AHZAB-22, AHZAB Suresi 22. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

MÜJDE!

KuranMeali.org Desktop

Kuran Meallerini Kıyasla Masaüstü 4.0 Çıktı!

KuranMeali.org websitesinin offline versiyonu olan 40 Kur'ân Meâli mukayeseli v3.0 ve v4.0 versiyonları çıktı. Yeni program ziyaretçi analizlerimiz göz önünde bulundurularak, iki sürüm olarak hazırlandı.

AHZAB-22, AHZAB Suresi 22. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

AHZAB-22 için 40 meâl bulundu. Muhammed Esed (33/AHZÂB-22: (İşte böyle,) Müttefikleri(n kendilerine doğru ilerlediklerini) görünce, müminler "Bu, Allah'ın ve Rasulü'nün bize vaad ettiğidir!" ve "(Demek ki) Allah ve Rasulü doğru söylemiş!" dediler ve bu, onların sadece imanlarını ve Allah'a teslimiyetlerini arttırdı.) / Ömer Nasuhi Bilmen (33/AHZÂB-22: Vaktâ ki mü'minler orduları gördüler, dediler ki: «Bu, bize Allah'ın ve O'nun Resûlünün vaadettiğidir ve Allah ve Resûlü doğru buyurmuştur.» Ve onlar için başka değil, imânı ve teslimiyeti arttırmış olur.)
وَلَمَّا رَأَى الْمُؤْمِنُونَ الْأَحْزَابَ قَالُوا هَذَا مَا وَعَدَنَا اللَّهُ وَرَسُولُهُ وَصَدَقَ اللَّهُ وَرَسُولُهُ وَمَا زَادَهُمْ إِلَّا إِيمَانًا وَتَسْلِيمًا ﴿٢٢﴾

Ve lemmâ raal mu’minûnel ahzâbe kâlû hâzâ mâ vaadenâllâhu ve resûluhu ve sadakallâhu ve resûluhu ve mâ zâdehum illâ îmânen ve teslîmâ(teslîmen).

1.ve lemmâ: ve olduğu zaman
2.raa: gördü
3.el mu'minûne: mü'minler
4.el ahzâbe: birlikler
5.kâlû: dediler
6.hâzâ: bu
7.mâ vaadenâllâhu (vaadenâ allâhu): Allah'ın bize vaadettiği şey
8.ve resûlu-hu: ve onun resûlü
9.ve sadakallâhu (sadaka allâhu): ve Allah doğru söyledi
10.ve resûlu-hu: ve onun resûlü
11.ve mâ zâde-hum: ve onlara artırmadı
12.illâ: yalnızca, ancak, ...’den başka
13.îmânen: îmânları
14.ve teslîmen: ve teslimiyetleri

1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve mü’minler, (düşman) birliklerini gördükleri zaman: "Bu (zafer), Allah’ın ve O’nun Resûl’ünün vaadettiği şey. Allah ve O’nun Resûl’ü doğru söyledi." dediler. Ve bu, onların sadece îmânlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.
2 - Diyanet İşleri: Mü’minler, düşman birliklerini görünce, “İşte bu, Allah’ın ve Resûlünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resûlü doğru söylemişlerdir” dediler. Bu, onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır.
3 - : Mü’minler ise düşman birliklerini gördüklerinde; İşte Allah ve Rasul’ünün bize vaad ettiği! Allah ve Rasul’ü doğru söylemiştir, dediler. Bu (orduların gelişi) onların ancak imanlarını ve Allah’a bağlılıklarını arttırır.

HİDAYETİ GİZLEYENLER RAPORLARI

Hidayet; insan ruhunun yaşarken Allah'a ulaşmasıdır. Hidayet, İslâm'ın en önemli kavramıdır. Çünkü bir insan ancak Allah'a ulaşmayı dilerse, Allahû Tealâ'nın cennetine girmeye hak kazanabilir. Hidayeti gizleyenler, Kur'ân'ın aslında olan "O'na ulaşır", "Allah'a ulaşmak" gibi ifadeleri meâllerinde değiştirerek Allah'a ulaşmayı gizleyen kişilerdir.

