Anasayfa    Bize ulaşın    Kuran Meallerini Mukayese Et (Masaüstü program versiyonu)  
 

Kur'an-ı Kerim'in Lafzı ve Ruhu
www.kuranmeali.org Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.

"Hidayeti Gizlemeyin! Gizletmeyin" başlıklı İhtarlarımıza ulaşın
Anket sonuçlarımıza ulaşın!
Kur'an-ı Kerim'e aykırı bir çok hurafe İslam dininde yeri varmış şeklinde kabul görmekte ve toplumumuza öğretilmektedir. Bu hurafeleri tanımak ve çevrenizi uyarmak için anket sonuçlarımızı mutlaka inceleyiniz.

KuranMeali.Org Anketleri
Sitemizi bilgisayarınıza yükleyin!
Kuran Meallerini Kıyasla Masaüstü versiyonu kullanımınıza açılmıştır. Sağ sütundan "masaüstü Kuran Meallerini Kıyasla" programını bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz.

Kuran Meallerini Kıyasla v2.1.1 masaüstü versiyonu

Kur'ân-ı Kerim » 26 / ŞUARÂ - 119
Sonraki Ayet : http://www.kuranmeali.org/26/suara_suresi/120.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Ayetin Tefsiri : "ŞUARÂ suresi, 119. ayeti" tefsiri

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227

فَأَنجَيْنَاهُ وَمَن مَّعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ

Fe enceynâhu ve men meahu fîl fulkil meşhûn(meşhûni).

1.fe: böylece
2.enceynâ-hu: onu kurtardık
3.ve men: ve kimseleri
4.mea-hu: onunla beraber
5.fîl fulki (fî el fulki): gemi içinde, gemide
6.el meşhûni: dolu

İmam İskender Ali Mihr :Böylece onu ve onunla beraber olanları, dolu bir gemi içinde kurtardık.
Diyanet İşleri:Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.
Abdulbaki Gölpınarlı:Derken onu da o dopdolu gemiyle kurtardık, onunla berâber bulunanları da.
Adem Uğur:Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri, o dolu geminin içinde (taşıyarak) kurtardık.
Ahmed Hulusi:Biz de Onu ve Onunla beraber olan kimselerle dolu gemiyle, onları kurtardık.
Ahmet Tekin:Biz de, onu ve beraberindekileri, istiap haddi aşılarak yüklenmiş o donanımlı gemilere alarak kurtardık.
Ahmet Varol: Böylece onu ve berberindekileri, yüklü geminin içinde kurtardık.
Ali Bulaç:Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık.
Ali Fikri Yavuz:Bunun üzerine biz, onu ve beraberindekileri, o yükle dolu geminin içinde selâmete çıkardık.
Bekir Sadak:Bunun uzerine onu ve beraberinde bulunanlari, dolu bir gemi icinde tasiyarak kurtardik.
Celal Yıldırım:Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri (binenlerle ve yüklenen şeylerle) dolan gemide kurtardık.
Diyanet İşleri (eski):Bunun üzerine onu ve beraberinde bulunanları, dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık.
Diyanet Vakfi:Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri, o dolu geminin içinde (taşıyarak) kurtardık.
Edip Yüksel:Onu ve yanındakileri yüklü bir gemiyle kurtardık.
Elmalılı Hamdi Yazır:Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri o dolu gemide necata çıkardık
Elmalılı (sadeleştirilmiş):Bunun üzerine Biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2):Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık.
Fizilal-il Kuran:Bunun üzerine Nuh'u ve yanındakileri dolu bir gemiye bindirerek kurtardık.
Gültekin Onan:Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık.
Hasan Basri Çantay:Bunun üzerine biz onu da, beraberinde olanları da o dolu (yüklü) geminin içinde selâmete erdirdik.
Hayrat Neşriyat: Bunun üzerine onu ve onunla berâber bulunanları, o dolu gemi içinde kurtardık.
İbni Kesir:Bunun üzerine Biz de, onu ve beraberindekileri, dolu bir gemi içinde kurtardık.
Muhammed Esed:Ve bunun üzerine Biz de, onu ve onunla beraber olanları dopdolu bir gemi içinde kurtardık.
Ömer Nasuhi Bilmen:Binaenaleyh O'nu ve O'nunla beraber dolmuş gemide bulunanları necâta erdirdik.
Ömer Öngüt:Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, dolu bir gemi içinde kurtardık.
Şaban Piriş:Bunun üzerine biz, onu ve yanındakileri o yüklü gemide kurtuluşa erdirdik.
Suat Yıldırım:Hülasa Biz de onu ve yanındakileri o yükle dolu gemi içinde kurtardık.
Süleyman Ateş:Biz de onu ve onunla beraber bulunanları, dolu gemi içinde kurtardık.
Tefhim-ul Kuran:Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık.
Ümit Şimşek:Biz de onu ve dolu gemide onunla beraber olanları kurtardık.
Yaşar Nuri Öztürk:Bunun üzerine biz, onu da beraberindekileri de o yüklü gemide kurtardık.

İsim
e-posta
Kur'ân-ı Kerim'e göre Sırat-ı Mustakîm nedir?
 Doğru yoldur
 Allah'a istikametlenmiş (Allah'a ulaştıran) yoldur
 Cennet ve Cehennemi birleştiren köprüdür

1.107 kişi oy verdi.
Sonuçları göster
         
  • "Kur'ân'daki Hidayet" insan ruhunun ölmeden evvel Allah'a ulaşmasıdır.
  • Sahte Kur'an Meallerine dikkat - Türk-İslam Alemine Uyarı!
  • Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye'deki bütün Kur'an Meali yazarları hidayeti bilerek mi gizliyor?

  • Bakara 120. ayet
    Ali İmran 73. ayet
    Nisa 175. ayet
    Rad 21. ayet
    Rad 27. ayet
    Rum 31. ayet
    Enfal 29. ayet
    Şura 13.ayet
    Secde 9. ayet
    Telif bilgisi : Bu sitede yayınlanan her türlü bilgi ve döküman kaynak gösterilerek veya göstermeksizin kullanılabilir.
      Anasayfa    Bize ulaşın