E fe men hakka aleyhi kelimetul azâb(azâbi), e fe ente tunkızu men fîn nâr(nâri).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Öyleyse bir kimse, üzerine azap sözünü hakettiği taktirde sen, ateşte olanı kurtarabilir misin? |
| Diyanet İşleri | : | Hakkında azap sözü (hükmü) gerçekleşenler, hiç onlar gibi olur mu? Cehennemlikleri sen mi kurtaracaksın? |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Ya azap hükmünü hak edene ne dersin? Sen mi cehennemde bulunanı kurtaracaksın? |
| Adem Uğur | : | (Resûlüm!) Hakkında azap hükmü gerçekleşmiş kimseyi ve ateşte olanı sen mi kurtaracaksın! |
| Ahmed Hulusi | : | Yanan kimseyi sen mi kurtaracaksın, azap çekmesi için varolmuş (şakî) ise? |
| Ahmet Tekin | : | Hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, sana ve Kur’ân’a itibar etmediği için, hakkında cezalandırılma hükmü, gerekçeli, haklı olarak kesinleşmiş kimse böyle midir? Ateşteki, Cehennemdeki kimseyi sen mi kurtaracaksın? |
| Ahmet Varol | : | Hakkında (azab) söz(ü) hak olmuş olanı; ateşte olanı sen mi kurtaracaksın? |
| Ali Bulaç | : | Azab sözü kendisi üzerinde hak olmuş kimse mi (onlarla bir tutulur)? Ateşte olanı artık sen mi kurtaracaksın? |
| Ali Fikri Yavuz | : | Artık (Allah’ın ilim ve takdirinde) üzerine azab vacib olmuş o ateşteki kimseyi, sen mi kurtaracaksın? (Ey Rasûlüm, buna kimsenin gücü yetmez). |
| Bekir Sadak | : | Hakkinda azap sozu gerceklesmis kimseyi, ateste olani sen mi kurtaracaksin? |
| Celal Yıldırım | : | (Ey Peygamber!) Aleyhine azâb hükmü gerçekleşmiş kimseyi, ateşte olan kimseyi sen mi kurtaracaksın ?! |
| Diyanet İşleri (eski) | : | Hakkında azap sözü gerçekleşmiş kimseyi, ateşte olanı sen mi kurtaracaksın? |
| Diyanet Vakfi | : | (Resûlüm!) Hakkında azap hükmü gerçekleşmiş kimseyi ve ateşte olanı sen mi kurtaracaksın! |
| Edip Yüksel | : | Azap sözünü hakedenlere gelince, sen ateştekini kurtarabilir misin? |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Ya üzerine «kelime-i azâb» hakk olmuş kimse de mi? Artık o ateşteki kimseyi sen mi çıkaracaksın? |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Ya üzerine azap hükmü sabit olan kimse de mi (böyledir)? Artık o ateşteki kimseyi sen mi çıkaracaksın? |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Ya üzerine azab kelimesi hak olmuş kimse de mi (böyledir)? Artık o ateşteki kimseyi sen mi çıkaracaksın? |
| Fizilal-il Kuran | : | Hakkında azab hükmü kesinleşmiş, ateşte olan kimseyi sen mi kurtaracaksın? |
| Gültekin Onan | : | Azab sözü kendisi üzerinde hak olmuş kimse mi (onlarla bir tutulur)? Ateşte olanı artık sen mi kurtaracaksın? |
| Hasan Basri Çantay | : | Kendisine azâb hükmü hak olmuş kimseyi, (bu yüzden) ateşde bulunan kişiyi artık sen mi kurtaracaksın (Habîbim)? |
| Hayrat Neşriyat | : | O hâlde üzerine azab sözü hak olmuş kimseyi, (ve) bu sebeble o ateşte bulunan kişiyi sen mi kurtaracaksın? |
| İbni Kesir | : | Hakkında azab hükmü gerçekleşmiş kimseyi mi? Ateşte olanı sen mi kurtaracaksın? |
| Muhammed Esed | : | Peki, ya (Allah'ın) azabına çarpılmış olan kimse(yi insanlar kurtarabilir) mi? Ateşi hak eden kimseyi sen kurtarabilir misin? |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Ya üzerine azap kelimesi hak olmuş kimseyi mi, ateş içinde bulunan şahsı mı sen kurtaracaksın? |
| Ömer Öngüt | : | Hakkında azap hükmü hak olmuş kimseyi ve ateşte olanı sen mi kurtaracaksın? |
| Şaban Piriş | : | Hakkında azap verilen kimseyi sen mi ateşten kurtaracaksın? |
| Suat Yıldırım | : | Hakkında azap hükmü kesinleşmiş kimseyi, ateşte olan kimseyi sen mi kurtaracaksın? |
| Süleyman Ateş | : | Üzerine azâb kararı hak olanı mı, sen ateşte bulunanı mı kurtaracaksın? |
| Tefhim-ul Kuran | : | Azab sözü kendisi üzerinde hak olmuş kimse mi (onlarla bir tutulur)? Ateşte olanı artık sen mi kurtaracaksın? |
| Ümit Şimşek | : | Azap vaadini hak etmiş olan kimseye gelince, ateşe girmiş olanı sen mi kurtaracaksın? |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Üzerine azap sözü hak olanı, ateşe dalmış olanı sen mi kurtaracaksın? |