ZUMER-71 için Hidayeti Gizleyenler Raporu

Abdulbaki Gölpınarlı, Adem Uğur, Ali Fikri Yavuz, Bekir Sadak, Celal Yıldırım, Diyanet İşleri, Diyanet İşleri (eski), Diyanet Vakfi, Elmalılı (sadeleştirilmiş), Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2), Fizi...
Raporun devamı...
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: İnananlar, düşman bölüklerini gördüler mi işte dediler, bu, bize Allah'ın ve Peygamberinin vaadettiği şey ve doğru söylemiştir Allah ve Peygamberi ve bu, onların ancak inançlarını ve teslîm oluşlarını arttırmıştır.
5 - Abdullah Parlıyan: Mü'minler, düşman bölüklerini gördüler mi; “İşte bu Allah ve peygamberinin bize vadettiğidir, Allah ve peygamberi doğru söylemiştir” dediler. Bu onların inançlarını ve teslim oluşlarını artırmıştır.
6 - Adem Uğur: Müminler ise, düşman birliklerini gördüklerinde: İşte Allah ve Resûlü'nün bize vâdettiği! Allah ve Resûlü doğru söylemiştir, dediler. Bu (orduların gelişi), onların ancak imanlarını ve Allah'a bağlılıklarını arttırdı.
7 - Ahmed Hulusi: İman edenler ise Ahzab'ı (destek için gelmiş grupları) gördüklerinde: "Bu, Allâh ve Rasûlünün bize vadettiğidir. . . Allâh da Rasûlü de doğru söylemiştir" dediler. . . (Bu) onların ancak iman ve teslimiyetlerini artırdı.
8 - Ahmet Tekin: Şuurlu ve kâmil mü’minler müttefik düşman birliklerini gördüklerinde:
'İşte Allah ve Rasulünün bize va’dettiği! Allah ve Rasûlü doğru söylemiştir.' dediler. Bu orduların gelişi, onların, ancak imanlarını, Allah’a teslimiyetlerini, bağlılıklarını artırdı.
9 - Ahmet Varol: Mü'minler (düşman) birlikleri(ni) görünce: 'Bu Allah'ın ve Peygamberinin bize vaadettiğidir. Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir' dediler. (Bu) onların sadece imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.
10 - Ali Bulaç: Mü'minler (düşman) birliklerini gördükleri zaman ise (korkuya kapılmadan) dediler ki: "Bu, Allah'ın ve Resûlü'nün bize vadettiği şeydir; Allah ve Resûlü doğru söylemiştir." Ve (bu,) yalnızca onların imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.
11 - Ali Fikri Yavuz: Müminler düşman birliklerini görünce: “- İşte Allah’ın ve Rasûlünün bize vaadettiği (zafer) budur. Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir.” dediler. (Müminlerin düşman birliklerini görmeleri) ancak onların imanlarını ve teslimiyyetlerini artırdı.
12 - Ali Ünal: Mü’minler, o birleşik düşman kuvvetlerini karşılarında görünce, “İşte bu,” dediler, “Allah ve Rasûlü’nün bize haber verdiği ve va’dettiği şeydir. Allah ve Rasûlü, verdikleri her haber ve yaptıkları her va’dde elbette doğruyu söylerler.” Bu, onların ancak iman ve teslimiyetlerini arttırdı.
13 - Bayraktar Bayraklı: Müminler, düşman gruplarını gördüklerinde, “İşte, Allah'ın ve Peygamberinin bize vaad ettiği budur. Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir” derler. Bu durum, onların sadece imanlarını ve teslimiyetlerini arttırmıştır.
14 - Bekir Sadak: Inananlar, dusman birliklerini gordukleri zaman: «Iste bu, Allah ve Peygamberinin bize vadettigidir; Allah ve peygamberi dogru soylemistir» dediler. Bu onlarin ancak imanini ve teslimiyetlerini artirdi.
15 - Celal Yıldırım: Mü'minler ise, müttefik düşman birliklerini görünce, «işte bu, Allah ve Peygamberinin bize va'dettiğidir. Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir» dediler. Bu (olay) onların ancak imân ve teslimiyetlerini artırmıştır.
16 - Cemal Külünkoğlu: Mü'minler, (düşman) birliklerini görünce: “İşte bu (bir imtihan vesilesi olarak), Allah'ın ve Resulü'nün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söylemiştir” dediler. Bu, onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır.
17 - Diyanet İşleri (eski): İnananlar, düşman birliklerini gördükleri zaman: 'İşte bu, Allah ve Peygamberinin bize vadettiğidir; Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir' dediler. Bu onların ancak imanını ve teslimiyetlerini artırdı.
18 - Diyanet Vakfi: Müminler ise, düşman birliklerini gördüklerinde: İşte Allah ve Resûlü'nün bize vâdettiği! Allah ve Resûlü doğru söylemiştir, dediler. Bu (orduların gelişi), onların ancak imanlarını ve Allah'a bağlılıklarını arttırdı.
19 - Edip Yüksel: İnananlar, partileri (saldırıya hazır) görünce, 'İşte bu, ALLAH'ın ve elçisinin bize söz verdiğidir. ALLAH ve elçisi doğru söylemiştir,' dediler. Bu (tehlikeli durum), onların ancak inançlarını ve teslimiyetlerini güçlendirdi.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Mü'minler gördükleri vakıt da o Ahzabı «bu, işte, Allahın ve Resulünün bize va'dettiği, Allah ve Resulü doğru çıktı» dediler ve onların iymanını ve teslimiyyetini artırmaktan başka bir şey yapmadı
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Mü'minler müttefik düşmanları gördükleri zaman: «İşte bu, Allah'ın ve Resulünün bize va'd ettiği şeydir. Allah ve Rasulü doğru çıktı.» dediler. Bu onların imanını ve teslimiyetini artırmaktan başka birşey yapmadı.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Müminler, ahzabı (düşman birliklerini) gördükleri zaman: «İşte bu, Allah'ın ve Resulü'nün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söyledi.» dediler. Bu onların imanını ve teslimiyetini artırmaktan başka bir şey yapmadı.
