Fe tevekkel alâllâh(alâllâhi), inneke alel hakkıl mubîn(mubîni).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Öyleyse sen, Allah'a tevekkül et. Muhakkak ki sen, apaçık (bir şekilde) hak üzeresin. |
| Diyanet İşleri | : | Öyle ise Allah’a tevekkül et. Çünkü sen apaçık bir hak üzere bulunuyorsun. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Ve artık dayan Allah'a, şüphe yok ki sen, apaçık gerçek yoldasın. |
| Adem Uğur | : | O halde sen Allah'a güvenip dayan. Çünkü sen apaçık hakikat üzeresin. |
| Ahmed Hulusi | : | O hâlde Allâh'a tevekkül et! Muhakkak ki sen apaçık hakikat üzeresin. |
| Ahmet Tekin | : | O halde, Allah’a dayanıp güven, işlerini Allah’a havale et. Sen Allah, insan, kâinat ilişkilerini ve ilâhî düzeni açıklayan apaçık hak dininin öğretmeni, yaşayanı ve uygulayıcısın. |
| Ahmet Varol | : | Allah'a güven. Çünkü sen apaçık bir gerçek üzeresin. |
| Ali Bulaç | : | Sen, artık Allah'a tevekkül et; çünkü sen apaçık olan hak üzerindesin. |
| Ali Fikri Yavuz | : | O halde (Ey Rasûlüm), Allah’a tevekkül et; çünkü sen apaçık bir hak üzerindesin. |
| Bekir Sadak | : | Allah'a guven, suphesiz sen apacik gercek uzerindesin. |
| Celal Yıldırım | : | Artık Allah'a güvenip dayan. Çünkü sen mutlaka apaçık hakk üzeresin. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | Allah'a güven, şüphesiz sen apaçık gerçek üzerindesin. |
| Diyanet Vakfi | : | O halde sen Allah'a güvenip dayan. Çünkü sen apaçık hakikat üzeresin. |
| Edip Yüksel | : | ALLAH'a güven. Sen apaçık gerçeği izlemektesin. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | O halde Allaha i'timad et sen şübhesiz açık bir hakk üzerindesin |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | O halde Allah'a güven. Sen, şüphesiz açık bir gerçek üzerindesin. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Ve o halde sen Allah'a güven. Çünkü sen, apaçık hakikatin üzerindesin. |
| Fizilal-il Kuran | : | Ey Muhammed, öyleyse sen Allah'a dayan. Çünkü apaçık gerçeği savunuyorsun. |
| Gültekin Onan | : | Sen, artık Tanrı'ya tevekkül et; çünkü sen apaçık olan hak üzerindesin. |
| Hasan Basri Çantay | : | O halde sen Allaha güvenib dayan. Çünkü sen apaçık bir hak üzerindesin. |
| Hayrat Neşriyat | : | (Ey Resûlüm!) Öyle ise (sen) Allah’a tevekkül et! Çünki sen, apaçık hak üzerindesin! |
| İbni Kesir | : | Öyleyse sen; Allah'a tevekkül et. Şüphesiz ki sen; apaçık bir hak üzerindesin. |
| Muhammed Esed | : | Öyleyse, (yalnızca) Allah'a güven; çünkü inandığın şey, doğruluğu besbelli gerçeğin ta kendisidir. |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Artık Allah'a tevekkül et. Şüphe yok ki, sen apaçık bir hak üzere bulunmaktasın. |
| Ömer Öngüt | : | Resulüm! Allah'a tevekkül et. Şüphesiz ki sen apaçık hakikat üzerindesin. |
| Şaban Piriş | : | Öyleyse Allah’a dayan! Sen, apaçık hak üzerindesin. |
| Suat Yıldırım | : | O halde yalnız Allah’a güven, çünkü tuttuğun yol gerçekliği meydanda olan hak yoludur. |
| Süleyman Ateş | : | Allah'a tevekkül et, çünkü sen apaçık gerçek üzerindesin. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Sen, artık Allah'a tevekkül et; çünkü sen apaçık olan hak üzerindesin. |
| Ümit Şimşek | : | Sen Allah'a tevekkül et. Hiç şüphe yok ki sen apaçık bir hak üzerindesin. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Allah'a dayanıp güven, çünkü sen apaçık gerçeğin üzerindesin. |