Fe kad kezzebû fe seye’tîhim enbâu mâ kânû bihî yestehziûn(yestehziûne).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Böylece onlar yalanladılar. Fakat alay etmiş oldukları şeyin haberleri onlara yakında gelecek. |
| Diyanet İşleri | : | Onlar (Allah’ın âyetlerini) yalanladılar, fakat alay edegeldikleri şeylerin haberleri başlarına gelecek. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Gerçekten de yalanladılar, artık yakında alay ettikleri şeyin haberleri gelip çatacak onlara. |
| Adem Uğur | : | Üstelik (ona) "yalandır" derler; fakat alay edip durdukları şeylerin haberleri yakında onlara gelecektir. |
| Ahmed Hulusi | : | Gerçekten yalanladılar! Alay edegeldikleri şeyin haberleri, kendilerine yakında gelecektir. |
| Ahmet Tekin | : | Üstelik onu, Kur’ân’ı yalanladılar. Onlara alay edip durdukları şeyin gücünün, kendilerine getireceği sıkıntı ile ilgili haberler, yakında, dünyada da, âhirette de başlarına gelecek. |
| Ahmet Varol | : | Onlar yalanladılar; (ancak) alaya aldıkları şeyin haberleri kendilerine gelecektir. |
| Ali Bulaç | : | Gerçekten yalanladılar; fakat, alay konusu yaptıkları şeyin haberi kendilerine pek yakında gelecektir. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Onlar, ısrarla Peygamberi ve Kur’an’ı yalanladılar. Fakat o istihza ettikleri Kur’an’ın dehşetli (azab) haberi kendilerine yakında gelecektir. (Bedir savaşında veya kıyamette perişan olacaklardır). |
| Bekir Sadak | : | Evet, yalanladilar; alay edip durduklari seylerin haberleri kendilerine ulasacaktir. |
| Celal Yıldırım | : | Cidden (onu) yalanladılar. Alaya aldıkları hususların haberi kendilerine gelecektir. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | Evet, yalanladılar; alay edip durdukları şeylerin haberleri kendilerine ulaşacaktır. |
| Diyanet Vakfi | : | Üstelik (ona) «yalandır» derler; fakat alay edip durdukları şeylerin haberleri yakında onlara gelecektir. |
| Edip Yüksel | : | Yalanladıkları için, eğlenceye aldıkları şeylerin haberleri kendilerine ulaşacaktır. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Evet tekzib etmekteler, fakat onlara o istihza ettikleri şeyin müdhiş haberleri gelecek |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Evet, yalanlamaktalar; fakat onlara alay edip durdukları şeyin dehşet veren haberleri gelecektir. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Üstelik (ona) «yalandır» dediler; fakat onlara alay edip durdukları şeyin haberleri yakında gelecektir. |
| Fizilal-il Kuran | : | Onlar yalanladılar. Fakat, alay konusu ettikleri gerçeklerin somut olayları ile yakında yüzyüze geleceklerdir. |
| Gültekin Onan | : | Gerçekten yalanladılar; fakat, alay konusu yaptıkları şeyin haberi kendilerine pek yakında gelecektir. |
| Hasan Basri Çantay | : | Şimdi (kat'î suretde) tekzîb etdiler. (Fakat) istihza edegeldikleri (hakıykatların mühim) haberleri yakında onlara gelecekdir. |
| Hayrat Neşriyat | : | Üstelik (onu) gerçekten yalanladılar; fakat kendisiyle alay edip durdukları şeylerin haberleri kendilerine yakında gelecektir. |
| İbni Kesir | : | Onlar, gerçekten yalanladılar. Ama alay edip durdukları şeylerin haberleri kendilerine yakında gelecektir. |
| Muhammed Esed | : | Nitekim, işte (bu mesajı da) yalanladılar. Ama alay edip durdukları şeyin tahakkuku yakında bütün açıklığıyla onların karşısına çıkarılacak! |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Muhakkak ki, tekzîp ettiler. Artık kendisiyle istihzâda bulundukları şeyin haberleri kendilerine yakında gelecektir. |
| Ömer Öngüt | : | Üstelik yalanladılar. Fakat alay edip durdukları şeylerin haberleri yakında kendilerine gelecektir. |
| Şaban Piriş | : | Onlar, inkar ettiler; ama, alay ettikleri şeyin haberleri onlara gelecektir. |
| Suat Yıldırım | : | Nitekim işte bu mesajı da yalan saydılar, ama alay edip durdukları Kur’ân’ın bildirdiği olaylar, yakında başlarına gelince, alay etmenin ne demek olduğunu anlayacaklardır. |
| Süleyman Ateş | : | Yalanladılar ama, alay edip durdukları şeyin haberleri, yakında kendilerine gelecektir. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Gerçekten yalanladılar; fakat, alay konusu edinmekte oldukları şeyin haberi kendilerine pek yakında gelecektir. |
| Ümit Şimşek | : | İşte yine yalanladılar. Ancak alaya aldıkları şeyin haberi yakında onlara ulaşacaktır. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Yemin olsun, yalanladılar ama yakında gelecektir onlara alaya alıp durdukları şeyin haberleri. |