Ke enne hunne beydun meknûn(meknûnun).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Onlar muhafaza edilmiş (el değmemiş) yumurta gibidir. |
| Diyanet İşleri | : | Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Sanki kuş tüyleriyle örtülmüş yumurtalar. |
| Adem Uğur | : | Onlar, gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır. |
| Ahmed Hulusi | : | Sanki onlar (kendileri için) korunmuş yumurtalar (kuvvelerini açığa çıkarmada yardımcı objeler) gibidir. |
| Ahmet Tekin | : | Onlar gün yüzü görmemiş, el sürülmemiş yumurta gibi bembeyazdır. |
| Ahmet Varol | : | Onlar adeta örtülü yumurtalar gibidirler. |
| Ali Bulaç | : | Sanki onlar, saklı bir yumurta gibi (çarpıcı ve pürüzsüz). |
| Ali Fikri Yavuz | : | Sanki onlar (tüylerle örtülü kalıb toz toprak değmiyen) berrak yumurtalar gibidirler. |
| Bekir Sadak | : | (48-49) Yanlarinda, ortulu yumurta gibi (bembeyaz), bakislarini da yalniz eslerine cevirmis guzel gozluler vardir. |
| Celal Yıldırım | : | Sanki onlar(ın her biri) saklı bir yumurta (gibi pürüzsüz). |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (48-49) Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır. |
| Diyanet Vakfi | : | Onlar, gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır. |
| Edip Yüksel | : | Kornumuş yumurtalar gibidirler. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Sanki saklı yumurtalar |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurtalar gibidirler. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler. |
| Fizilal-il Kuran | : | Saklı yumurtalar gibi bembeyaz eşler. |
| Gültekin Onan | : | Sanki onlar, saklı bir yumurta gibi (çarpıcı ve pürüzsüz). |
| Hasan Basri Çantay | : | ki bunlar (kuş tüyleriyle) örtülüb saklanmış yumurtalar gibidir. |
| Hayrat Neşriyat | : | Sanki onlar (örtülüp saklanmış) toz toprak görmemiş (latîf bir rengi olan) yumurta gibidirler. |
| İbni Kesir | : | Sanki onlar, saklı bir yumurta gibidirler. |
| Muhammed Esed | : | gizlenmiş (deve kuşu) yumurtaları gibi (kusursuz) eşler. |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | (47-49) Kendisinde ne bir gâile vardır ve ne de onlar ondan sarhoş olacaklardır. Ve onların yanlarında irice gözlü, nazarlarını (kendilerine) tahsis etmiş zevceler de vardır. Sanki onlar, kapalı yumurtalardır. |
| Ömer Öngüt | : | Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler. |
| Şaban Piriş | : | Sanki onlar, saklı bir yumurta... |
| Suat Yıldırım | : | (48-49) Yanlarında, kocalarından başkasının yüzüne bakmayan, yumuşak bakışlı, güzel gözlü, gün yüzü görmemiş yumurtanın pembe beyaz renginde eşleri de olacaktır. |
| Süleyman Ateş | : | Saklı yumurta gibi bembeyaz eşler. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Sanki onlar, saklı bir yumurta gibi (çarpıcı ve pürüzsüz). |
| Ümit Şimşek | : | Saklı inciler gibi. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Korunmuş yumurtalar gibidir onlar. |