23 - Gültekin Onan: İnançlılar (düşman) birliklerini gördükleri zaman ise [korkuya kapılmadan] dediler ki: "Bu, Tanrı'nın ve Resulü'nün bize vaadettiği şeydir; Tanrı ve Resulü doğru söylemiştir." Ve (bu,) yalnızca onların inançlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.
24 - Harun Yıldırım: Müminler ise, düşman birliklerini gördüklerinde: İşte Allah ve Resûlü'nün bize vâdettiği! Allah ve Resûlü doğru söylemiştir, dediler. Bu (orduların gelişi), onların ancak imanlarını ve Allah'a bağlılıklarını arttırdı.
25 - Hasan Basri Çantay: Mü'minler (düşman) orduları (nı) görünce: «İşte bu, Allahın ve Resulünün bize va'd etdiği şeydir. Allah ve peygamberi doğru söylemişdir» dediler. (Bu), onların îmanlarını, teslîmiyyetlerini artırmakdan başka bir şey yapmadı.
26 - Hayrat Neşriyat: Mü’minler ise (düşman) topluluklarını görünce: 'Bu Allah’ın ve Resûlünün bize va'd ettiği şeydir; Allah ve Resûlü doğru söylemiştir!' dediler. Ve (bu vâ'd olundukları şeyi görmeleri) onları ancak îmanca ve teslîmiyetçe artırdı.
27 - İbni Kesir: Mü'minler o birlikleri gördüklerinde dediler ki: İşte bize Allah'ın ve Rasulünün vaad ettiği bu. Allah ve Rasulü doğru söylemiştir. Ve bu, onların ancak imanını ve teslimiyetini artırdı.
28 - İlyas Yorulmaz: İnananlar kendileriyle savaşmak için ittifak kurmuş ordu ile karşı karşıya geldiklerinde “Bu Allah'ın ve Elçisinin bize vaat etmiş olduğu karşılaşabileceğimiz savaş. Allah ve Elçisi doğruyu söylemiştir” derler. Bu durum onların imanlarını ve teslimiyetlerini artırır.
29 - Kadri Çelik: Müminler (düşman) birliklerini gördükleri zaman ise (korkuya kapılmadan) dediler ki: “Bu, Allah'ın ve resulünün bize vaat ettiği şeydir; Allah ve resulü doğru söylemiştir.” Ve (bu), yalnızca onların imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.
30 - Muhammed Esed: (İşte böyle,) Müttefikleri(n kendilerine doğru ilerlediklerini) görünce, müminler "Bu, Allah'ın ve Rasulü'nün bize vaad ettiğidir!" ve "(Demek ki) Allah ve Rasulü doğru söylemiş!" dediler ve bu, onların sadece imanlarını ve Allah'a teslimiyetlerini arttırdı.
31 - Mustafa İslamoğlu: Nitekim mü'minler müttefikleri gördüklerinde: "Allah'ın ve Rasulü'nün bize vaad ettiği şey işte budur!" ve "Allah da doğru söylemiştir, Rasulü de..." derler. Dahası, bu onların yalnızca imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Vaktâ ki mü'minler orduları gördüler, dediler ki: «Bu, bize Allah'ın ve O'nun Resûlünün vaadettiğidir ve Allah ve Resûlü doğru buyurmuştur.» Ve onlar için başka değil, imânı ve teslimiyeti arttırmış olur.
33 - Ömer Öngüt: Müminler ahzabı (düşman birliklerini) gördüklerinde: “İşte Allah ve Resul'ünün bize vâdettiği! Allah ve Resul'ü doğru söylemiştir. ” dediler. Bu onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.
34 - Şaban Piriş: Müminler, orduları görünce: -Bu, Allah’ın ve elçisinin bize vaat ettiğidir. Allah ve elçisi doğru söyledi, dediler. Onların sadece imanını ve teslimiyetini artırdı.
35 - Sadık Türkmen: Müminler düşman birliklerini görünce: “İşte bu Allah’ın ve Rasûlünün bize vadettiği şeydir. Allah ve Rasûlü doğru söylemişlerdir” dediler. Bu, onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini arttırmıştır.
36 - Seyyid Kutub: Mü'minler düşman ordularını gördükleri zaman; «Bu Allah'ın ve Resulünün bize vaad ettiği zaferdir. Allah ve Resulü doğru söylemiştir» dediler. Bu, onların sadece imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.
37 - Suat Yıldırım: Müminler saldıran o birleşik kuvvetleri karşılarında görünce: "İşte bu, derler, Allah ve Resulünün bize vâd ettiği zafer! Allah da, Resulü de elbette doğru söylemişlerdir." Müminlerin, düşman birliklerini görmeleri onların sadece iman ve teslimiyetlerini artırdı.
38 - Süleyman Ateş: Mü'minler (düşman) orduları(nı) gördükleri zaman (korkmadılar): "Bu Allâh'ın ve Resulünün, bize va'dettiği (zafer)dir. Allâh ve Resulü doğru söylemiştir." dediler. Ve bu, onların sadece imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.
39 - Tefhim-ul Kuran: Mü'minler (düşman) birliklerini gördükleri zaman ise (korkuya kapılmadan) dediler ki: «Bu, Allah'ın ve Resulü'nün bize vadettiği şeydir; Allah ve Resulü doğru söylemiştir.» Ve (bu,) yalnızca onların imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.
40 - Ümit Şimşek: Mü'minler düşman topluluklarını gördüklerinde, 'İşte Allah ile Resulünün bize vaad ettiği şey; Allah ve Resulü doğru söyledi' dediler. Çünkü bu onların iman ve teslimiyetini arttırmıştı.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Müminler, düşman hizipleri gördüklerinde şöyle demişlerdir: "Allah'ın ve resulünün bize vaat ettiği işte budur. Ve Allah da resulü de doğru sözlüdür." Bu onların sadece iman ve teslimiyetlerini artırdı.

