Vellezî huve yut’ımunî ve yeskîn(yeskîni).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Ve beni yediren ve içiren, O'dur. |
| Diyanet İşleri | : | “O, bana yediren ve içirendir.” |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Ve öyle bir mâbuttur ki beni doyurur ve suya kandırır. |
| Adem Uğur | : | Beni yediren, içiren O'dur. |
| Ahmed Hulusi | : | "Ki O, beni yedirip doyurur ve içirir. " |
| Ahmet Tekin | : | 'Beni yediren, beni içirendir.' |
| Ahmet Varol | : | Bana yediren ve içiren O'dur. |
| Ali Bulaç | : | "Bana yediren ve içiren O'dur;" |
| Ali Fikri Yavuz | : | O ‘dur ki, beni yediriyor ve içiriyor. |
| Bekir Sadak | : | (75-83) Ibrahim: «Eski atalarinizin ve sizin nelere taptiklarinizi goruyor musunuz? Dogrusu onlar benim dusmanimdir. Dostum ancak alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, dogru yola eristiren de O'dur. Beni yediren de, iciren de O'dur. Hasta oldugumda bana O sifa verir. Beni ldurecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gununde yanilmalarimi bana bagislamasini umdugum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasina kat. |
| Celal Yıldırım | : | O ki beni yedirir ve içirir. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (75-83) İbrahim: 'Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat. |
| Diyanet Vakfi | : | Beni yediren, içiren O'dur. |
| Edip Yüksel | : | 'Beni yediren ve içiren O'dur.' |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Ve o ki bana o, yedirir, o içirir, |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | O ki, beni yedirir, içirir. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | «Beni yediren, içirendir,» |
| Fizilal-il Kuran | : | O beni doyuran ve içirendir. |
| Gültekin Onan | : | "Bana yediren ve içiren O'dur;" |
| Hasan Basri Çantay | : | «Bana yediren, bana içiren Odur». |
| Hayrat Neşriyat | : | 'Beni yediren de, beni içiren de ancak O’dur!' |
| İbni Kesir | : | Ki O, yedirir, içirir beni. |
| Muhammed Esed | : | ve beni yediren de, içiren de O'dur; |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | «Ve O'dur ki, bana o taam ihsan eder ve beni suya nâil buyurur.» |
| Ömer Öngüt | : | “Bana yediren, bana içiren O'dur. ” |
| Şaban Piriş | : | Beni yediren ve içiren de O’dur. |
| Suat Yıldırım | : | O’dur beni doyuran, O’dur beni içiren. |
| Süleyman Ateş | : | "Bana yediren ve içiren O'dur." |
| Tefhim-ul Kuran | : | «Bana yediren ve içiren O'dur;» |
| Ümit Şimşek | : | 'Beni yediren ve içiren Odur. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | "O'dur beni doyuran, suvaran." |