Ve le talemunne nebeehu ba’de hîn(hînin).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Ve onun haberini bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz. |
| Diyanet İşleri | : | “Onun haberlerinin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.” |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Onun doğruluğunu, bir müddet sonra mutlaka bilip anlayacaksınız. |
| Adem Uğur | : | Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra çok iyi öğreneceksiniz. |
| Ahmed Hulusi | : | "Onun ne olduğunu bir süre sonra (ölüm anında) elbette anlayacaksınız!" |
| Ahmet Tekin | : | 'Onun verdiği haberin doğruluğunu, Kur’ân’a sahiplenenlerin hâkimiyetini, ilgisiz kalanların hata ettiğini, bir müddet sonra mutlaka öğreneceksiniz.' |
| Ahmet Varol | : | Onun haberini bir süre sonra muhakkak bileceksiniz. |
| Ali Bulaç | : | "Gerçekten onun haberini bir zaman sonra öğreneceksiniz." |
| Ali Fikri Yavuz | : | Muhakkak onun haberini (verdiği haberlerin doğruluğunu) bir zaman sonra, (öldükten sonra) bileceksiniz. |
| Bekir Sadak | : | «nun verdigi haberin dogrulugunu bir zaman sonra ogreneceksiniz."* |
| Celal Yıldırım | : | Onun verdiği haberlerin (doğru çıkacağını) bir süre sonra mutlaka bilip anlayacaksınız. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | 'Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra öğreneceksiniz.' |
| Diyanet Vakfi | : | Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra çok iyi öğreneceksiniz. |
| Edip Yüksel | : | 'Ve onun haberlerini bir süre sonra öğreneceksiniz.' |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Ve her halde onun haberini bir zaman sonra bileceksiniz |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Ve herhalde onun haberini bir zaman sonra bileceksiniz.» |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | «Herhalde onun haberini bir zaman sonra bileceksiniz.» |
| Fizilal-il Kuran | : | Onun haberlerinin doğruluğunu bir süre sonra gayet iyi anlayacaksınız. |
| Gültekin Onan | : | "Gerçekten onun haberini bir zaman sonra öğreneceksiniz." |
| Hasan Basri Çantay | : | «Her halde onun mühim haberini bir zaman sonra (hepiniz) bileceksiniz». |
| Hayrat Neşriyat | : | 'Ve onun haberini bir zaman sonra mutlaka bileceksiniz.' |
| İbni Kesir | : | Onun haberini bir müddet sonra öğreneceksiniz. |
| Muhammed Esed | : | Ve onun anlamını bir süre sonra mutlaka kavrayacaksınız!" |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | (87-88) «O (Kur'an) başka değil, bütün âlemler için bir mev'izedir. Ve andolsun ki, onun haber verdiğini bir müddet sonra elbette bilmiş olacaksınız.» |
| Ömer Öngüt | : | Onun verdiği haberin doğruluğunu bir müddet sonra muhakkak bileceksiniz. |
| Şaban Piriş | : | Onun haberini bir süre sonra öğreneceksiniz. |
| Suat Yıldırım | : | Onun verdiği haberin doğruluğunu bir süre sonra siz de pek iyi öğrenirsiniz." |
| Süleyman Ateş | : | Bir süre sonra "Onun haberi(nin doğruluğu)nu gâyet iyi bileceksiniz!" |
| Tefhim-ul Kuran | : | «Gerçekten onun haberini bir zaman sonra öğreneceksiniz.» |
| Ümit Şimşek | : | Onun verdiği haberin gerçek olduğunu bir süre sonra siz de öğreneceksiniz. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Yemin olsun, bir süre sonra onun haberini bileceksiniz. |