Kavme fir’avn(fir’avne), e lâ yettekûn(yettekûne).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Firavun kavmi (hâlâ) takva sahibi olmuyorlar mı? |
| Diyanet İşleri | : | (10-11) Hani Rabbin, Mûsâ’ya; “Zalimler topluluğuna, Firavun’un kavmine git! Başlarına geleceklerden hâlâ korkmuyorlar mı?” diye seslenmişti. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Firavun'un kavmine, hâlâ mı çekinmeyecekler? |
| Adem Uğur | : | (10-11) Hani Rabbin Musa'ya: O zalimler güruhuna, Firavun'un kavmine git. Hâla (başlarına gelecekten) sakınmayacaklar mı onlar? diye seslenmişti. |
| Ahmed Hulusi | : | "Firavun'un halkına. . . Korkup korunmayacaklar mı?" |
| Ahmet Tekin | : | 'Firavun’un kavmine git. Hâlâ, bana sığınmayacaklar, emirlerime yapışmayacaklar, günahlardan arınıp, azâbımdan korunmayacaklar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranmayacaklar, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olmayacaklar mı?' |
| Ahmet Varol | : | Firavun'un kavmine. (Hâlâ) sakınmıyorlar mı?' |
| Ali Bulaç | : | Firavun'un kavmine, hâlâ sakınmıyorlar mı?" |
| Ali Fikri Yavuz | : | Firavun kavmine. Hâlâ (küfürden) sakınmıyacaklar mı?” |
| Bekir Sadak | : | (10-11) Rabbin Musa'ya: «Haksizlik eden millete, Firavun'un milletine git» diye nida etmisti. «Haksizliktan sakinmazlar mi?» |
| Celal Yıldırım | : | (10-11) Hani bir zaman Rabbin, Musâ'ya : «Zulmü âdet edinen millete, Fir'avn'ın milletine git; artık (Allah'tan) korkup (inkâr ve azgınlıktan, haksızlık ve taşkınlıktan) sakınmıyacaklar mı ?» diye seslenmişti. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (10-11) Rabbin Musa'ya: 'Haksızlık eden millete, Firavun'un milletine git' diye nida etmişti. 'Haksızlıktan sakınmazlar mı?' |
| Diyanet Vakfi | : | (10-11) Hani Rabbin Musa'ya: O zalimler güruhuna, Firavun'un kavmine git. Hâla (başlarına gelecekten) sakınmayacaklar mı onlar? diye seslenmişti. |
| Edip Yüksel | : | 'Firavun'un halkına; dinleyip düzelmiyecekler mi?' |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Fir'avn kavmine, daha sakınmıyacaklar mı? |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Firavun kavmine, artık sakınmayacaklar mı!» |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | «Firavun kavmine, hâlâ sakınmayacaklar mı?» |
| Fizilal-il Kuran | : | Firavun'un soydaşlarına. Onlar hiç mi başlarına geleceklerden korkmuyorlar?» |
| Gültekin Onan | : | Firavunun kavmine, hala sakınmıyorlar mı?" |
| Hasan Basri Çantay | : | (10-11) Hani Rabbin Musâya: «O zaalimler güruhuna, Fir'avnın kavmine git. Haalâ (fenâlıkdan) sakınmayacaklar mı onlar?» diye nida etmişdi. |
| Hayrat Neşriyat | : | (10-11) Hani Rabbin Mûsâ’ya: 'O zâlimler topluluğuna, Fir'avun’un kavmine git!(Allah’a karşı gelmekten) hâlâ sakınmayacaklar mı?' diye nidâ buyurdu. |
| İbni Kesir | : | Firavun kavmine. Sakınmazlar mı hala? |
| Muhammed Esed | : | "Şu Bana karşı sorumluluk bilincinden uzaklaşan Firavun toplumuna!" |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | (10-11) Ve yâd et o zamanı ki, Rabbin Mûsa'ya nidâ buyurdu ki: «Zalimler olan kavme gidiver. Fir'avun'un kavmine ki, daha sakınmayacaklar mı?» |
| Ömer Öngüt | : | “Firavun'un kavmine. Hâlâ korkmayacaklar mı onlar?” |
| Şaban Piriş | : | Firavun’un kavmine... Onlar hala sakınmayacaklar mı? |
| Suat Yıldırım | : | (10-11) Bir vakit de Rabbin Mûsâ’ya: "Haydi! o zulme batmış olan topluma, yani Firavun’un halkına gidip, "hakkı inkârdan ve azgınlıktan sakınma zamanı gelmedi mi? de!" diye nida etti. |
| Süleyman Ateş | : | "Fir'avn'ın kavmine. Onlar (kötülüklerden) korunmayacaklar mı?" |
| Tefhim-ul Kuran | : | «Firavun'un kavmine. Hâlâ sakınmıyorlar mı?» |
| Ümit Şimşek | : | 'Firavun hanedanına git. Onlar hâlâ sakınmayacaklar mı?' |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | "Firavun'un toplumuna git. Hâlâ korkup korunmayacaklar mı?" |