Lâ yessemmeûne ilel meleil a’lâ ve yukzefûne minkulli cânib(cânibin).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Melei A'lâ'ya kulak verip dinleyemezler ve her taraftan atılırlar (kovulurlar). |
| Diyanet İşleri | : | (8-9) Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | En yüce melekler topluluğunun sözlerini duyamazlar ve her yandan sürülüp kovulurlar. |
| Adem Uğur | : | Onlar, artık mele-i a'lâ'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar. |
| Ahmed Hulusi | : | (O şeytanlar) Mele-i Âlâ'yı dinleyemezler ve her taraftan şiddetle defedilirler! |
| Ahmet Tekin | : | Onlar yüce melekler meclisini dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar. |
| Ahmet Varol | : | Onlar yüce topluluğu (mele-i a'layı) dinleyemezler ve her yandan atılırlar. |
| Ali Bulaç | : | Ki onlar, Mele-i A'la'ya kulak verip dinleyemezler, her yandan kovulup atılırlar; |
| Ali Fikri Yavuz | : | O şeytanlar, melekler topluluğunun kelâmını dinleyemezler, her taraftan koğulup atılırlar. |
| Bekir Sadak | : | (8-9) Onlar yuce alemi asla dinleyemezler. Her yonden kovularak atilirlar. Onlara surekli bir azap vardir. |
| Celal Yıldırım | : | Mele-i A'lâ'ya kulak verip dinleyemezler ve her yandan atılıp itilip kovulurlar. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (8-9) Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır. |
| Diyanet Vakfi | : | Onlar, artık mele-i a'lâ'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar. |
| Edip Yüksel | : | Yüce topluluğu dinleyemezler; her yandan atılırlar. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Onlar mele-i a'lâyı dinleyemezler, tard için her taraftan sıkıya tutulurlar. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | (8-9) Onlar yüce meclisi dinleyemezler. Kovulmak için her taraftan sıkıya (ateşe, mermiye) tutulurlar. Onlara ayrılmaz bir azap vardır. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Onlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar. |
| Fizilal-il Kuran | : | O şeytanlar, yüce alemi (Mele-i A'la'yı) dinleyemezler; her yandan kendilerine mermi gibi yıldızlar atılır. |
| Gültekin Onan | : | Ki onlar, Mele-i A'la'ya kulak verip dinleyemezler, her yandan kovulup atılırlar; |
| Hasan Basri Çantay | : | (8-9) Ki onlar «Mele'-i a'lâ» ya kulak verib dinleyemezler, her yandan koğularak atılırlar. Onlar için (âhiretde de) ardı arası kesilmez bir azâb vardır. |
| Hayrat Neşriyat | : | (8-9) (O şeytanlar, artık) mele-i a'lâyı (semâdaki melekleri) dinleyemezler ve her taraftan kovularak (alevli yıldızlarla) taşlanırlar ve onlar için devamlı bir azab vardır. |
| İbni Kesir | : | Onlar Mele-i Ala'yı dinleyemezler ve her yönden sürülerek atılırlar. |
| Muhammed Esed | : | (ki) onlar, (o bilinmeyeni bilmek isteyenler,) yüce sakinler topluluğuna kulak veremesinler ve her taraftan kovulup sürülsünler, |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Onlar en yüksek bir cemaati (sözlerine kulak vererek) dinleyemezler ve her taraftan kovulup atılırlar. |
| Ömer Öngüt | : | Onlar Mele-i âlâ'ya kulak verip, olup bitenleri aslâ dinleyemezler. (Dinlemeye kalkışsalar) her yönden sürülüp atılırlar. |
| Şaban Piriş | : | Onlar, yüce alemi işitemezler, her yandan kovulurlar. |
| Suat Yıldırım | : | Onlar Mele-i Âla’ya yükselip dinleyemezler ve her taraftan bombardımana tutulurlar. |
| Süleyman Ateş | : | O (şeyta)nlar mele-i A'lâyı (yüce melekler topluluğunu) dinleyemezler; her yandan kendilerine (ışınlar) atılır. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Ki onlar, Mele-i Alâ'ya kulak verip dinleyemezler ve onlar her yandan kovulur atılırlar; |
| Ümit Şimşek | : | Onlar yüce âlemleri dinleyemezler; çünkü taşlanırlar. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Onlar ne kadar çırpınsalar da o yüce konseyi dinleyemezler. Ve her taraftan atışa tutulurlar; |