Ve kullen darabnâ lehul emsâle ve kullen tebbernâ tetbîrâ(tetbîren).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Ve onların hepsine, misaller verdik ve hepsini mahvederek, helâk ettik. |
| Diyanet İşleri | : | Bunların her birine misaller getirdik, (öğüt almadıkları için) hepsini kırıp geçirdik. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Hepsine de örnekler getirdik, hepsini de kırıp geçirdik. |
| Adem Uğur | : | Onların her birine (uymaları için) misaller getirdik; (ama öğüt almadıkları için) hepsini kırdık geçirdik. |
| Ahmed Hulusi | : | Onların her biri için dersler vermiştik. . . (Sonunda) hepsini kırdık geçirdik. |
| Ahmet Tekin | : | Onların her birine, anlamaları, ders ve ibret almaları için dini hakikatlerin, insani ve ahlaki değerlerin zaruretinin delillerini, gerekçelerini sunduk. Öğüt almadıkları için hepsini kırdık, geçirdik. |
| Ahmet Varol | : | Her biri için örnekler verdik. (Öğüt almayınca da) hepsini kırıp geçirdik. |
| Ali Bulaç | : | Biz (onlardan) her birine örnekler verdik ve her birini darmadağın edip mahvettik. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Bunlardan her birine (kendilerinden öncekilerin helâkine dair) nasihat olarak nice misaller anlattık. Fakat, iman etmediklerinden hepsini tamamen helâk ettik. |
| Bekir Sadak | : | Her birine misaller vermistik ama, dinlemedikleri icin hepsini kirdik gecirdik. |
| Celal Yıldırım | : | Onların herbiri için (doğru yola dönerler diye) misâller verdik ve (sonunda) herbirini yıkıp belirsiz hale getirdik. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | Her birine misaller vermiştik ama, dinlemedikleri için hepsini kırdık geçirdik. |
| Diyanet Vakfi | : | Onların her birine (uymaları için) misaller getirdik; (ama öğüt almadıkları için) hepsini kırdık geçirdik. |
| Edip Yüksel | : | Hepsine yeterli örnekler vermiştik, sonunda hepsini kırdık geçirdik |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Ki her birine nasıyhat olarak emsal anlatmıştık ve her birini mahv-ü perişan ettik de ettik |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Ki onların her birine öğüt olarak örnekler vermiştik; (sonunda) her birini mahv ve perişan ettik de ettik. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Onların herbirine misaller getirdik; (ama ögüt almadıkları için) hepsini kırdık geçirdik. |
| Fizilal-il Kuran | : | Hepsine bir çok uyarıcı örnekler gösterdik. Sonra da hepsini kökten yokettik. |
| Gültekin Onan | : | Biz (onlardan) her birine örnekler verdik ve her birini darmadağın edip mahvettik. |
| Hasan Basri Çantay | : | Biz (onlardan) her birine (geçmişlerden) misâller irâd etdik. (Fakat peygamberlerini tekzîb etdikleri için) hepsini tam bir helak ile imhaa eyledik. |
| Hayrat Neşriyat | : | Her birine (îkaz edici) misâller getirdik. (Fakat dinlemedikleri için) hepsini tamâmen kırıp geçirdik. |
| İbni Kesir | : | Her birine misaller vermiştik. Ama hepsini kırdık geçirdik. |
| Muhammed Esed | : | oysa, her birine uyarıcı dersler vermiştik; ama (bunlara aldırış etmeyince) hepsini yerle bir ettik. |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Ve bütün onların kendileri için misaller irâd ettik ve hepsini de kırdık geçirdik. |
| Ömer Öngüt | : | Onların her birine misaller getirdik. (Amma öğüt almadıkları için) hepsini kırdık geçirdik. |
| Şaban Piriş | : | Bunlardan her birine örnekler göstermiş ve hepsini de baştan başa kırıp geçirmiştik. |
| Suat Yıldırım | : | Onların her birine uymaları için geçmişlerden misaller verdik. Ama öğütleri tutmadıkları için hepsini kırıp geçirdik. |
| Süleyman Ateş | : | Hepsine de (uyarmak için) misaller (geçmişlerden hikâyeler) anlattık. (Öğüt almayıp küfürlerinde ısrar edince biz de) hepsini helâk ettik. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Biz (onlardan) her birine örnekler verdik ve her birini darmadağın edip mahvettik. |
| Ümit Şimşek | : | Biz onlardan hepsine misaller getirmiştik. Sonra da hepsini kırıp geçirdik. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Bunların her birine türlü türlü örnekler verdik. Ve bunların hepsini perişan edip batırdık. |