İnnâ zeyyennes semâed dunyâ bi zîynetinil kevâkib(kevâkibi).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Muhakkak ki Biz; dünya semasını, yıldızları ziynet kılarak süsledik. |
| Diyanet İşleri | : | Biz, en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Şüphe yok ki biz, yakın göğü ziynetlerle bezedik. |
| Adem Uğur | : | Biz yakın göğü, bir süsle, yıldızlarla süsledik. |
| Ahmed Hulusi | : | Muhakkak ki biz, o Dünya semâsını gezegenler ile zinetlendirdik. |
| Ahmet Tekin | : | Biz dünya semâsını, zinetlerle, yıldızlarla, gezegenlerle süsledik. |
| Ahmet Varol | : | Şüphesiz biz en yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsledik. |
| Ali Bulaç | : | Şüphesiz biz dünya göğünü 'çekici bir süsle', yıldızlarla süsleyip donattık. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Gerçekten biz, en aşağıda olan gökyüzünü, yıldızlardan ibaret bir süsle donattık. |
| Bekir Sadak | : | suphesiz Biz, yakin gogu bir susle, yildizlarla susledik. |
| Celal Yıldırım | : | Şüphesiz ki biz Dünya semâsını (veya en yakın semâyı) yıldızlarla süsledik. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | Şüphesiz Biz, yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsledik. |
| Diyanet Vakfi | : | Biz yakın göğü, bir süsle, yıldızlarla süsledik. |
| Edip Yüksel | : | Biz en aşağıdaki göğü gezegenler ile süsleyip, |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Bakınız biz o Dünya Semayı (o yakın Göğü) bir ziynetle donattık; kevakib. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Bakınız Biz o dünya göğünü (yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla donattık. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Gerçekten biz dünya göğünü (o yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla süsledik. |
| Fizilal-il Kuran | : | Bize en yakın göğü, bir süsle ve yıldızlarla süsledik. |
| Gültekin Onan | : | Şüphesiz biz dünya göğünü 'çekici bir süsle', yıldızlarla süsleyip donattık. |
| Hasan Basri Çantay | : | Hakîkat biz (size) en yakın göğü bir zînetle, yıldızlarla (donatıp) süsledik. |
| Hayrat Neşriyat | : | Şübhesiz ki biz, en yakın göğü (dünya semâsını) bir ziynetle, yıldızlarla süsledik. |
| İbni Kesir | : | Doğrusu Biz; dünya göğünü bir süsle, yıldızlarla süsledik. |
| Muhammed Esed | : | Biz yeryüzüne en yakın gökleri yıldızların güzelliğiyle süsledik, |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | (6-7) Muhakkak ki, Biz yakın olan göğü ziynet ile yıldızlar ile bezedik. Ve hem her isyankar şeytandan muhafaza ettik. |
| Ömer Öngüt | : | Biz yakın göğü bir ziynetle, yıldızlarla süsledik. |
| Şaban Piriş | : | Biz, en yakın göğü yıldızlarla süsledik. |
| Suat Yıldırım | : | Biz yere en yakın semayı yıldızlarla süsledik. |
| Süleyman Ateş | : | Biz en yakın göğü bir zinetle, yıldızlarla süsledik. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Hiç şüphesiz, biz dünya göğünü 'çekici bir süsle', yıldızlarla süsleyip donattık. |
| Ümit Şimşek | : | Biz Dünya semâsını yıldızlardan süslerle donattık. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Biz o yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsleyip donattık. |