Ve tilke ni’metun temunnuhâ aleyye en abbedte benî isrâîl(isrâîle).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Ve bu bana lütufta bulunduğun ni'met, Benî İsrail'i (İsrailoğulları'nı) senin köle yapmandır. |
| Diyanet İşleri | : | “Senin başıma kaktığın bu nimet (gerçekte) İsrailoğullarını köleleştirmen(in neticesi)dir.” |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Verdiğin nîmeti başıma kakıyorsun ama bu da, İsrâiloğullarını kendine kul edindiğinden meydana gelen bir şeydi. |
| Adem Uğur | : | O nimet diye başıma kaktığın ise, (aslında) İsrailoğullarını kendine kul köle etmendir. |
| Ahmed Hulusi | : | "Nimetim diye başıma kaktığın şey, İsrailoğullarını köleleştirmen yüzünden oluşan bir olaydır!" |
| Ahmet Tekin | : | 'Şu, nimet sayarak başıma kaktığın şeylere bak, İsrâiloğulları’nı köle olarak hizmetinde kullanmanın, oğullarını boğazlamanın, ilâhî bir tecelli ile boğazlanmaktan kurtarılmamın neresi senin tarafından bahşedilen nimet?' |
| Ahmet Varol | : | Başıma kaktığın o nimet ise İsariloğullarını kendine köle edinmenden dolayıdır.' |
| Ali Bulaç | : | "Bana karşı lütuf dediğin nimet de, İsrailoğullarını köle kılmandan dolayıdır." |
| Ali Fikri Yavuz | : | Zahiren başıma kaktığın o nimet de, gerçekte İsrail oğullarını kendine köle edinmiş olman içindi.” |
| Bekir Sadak | : | (20-22) Musa: «O isi kasden yaptimsa sapiklardan biri sayilirim. Bu yuzden sizden korkunca aranizdan kactim. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yapti. Basima kaktigin bu nimet, Israilogullarini kendine kole ettiginden oturudur» dedi. |
| Celal Yıldırım | : | Sizde büyütülmemi başıma kakılan bir nîmet (görüyorsan bu), israil oğulları'nı kulköle edinmendendir.» |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (20-22) Musa: 'O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür' dedi. |
| Diyanet Vakfi | : | O nimet diye başıma kaktığın ise, (aslında) İsrailoğullarını kendine kul köle etmendir. |
| Edip Yüksel | : | 'Başıma kaktığın bu iyilik de, İsrail oğullarını köleleştirmen yüzündendir!' |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | O başıma kakdığın bir ni'met de Beni İsraili kul, köle edinmiş olmandır. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | O başıma kaktığın nimet de İsrail oğullarını kul köle edinmiş olmandır!» |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | «O başıma kaktığın nimet de (aslında) İsrail oğullarını kendine köle edinmiş olmandır.» |
| Fizilal-il Kuran | : | O nimet diye başıma kaktığın şey israiloğullarını köleleştirmenin sonucudur.» |
| Gültekin Onan | : | "Bana karşı lütuf dediğin nimet de, İsrailoğullarını köle kılmandan dolayıdır." |
| Hasan Basri Çantay | : | «Bana karşı imtinân etdiğin (başıma kakdığın) o ni'met, Isrâîl oğullarını kendine kul (köle) edindiğin içindi». |
| Hayrat Neşriyat | : | '(Sarayında yetişmekle) başıma kaktığın bu ni'met de, İsrâiloğullarını kendine köle edindiğin içindir.' |
| İbni Kesir | : | İşte, başıma kaktığın o nimet, İsrailoğullarını köle ettiğin içindir. |
| Muhammed Esed | : | Ve o başıma kaktığın iyiliğe gelince, bu İsrailoğulları'nı köleleştirmenin bir sonucu (değil mi)ydi?" |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | «Ve o da bir nîmettir ki, benim üzerime minnet ediyorsun, İsrailoğullarından köle edinmiş olduğundan dolayıdır.» |
| Ömer Öngüt | : | “Başıma kaktığın o nimet, İsrailoğullarını köle ettiğinden ötürüdür. ” |
| Şaban Piriş | : | Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğulları’nı kendine köle edinmenin bedelidir. |
| Suat Yıldırım | : | "O başıma kaktığın iyilik ise, İsrailoğullarını köleleştirmenin bir sonucu değil miydi?" |
| Süleyman Ateş | : | "O başıma kaktığın ni'met de İsrâil oğullarını köle yapman(yüzünden)dir. (Onları köle diye kullanıp erkek çocuklarını kesmeseydin, senin eline düşmezdim)" |
| Tefhim-ul Kuran | : | «Bana karşı lütuf dediğin nimet de, İsrailoğullarını köle kılmandan dolayıdır.» |
| Ümit Şimşek | : | 'Başıma kaktığın iyiliğin sebebi de İsrailoğullarını kendine köle yapmış olmandı.' |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | "O başıma kaktığın nimet, İsrailoğullarını köle yapmana karşılıktı." |