamberle alay ettiler. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Hiçbir Peygamber de gelmiyordu ki kendilerine onunla mutlak eğlenmesinler. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | kendilerine hiçbir peygamber gelmiyordu ki, onunla kesinkes eğlenmesinler. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Onlar kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı. |
| Fizilal-il Kuran | : | Onlar, kendilerine gelen her peygamberi mutlaka alaya alırlardı. |
| Gültekin Onan | : | Onlara bir peygamber gelmeyiversin, mutlaka onunla alay ederlerdi. |
| Hasan Basri Çantay | : | Onlar da, kendilerine bir peygamber gelmeye dursun, ille onunla istihza ederlerdi. |
| Hayrat Neşriyat | : | Fakat onlara ne zaman bir peygamber gelse, mutlaka onunla alay ediyorlardı. |
| İbni Kesir | : | Kendilerine bir peygamber gelmeyedursun mutlaka onunla alay ederlerdi. |
| Muhammed Esed | : | Ama onlara hiçbir peygamber gelmedi ki o'nunla alay etmiş olmasınlar; |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Onlara bir peygamber gelmiş olmazdı ki, illâ onunla istihzâ eder olmuşlardı. |
| Ömer Öngüt | : | Kendilerine ne zaman bir peygamber gelse, mutlaka onu alaya alırlardı. |
| Şaban Piriş | : | Onlara hiçbir peygamber gelmedi ki onunla alay etmiş olmasınlar. |
| Suat Yıldırım | : | Onlara hiçbir nebî gelmedi ki onunla alay etmiş olmasınlar. |
| Süleyman Ateş | : | Onlara hiçbir peygamber gelmezdi ki mutlaka onunla alay etmesinler. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Onlara bir peygamber gelmeyiversin, mutlaka onunla alay ederlerdi. |
| Ümit Şimşek | : | Onlara hangi peygamber geldiyse alaya aldılar. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Onlara bir peygamber geldiğinde mutlaka onunla alay ediyorlardı. |