quran-menu
AHZÂB Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60 ,61 ,62 ,63 ,64 ,65 ,66 ,67 ,68 ,69 ,70 ,71 ,72 ,73
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala

Kuran Meali Org Android APP

KuranMealiOrg Android Sürümü

Kuran Meali Org sitemizin, 39 Kuran Mealini kıyaslayan Android versiyonu yayınlandı.
Daha fazla bilgi için burayı tıklayınız.
Telefonunuza / tabletinize kurmak için burayı tıklayınız.
Sitemizi bilgisayarınıza yükleyin!
Sitemizi Download Edin
Kuran Meallerini Kıyasla Masaüstü versiyonun 2016 sürümü kullanımınıza açılmıştır.
Windows 10 ile uyumludur.

Kuran Meallerini Kıyasla v4.0 masaüstü versiyonu
Kur'an'daki Hidayet Gizleyenler Raporları
Burda Dur www.kuranmeali.org Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.

Hidayeti Gizleyenler Raporlarına ulaşın
Kur'ân'daki İslam Anketleri sonuçlarımıza ulaşın!
Kuran Meali Org Anketleri Kur'an-ı Kerim'e aykırı bir çok hurafe İslam dininde yeri varmış şeklinde kabul görmekte ve toplumumuza öğretilmektedir. Bu hurafeleri tanımak ve çevrenizi uyarmak için anket sonuçlarımızı mutlaka inceleyiniz.

KuranMeali.Org Anketleri
Tabiiyet
Kur'ân-ı Kerim'e göre mürşide tâbi olmak farz mıdır?
 Evet, farzdır
 Hayır, farz değildir

8.385 kişi oy verdi.
Sonuçları göster