Kul neam ve entum dâhırûn(dâhırûne).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | "Evet ve siz (yeniden yaratıldığınız zaman) hor ve hakir olacaklarsınız." de. |
| Diyanet İşleri | : | De ki: “Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz).” |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | De ki: Evet ve siz hor hakir bir halde dirileceksiniz. |
| Adem Uğur | : | De ki: Evet, hem de hor ve hakir olarak (diriltileceksiniz). |
| Ahmed Hulusi | : | De ki: "Evet! Siz de boyun bükmüş zavallılar olarak (bâ's olunacaksınız). " |
| Ahmet Tekin | : | Onlara: 'Evet, sizler, hem de aşağılanarak, hakaret edilerek diriltileceksiniz.' de. |
| Ahmet Varol | : | De ki: 'Evet hem de küçük düşürülmüş olarak.' |
| Ali Bulaç | : | De ki: "Evet, üstelik boyun bükmüş kimseler olarak (diriltileceksiniz)." |
| Ali Fikri Yavuz | : | (Ey Rasûlüm), de ki: “- Hem hepiniz zelîl ve hakîr olarak (diriltileceksiniz).” |
| Bekir Sadak | : | De ki: «Evet hem de zelil ve hakir olarak.» |
| Celal Yıldırım | : | De ki: Evet, hem de aşağılanıp rüsvay olduğunuz halde... |
| Diyanet İşleri (eski) | : | De ki: 'Evet hem de zelil ve hakir olarak.' |
| Diyanet Vakfi | : | De ki: Evet, hem de hor ve hakir olarak (diriltileceksiniz). |
| Edip Yüksel | : | De ki, 'Evet, hem de horlanarak.' |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | De ki: evet, hem siz çok hor, hakîr olarak |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Deki: «Evet! Hem de çok aşağılanmış olarak!» |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | De ki: «Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak (dirileceksiniz).» |
| Fizilal-il Kuran | : | De ki; «Evet, hem de hor ve hakir olarak dirileceksiniz.» |
| Gültekin Onan | : | De ki: "Evet, üstelik boyun bükmüş kimseler olarak (diriltileceksiniz)." |
| Hasan Basri Çantay | : | Sen de ki: «Evet (diriltileceksiniz). Hem siz (hepiniz) hor ve hakıyr olarak». |
| Hayrat Neşriyat | : | (Ey Resûlüm!) De ki: 'Evet! Hem de siz zelîl kimseler olarak (diriltileceksiniz)!' |
| İbni Kesir | : | De ki: Evet, hem de hor ve hakir olarak. |
| Muhammed Esed | : | De ki: "Elbette, hem de en perişan ve zavallı şekilde!" |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | (18-21) De ki: «Evet. Ve sizler zeliller olarak haşrolunacaksınızdır.» Çünkü o bir sayhadan ibarettir, onlar o zaman hemen bakar dururlar. Ve derler ki: «Eyvah bizlere! İşte bu, ceza günü.» İşte bu, sizin o yalan sandığınız ayırmak günüdür. |
| Ömer Öngüt | : | De ki: "Evet, hem de hor ve hakir olarak!" |
| Şaban Piriş | : | De ki: -Evet, hem de hor ve hakir olarak! |
| Suat Yıldırım | : | De ki: "Evet, diriltilecek, hem de zelil ve perişan bir vaziyette diriltileceksiniz!" |
| Süleyman Ateş | : | De ki: "Evet siz aşağılanarak (diriltileceksiniz)!" |
| Tefhim-ul Kuran | : | De ki: «Evet, üstelik sizler boyun bükmüş kimseler olarak.» |
| Ümit Şimşek | : | De ki: Evet. Hem de horlanmış şekilde diriltileceksiniz. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | De ki: "Evet! Ve, siz de! Aşağılanmış, ezilmiş olarak." |