Fe enceynâhu ve men meahu fîl fulkil meşhûn(meşhûni).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Böylece onu ve onunla beraber olanları, dolu bir gemi içinde kurtardık. |
| Diyanet İşleri | : | Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Derken onu da o dopdolu gemiyle kurtardık, onunla berâber bulunanları da. |
| Adem Uğur | : | Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri, o dolu geminin içinde (taşıyarak) kurtardık. |
| Ahmed Hulusi | : | Biz de Onu ve Onunla beraber olan kimselerle dolu gemiyle, onları kurtardık. |
| Ahmet Tekin | : | Biz de, onu ve beraberindekileri, istiap haddi aşılarak yüklenmiş o donanımlı gemilere alarak kurtardık. |
| Ahmet Varol | : | Böylece onu ve berberindekileri, yüklü geminin içinde kurtardık. |
| Ali Bulaç | : | Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Bunun üzerine biz, onu ve beraberindekileri, o yükle dolu geminin içinde selâmete çıkardık. |
| Bekir Sadak | : | Bunun uzerine onu ve beraberinde bulunanlari, dolu bir gemi icinde tasiyarak kurtardik. |
| Celal Yıldırım | : | Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri (binenlerle ve yüklenen şeylerle) dolan gemide kurtardık. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | Bunun üzerine onu ve beraberinde bulunanları, dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık. |
| Diyanet Vakfi | : | Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri, o dolu geminin içinde (taşıyarak) kurtardık. |
| Edip Yüksel | : | Onu ve yanındakileri yüklü bir gemiyle kurtardık. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri o dolu gemide necata çıkardık |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Bunun üzerine Biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık. |
| Fizilal-il Kuran | : | Bunun üzerine Nuh'u ve yanındakileri dolu bir gemiye bindirerek kurtardık. |
| Gültekin Onan | : | Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık. |
| Hasan Basri Çantay | : | Bunun üzerine biz onu da, beraberinde olanları da o dolu (yüklü) geminin içinde selâmete erdirdik. |
| Hayrat Neşriyat | : | Bunun üzerine onu ve onunla berâber bulunanları, o dolu gemi içinde kurtardık. |
| İbni Kesir | : | Bunun üzerine Biz de, onu ve beraberindekileri, dolu bir gemi içinde kurtardık. |
| Muhammed Esed | : | Ve bunun üzerine Biz de, onu ve onunla beraber olanları dopdolu bir gemi içinde kurtardık. |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Binaenaleyh O'nu ve O'nunla beraber dolmuş gemide bulunanları necâta erdirdik. |
| Ömer Öngüt | : | Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, dolu bir gemi içinde kurtardık. |
| Şaban Piriş | : | Bunun üzerine biz, onu ve yanındakileri o yüklü gemide kurtuluşa erdirdik. |
| Suat Yıldırım | : | Hülasa Biz de onu ve yanındakileri o yükle dolu gemi içinde kurtardık. |
| Süleyman Ateş | : | Biz de onu ve onunla beraber bulunanları, dolu gemi içinde kurtardık. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık. |
| Ümit Şimşek | : | Biz de onu ve dolu gemide onunla beraber olanları kurtardık. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Bunun üzerine biz, onu da beraberindekileri de o yüklü gemide kurtardık. |