الَّذِينَ يُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَهُم بِالْآخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ
Ellezîne yukîmûnes salâte ve yu’tûnez zekâte ve hum bil âhıreti hum yûkınûn(yûkınûne).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Onlar, namazı ikame ederler, zekâtı verirler ve onlar ki, onlar ahirete yakîn (sahibi) olarak inanırlar. |
| Diyanet İşleri | : | (2-3) Kur’an, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve ahirete de kesin olarak inanan mü’minler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | O inananlara ki namazlarını kılarlar, zekâtlarını verirler ve onlardır âhirete adamakıllı inananlar. |
| Adem Uğur | : | Onlar ki, namazı kılarlar, zekâtı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar. |
| Ahmed Hulusi | : | Onlar ki, salâtı (Allâh'a yöneliş ile mi'râcı yaşama) ikame ederler ve arınıp saflaşmak için varlıklarından verirler; işte onlar ölümsüz geleceklerine kesin yakîn elde etmişlerdir. |
| Ahmet Tekin | : | Mü’minler, namazı adâbına riâyet ederek, aksatmadan âşikâre kılanlar, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı verenler, özellikle âhiretin varlığını delilleriyle, gerekçeleriyle bilerek kesinlikle inananlardır. |
| Ahmet Varol | : | Onlar namazı kılarlar, zekatı verirler ve onlar ahirete kesin inanırlar. |
| Ali Bulaç | : | Ki onlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve onlar, ahirete kesin bilgiyle iman ederler. |
| Ali Fikri Yavuz | : | O müminler ki, namazı gereği üzere kılarlar, zekâtı verirler; âhireti ancak bunlar hakkıyla tasdik ederler. |
| Bekir Sadak | : | (2-3) Bunlar, namaz kilan, zekat veren ve ahirete de kesin olarak inanan muminlere dogruluk rehberi ve mujdedir. |
| Celal Yıldırım | : | O mü'minler ki, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve Âhiret'e kesinlikle inanırlar. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (2-3) Bunlar, namaz kılan, zekat veren ve ahirete de kesin olarak inanan müminlere doğruluk rehberi ve müjdedir. |
| Diyanet Vakfi | : | (2-3) Namazı kılan, zekâtı veren ve ahirete de kesin olarak iman eden müminler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir. |
| Edip Yüksel | : | Onlar ki namazı gözetirler, zekatı verirler ve ahiret konusunda da kuşkuları yoktur. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Ki namazı dürüst kılarlar ve zekâtı verirler, Âhırette de onlar yakîn edinirler |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | ki namazı dürüst kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Ki o (müminler) namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak iman ederler. |
| Fizilal-il Kuran | : | Onlar namaz kılarlar, zekâtı verirler ve ahirete kesinlikle inanırlar. |
| Gültekin Onan | : | Ki onlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve onlar, ahirete kesin bilgiyle iman ederler. |
| Hasan Basri Çantay | : | (öyle mü'minler) ki namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler. Onlar âhirete kat'î kanaat edinenlerin de ta kendileridir. |
| Hayrat Neşriyat | : | (O mü’minler) o kimselerdir ki namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve onlar âhirete gerçekten kat'î olarak inanırlar. |
| İbni Kesir | : | Onlar ki; namazı kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de yakınen inanırlar. |
| Muhammed Esed | : | o inananlar ki, salatta devamlı ve duyarlıdırlar, arınmak için verirler ve ahirete de yürekten inanırlar! |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Öyle (mü'min) kimseler ki namazı doğruca kılarlar ve zekâtı verirler ve onlar ahirete de (evet onlar) kat'i surette inanırlar. |
| Ömer Öngüt | : | Onlar ki namazı kılarlar, zekâtı verirler ve ahirete kesin olarak inanırlar. |
| Şaban Piriş | : | Onlar, namazı kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar. |
| Suat Yıldırım | : | O müminler ki namazı hakkıyla ifa eder, zekâtı verir ve âhirete kesin olarak iman ederler. |
| Süleyman Ateş | : | Onlar ki namazı kılarlar, zekâtı verirler ve âhirete de kesin olarak inanırlar. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Ki onlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve onlar, ahirete kesin bilgiyle iman edenlerdir. |
| Ümit Şimşek | : | O mü'minler ki, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler. Onlar âhirete de kesin şekilde inanmışlardır. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | O müminler ki, namazı kılar, zekâtı verirler. Ve âhirete tam bir biçimde inananlar da onlardır. |