Kur'an-ı Kerim'in Lafzı ve Ruhu
www.kuranmeali.org Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.

"Hidayeti Gizlemeyin! Gizletmeyin" başlıklı İhtarlarımıza ulaşın
Hidayeti Gizleyenler Raporlarına ulaşın
Anket sonuçlarımıza ulaşın!
Kur'an-ı Kerim'e aykırı bir çok hurafe İslam dininde yeri varmış şeklinde kabul görmekte ve toplumumuza öğretilmektedir. Bu hurafeleri tanımak ve çevrenizi uyarmak için anket sonuçlarımızı mutlaka inceleyiniz.

KuranMeali.Org Anketleri
Sitemizi bilgisayarınıza yükleyin!
Kuran Meallerini Kıyasla Masaüstü versiyonu kullanımınıza açılmıştır. Sağ sütundan "masaüstü Kuran Meallerini Kıyasla" programını bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz.

Kuran Meallerini Kıyasla v2.1.1 masaüstü versiyonu
Kur'ân-ı Kerim » SÂFFÂT » 37/SÂFFÂT-104

Ayetin Tefsiri : "SÂFFÂT suresi, 104. ayeti" tefsiri

Sonraki Ayet : "SÂFFÂT suresi 104. ayet-i kerime meali"

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182

وَنَادَيْنَاهُ أَنْ يَا إِبْرَاهِيمُ

Ve nâdeynâhu en yâ ibrâhîm(ibrâhîmu).

1.ve nâdeynâ-hu en: ve biz ona nida ettik, seslendik
2.yâ ibrâhîmu: ey İbrâhîm


İmam İskender Ali Mihr: Ve ona "Ey İbrâhîm!" diye nida ettik (seslendik).
Abdulbaki Gölpınarlı: Ve biz, ona ey İbrâhim diye nidâ etmiştik.
Abdullah Parlıyan: kendisine seslendik: Ey İbrahim!
Adem Uğur: Biz ona: "Ey İbrahim!" diye seslendik.
Ahmed Hulusi: Biz Ona: "Ey İbrahim!" diye seslendik.
Ahmet Tekin: Ona: 'Ey İbrâhim!' diye seslendik.
Ahmet Varol: Ona şöyle seslendik: 'Ey İbrahim!
Ali Bulaç: Biz ona: "Ey İbrahim" diye seslendik.
Ali Fikri Yavuz: Biz de ona şöyle nida ettik: “- Ey İbrahîm!
Bayraktar Bayraklı: (104-105) Biz ona şöyle seslendik: “Ey İbrâhim! Sen kesinlikle rüyanı doğruladın. İşte biz, iyileri böyle ödüllendiririz.”
Bekir Sadak: (103-10) 5 Boylece ikisi de Allah' a teslimiyet gosterip, babasi oglunu alni uzerine yatirinca Biz: «Ey Ibrahim! Ruyayi gercek yaptin; iste biz iyi davrananlari boylece mukafatlandiririz» diye seslendik.
Celal Yıldırım: (104-105) Biz de Ona şöyle seslendik : Ey İbrâhim! Rüyayı cidden gerçekleşirdin. Şüphesiz biz, iyiliği, güzelliği, yararlı işleri huy edinenleri böyle mükâfatlandırırız.
Cemal Külünkoğlu: (103-105) Böylece ikisi de teslim olup (babası, İsmail'i kurban etmek için) onu alnı üzerine yatırdı. Biz de ona: “Ey İbrahim! Rüyanın hükmünü yerine getirdin (imtihanı kazandın)” dedik. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.”
Diyanet İşleri (eski): (103-105) Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: 'Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız' diye seslendik.
Diyanet Vakfi: (103-106) Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca: Ey İbrahim! Rüyayı gerçekleştirdin. Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Bu, gerçekten, çok açık bir imtihandır, diye seslendik.
Edip Yüksel: Kendisine, 'İbrahim!' diye seslendik,
Elmalılı Hamdi Yazır: Ve şöyle ona nida ettik: ya İbrahim!
Elmalılı (sadeleştirilmiş): Ve ona şöyle seslendik: «Ey İbrahim!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Biz de ona şöyle seslendik: «Ey İbrahim!»
Fizilal-il Kuran: Biz ona «Ey İbrahim» diye seslendik.
Gültekin Onan: Biz ona: "Ey İbrahim" diye seslendik.
Hasan Basri Çantay: (104-105) Biz ona: «Yâ Ibrâhîm, rü'yâna sadâkat gösterdin. Şübhesiz ki biz iyi hareket edenleri böyle mükâfatlandırırız» diye nida etdik.
Hayrat Neşriyat: (103-106) Böylece (ikisi de) teslîm olup (İbrâhîm) onu alnının bir tarafı (yere gelecek şekilde, yanı) üzerine yere yatırınca, artık ona: 'Ey İbrâhîm! Hakikaten rüyâya sadâkat gösterdin! İşte biz iyilik edenleri böyle mükâfâtlandırırız. Şübhesiz ki bu, gerçekten apaçık bir imtihandır!' diye seslendik.
İbni Kesir: Biz, ona şöyle seslendik: Ey İbrahim;
Kadri Çelik: Biz ona, “Ey İbrahim!” diye seslendik.
Muhammed Esed: kendisine seslendik: "Ey İbrahim,
Ömer Nasuhi Bilmen: Ve O'na: «Ya İbrahim!» diye nidâ ettik ki,
Ömer Öngüt: Biz ona: "Yâ İbrahim!" diye seslendik.
Şaban Piriş: -Ey İbrahim! diye seslendik.
Suat Yıldırım: (103-105) Her ikisi de Allah’ın emrine teslim olup, İbrâhim oğlunu şakağı üzere yere yatırıp, Biz de ona: "İbrâhim! Rüyanın gereğini yerine getirdin (onu kurban etmekten seni muaf tuttuk)" deyince (onları büyük bir sevinç kapladı). Biz iyileri işte böyle ödüllendiririz!
Süleyman Ateş: Biz ona: "İbrâhim!" diye ünledik.
Tefhim-ul Kuran: Biz ona: «Ey İbrahim» diye seslendik.
Ümit Şimşek: O zaman Biz 'Ey İbrahim,' diye seslendik.
Yaşar Nuri Öztürk: Biz şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"

Önceki 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 Sonraki
e-bülten üyeliği
Ad Soyad
e-posta
Zikrullah
Zikrullah ne demektir?
 Kur'ân-ı Kerim
 Allah'ı anmak
 Allah İsminin Al-lah Al-lah şeklinde sesli veya sessiz olarak tekrar edilmesi (Farz)

2.881 kişi oy verdi.
Sonuçları göster
         
Sitemizde yer alan reklamlar kâr amacı için değil, KuranMeali.org'u daha hızlı hizmet verebilmesi için bağımsız bir server'a taşımak amacı ile eklenmiştir.