كَذَلِكَ يُوحِي إِلَيْكَ وَإِلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِكَ اللَّهُ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Kezâlike yûhî ileyke ve ilellezîne min kablikellâhul azîzul hakîm(hakîmu).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Azîz ve Hakîm olan Allah, işte böyle, sana ve senden öncekilere vahyeder. |
| Diyanet İşleri | : | (Ey Muhammed!) Mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah, sana ve senden öncekilere işte böyle vahyeder. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | İşte böyle vahyetmededir sana ve senden öncekilere o üstün, o hüküm ve hikmet sâhibi Allah. |
| Adem Uğur | : | Azîz ve hakîm olan Allah, sana ve senden öncekilere işte böyle vahyeder. |
| Ahmed Hulusi | : | Aziyz ve Hakiym olan Allâh, sana ve senden öncekilere böylece vahyeder! |
| Ahmet Tekin | : | İzzet, kudret ve hikmet sahibi, hükümran olan Allah, hurûf-ı mukattaaları ve sûreleri sana, geçmiş kutsal kitaplardaki benzerlerini, senden önceki peygamberlere vahyettiği gibi, Kur’ân’ı sana vahyetmeye devam ediyor. |
| Ahmet Varol | : | Güçlü ve hakim Allah sana ve senden öncekilere işte böyle vahyetmektedir. |
| Ali Bulaç | : | O, Aziz ve Hakim olan Allah, sana ve senden öncekilere böyle vahyetmektedir. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Azîz, Hakim olan Allah, sana ve senden evvelki peygamberlere böyle (manalar) vahyediyor. |
| Bekir Sadak | : | Guclu olan, Hakim olan Allah, sana da, senden oncekilere de soylece vahyeder. |
| Celal Yıldırım | : | O çok üstün, çok güçlü yegâne hikmet sahibi Allah, böylece hem sana, hem senden öncekilere vahyeder. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | Güçlü olan, Hakim olan Allah, sana da, senden öncekilere de böyle vahyeder. |
| Diyanet Vakfi | : | Azîz ve hakîm olan Allah, sana ve senden öncekilere işte böyle vahyeder. |
| Edip Yüksel | : | Üstün ve Bilge olan ALLAH sana ve senden öncekilere böyle vahyeder. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | İşte böyle vahiy veriyor sana -senden evvelkilere de- Allah, o, azîz, hakîm. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | O güçlü, hikmet sahibi Allah sana, senden öncekilere de işte böyle vahyediyor. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Ey Muhammed! Çok güçlü hüküm ve hikmet sahibi olan Allah sana da senden öncekilere de böylece vahyeder. |
| Fizilal-il Kuran | : | O üstün iradeli ve her yaptığını bir hikmete göre yapan Allah, sana ve senden önceki peygamberlere böyle vahyeder. |
| Gültekin Onan | : | O Aziz ve Hakim olan Tanrı, sana ve senden öncekilere böyle vahyetmektedir. |
| Hasan Basri Çantay | : | O mutlak gaalib, O hukûm ve hikmet saahibi Allah sana da, senden evvelkilere de işte böyle vahyeder. |
| Hayrat Neşriyat | : | Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen), Hakîm (her işi hikmetli olan) Allah, sana ve senden öncekilere işte böyle vahyeder! |
| İbni Kesir | : | Aziz, Hakim olan Allah sana da, senden öncekilere de böyle vahyeder. |
| Muhammed Esed | : | Kudret ve hikmet sahibi olan Allah, (ey Muhammed) sana ve senden öncekilere (hakikati) şöyle vahyetti: |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | İşte böyle vahyediyor. Sana ve senden evvel olanlara o azîz, hakîm olan Allah. |
| Ömer Öngüt | : | Azîz ve hikmet sahibi olan Allah sana da senden öncekilere de işte böyle vahyeder. |
| Şaban Piriş | : | İşte böyle vahyediyor sana ve senden öncekilere, Aziz ve hakim olan Allah! |
| Suat Yıldırım | : | (O üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibi) azîz ve hakîm olan Allah, böylece sana da, senden önceki resullere de buyruklarını vahyeder. |
| Süleyman Ateş | : | O aziz ve hakim olan Allâh, sana ve senden öncekilere böyle vahyeder: |
| Tefhim-ul Kuran | : | O, Aziz ve Hakim olan Allah, sana ve senden öncekilere böyle vahyetmektedir. |
| Ümit Şimşek | : | Kudreti herşeye üstün olan ve hikmeti herşeyi kuşatan Allah, sana ve senden öncekilere böyle vahyeder. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | İşte böyle vahyeder sana ve senden öncekilere Azîz ve Hakîm olan Allah! |