İn kânet illâ sayhaten vâhıdetenfe izâ hum hâmidûn(hâmidûne).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | (Onların cezası) sadece bir sayha (şiddetli ses dalgası) oldu. O zaman onlar sönenler oldular. |
| Diyanet İşleri | : | Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Azâbımız, ancak bir bağrıştan ibaretti, o anda hepsi de sönüp gitti. |
| Adem Uğur | : | (Onları helâk eden) korkunç sesten başka bir şey değildi. Birdenbire sönüverdiler. |
| Ahmed Hulusi | : | Sadece tek bir sayha oldu; onlar hemen sönüverdiler! |
| Ahmet Tekin | : | Sadece şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe indirildi. Onlar sönen ocaklara dönüverdiler, yeryüzünden silindiler. |
| Ahmet Varol | : | Sadece bir çığlık (onlara yetti) ve böylece anında sönüverdiler. |
| Ali Bulaç | : | (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. |
| Ali Fikri Yavuz | : | O (helâk edilişlerine sebep) yalnız bir sayha (Cebraîl’in sesi) oldu; hemen sönüverdiler (öldü gittiler). |
| Bekir Sadak | : | (28-29) Ondan sonra milleti uzerine gokten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de degildik; sadece tek bir ciglik... o kadar, hemen sonup gittiler. |
| Celal Yıldırım | : | Sadece bir haykırış (yetti); hemen sönüverdiler. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (28-29) Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler. |
| Diyanet Vakfi | : | (Onları helâk eden) korkunç sesten başka bir şey değildi. Birdenbire sönüverdiler. |
| Edip Yüksel | : | Sadece bir patlama... Hemen donakaldılar. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | O yalnız bir sayha oldu derhal sönüverdiler. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | O sadece bir sayha (gürültü) oldu; hemen sönüverdiler. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler. |
| Fizilal-il Kuran | : | Sadece korkunç bir ses oldu, hemen sönüp gittiler. |
| Gültekin Onan | : | (Ancak onlara) yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. |
| Hasan Basri Çantay | : | (Onların yakalanması, yahud ukuubeti) birtek sayhadan başka (bir şeyle) değildi. Artık hemen sönü (b gidi) verenler (oldular). |
| Hayrat Neşriyat | : | (Onların cezâsı) sâdece (korkunç) bir ses oldu; öyleki onlar (hayat cihetiyle) o anda sönüveren kimseler kesildiler! |
| İbni Kesir | : | Sadece, bir tek çığlık oldu. Ve onlar hemen sönüp gittiler. |
| Muhammed Esed | : | hiçbir şey (gerekmiyordu), bir (ceza) çığlığından başka! Ve sonunda sessiz ve hareketsiz bir kül yığınına dönüverdiler. |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | O bir sayhadan başka olmadı. O anda onlar hemen sönüvermiş kimseler oldular. |
| Ömer Öngüt | : | Sadece bir tek çığlık oldu, o anda hemen sönüverdiler. |
| Şaban Piriş | : | Tek çığlıktan başka bir şey olmadı. O anda sönüverdiler. |
| Suat Yıldırım | : | (Orduya ne lüzum?), bir tek ses yeter! Bir de bakmışsınız: Sönüp kalmışlar... |
| Süleyman Ateş | : | Sâdece korkunç bir gürültü oldu, hemen sönüverdiler. |
| Tefhim-ul Kuran | : | (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. |
| Ümit Şimşek | : | Korkunç bir ses onlara yetti; sönüp gittiler. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Olan, sadece korkunç titreşimli bir sesti. Ve bir anda söndüverdiler. |