İnnâ cealnâhu kur’ânen arabiyyen leallekum ta’kılûn(ta’kılûne).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Muhakkak ki Biz, O'nu Arapça Kur'ân kıldık. Umulur ki böylece akıl edersiniz. |
| Diyanet İşleri | : | (2-3) Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Şüphe yok ki biz, akıl edesiniz, anlayasınız diye Kur'ân'ı Arap diliyle meydana getirdik. |
| Adem Uğur | : | Biz, anlayıp düşünmeniz için onu Arapça bir Kur'an kıldık. |
| Ahmed Hulusi | : | Kesinlikle biz Onu Arapça bir Kur'ân olarak meydana getirdik, tâ ki (anlayıp) aklınızı kullanarak (değerlendiresiniz)! |
| Ahmet Tekin | : | Biz Kur’ân’ı bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, açık, edebî, Arapça, okunan bir kitap halinde planlayıp hazırlayarak açıkladık. Umulur ki, aklınızı kullanarak anlarsınız. |
| Ahmet Varol | : | Olur ki akıl edersiniz diye onu Arapça bir Kur'an kıldık. |
| Ali Bulaç | : | Gerçekten Biz onu, belki aklınızı kullanırsınız diye Arapça bir Kur'an kıldık. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Biz onu, anlayasınız diye, Arabca bir Kur’an yaptık. |
| Bekir Sadak | : | (2-3) Apacik Kitap'a and olsun ki, akledesiniz diye Kuran'i arapca okunan bir Kitap kilmisizdir. |
| Celal Yıldırım | : | Biz, aklınızı kullanırsınız diye Arapça bir Kur'ân indirdik. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (2-3) Apaçık Kitap'a and olsun ki, akledesiniz diye Kuran'ı Arapça okunan bir Kitap kılmışızdır. |
| Diyanet Vakfi | : | (2-3) Apaçık Kitab'a andolsun ki biz, anlayıp düşünmeniz için onu Arapça bir Kur'an kıldık. |
| Edip Yüksel | : | Anlamanız için onu kusursuz bir dile sahip bir Kuran yaptık. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Hakkâ biz onu Arabî olarak okunacak bir Kur'an kıldık ki akıl irdiresiniz |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Doğrusu, Biz onu Arapça olarak okunacak bir Kur'an yaptık ki akıl erdiresiniz. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | (2-3) Apaçık kitaba andolsun ki biz onu iyice anlayasınız diye Arapça bir Kur'an yaptık. |
| Fizilal-il Kuran | : | Düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur'an yaptık. |
| Gültekin Onan | : | Gerçekten biz onu Arapça bir Kuran kıldık ki akledesiniz. |
| Hasan Basri Çantay | : | Hakıykat biz onu, (Onun manâlarını) anlayasınız diye, Arabca bir Kur'an yapdık. |
| Hayrat Neşriyat | : | (2-3) Apaçık beyân eden Kitâb’a and olsun ki, şübhesiz biz, (anlayıp) akıl erdiresiniz diye onu Arabca bir Kur’ân kıldık. |
| İbni Kesir | : | Düşünüp anlayasınız diye gerçekten Biz, onu arabça bir Kur'an kılmışızdır |
| Muhammed Esed | : | Onu, düşünüp kavrayabilmeniz için Arapça bir hitabe yaptık. |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Muhakkak Biz onu bir Arapça Kur'an kıldık, umulur ki, siz akıl erdirirsiniz. |
| Ömer Öngüt | : | Muhakkak ki biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir Kur'an kılmışızdır. |
| Şaban Piriş | : | Biz onu anlayasınız diye Arapça okuma/Kur’an kıldık. |
| Suat Yıldırım | : | Biz düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur’ân olarak indirdik. |
| Süleyman Ateş | : | Biz, düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur'ân yaptık. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Gerçekten biz onu, belki aklınızı kullanırsınız diye Arapça bir Kur'an kıldık. |
| Ümit Şimşek | : | Düşünüp anlamanız için Biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Biz onu akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an yaptık. |