Seyekûlûne lillâh(lillâhi), kul fe ennâ tusharûn(tusharûne).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | “Allah'ındır (Allah'tır).” diyecekler. De ki: “Öyleyse nasıl aldatılıyorsunuz?” |
| Diyanet İşleri | : | “Allah’ındır” diyecekler. “Öyle ise nasıl aldanıyorsunuz?” de. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Diyecekler ki: Bunlar da Allah'ın. De ki: Ne diye hâlâ boş şeylere kapılmadasınız? |
| Adem Uğur | : | (Bunların hepsi) Allah'ındır diyecekler. Öyle ise nasıl olup da büyüye kapılıyorsunuz? de. |
| Ahmed Hulusi | : | "Allâh içindir", diyecekler! De ki: "Nasıl oluyor da (dünyanızla) büyüleniyorsunuz?" |
| Ahmet Tekin | : | 'Allah’tır' diyecekler. 'Öyle ise, nasıl olup da büyülenerek aklı etki altına alınanlar gibi aldatılıyorsunuz?' de. |
| Ahmet Varol | : | 'Allah'ındır' diyecekler. De ki: 'Öyleyse nasıl büyüleniyorsunuz?' |
| Ali Bulaç | : | "Allah'ındır" diyecekler. De ki: "Öyleyse nasıl oluyor da böyle büyüleniyorsunuz?" |
| Ali Fikri Yavuz | : | Yine “-Allah’ındır” diyecekler. Onlara de ki: “- O halde nereden aldatılıyorsunuz (da hakkı inkâr, ediyorsunuz)?” |
| Bekir Sadak | : | «Allah'tir» diyecekler; «Oyleyse nasil aldaniyorsunuz» de. |
| Celal Yıldırım | : | Allah'ın elindedir, diyecekler. De ki: O halde nasıl nereden büyüleniyorsunuz ?! |
| Diyanet İşleri (eski) | : | 'Allah'tır' diyecekler; 'Öyleyse nasıl aldanıyorsunuz' de. |
| Diyanet Vakfi | : | «(Bunların hepsi) Allah'ındır» diyecekler. Öyle ise nasıl olup da büyüye kapılıyorsunuz? de. |
| Edip Yüksel | : | 'ALLAH.,' diyeceklerdir. De ki, 'O halde nasıl da aldanıyorsunuz?' |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | «Allah'ın» diyecekler, «o halde nereden büyüleniyorsunuz?» de! |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Allah'a ait diyecekler. De ki: «O halde nasıl büyüleniyorsunuz?» |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | «(Bunlar da) Allah'ındır.» diyecekler. «Öyle ise nasıl olur da büyülenirsiniz?» de. |
| Fizilal-il Kuran | : | Sana «Bu yetki Allah'a aittir» diyecekler. De ki; «O halde nasıl oluyor da yanıltılıyorsunuz?» |
| Gültekin Onan | : | "Tanrı'nındır" diyecekler. De ki: "Öyleyse nasıl oluyor da böyle büyüleniyorsunuz?" |
| Hasan Basri Çantay | : | (Buna karşı da yine «Hepsi) Allahındır» diyecekler. De ki: «O halde nasıl olub da böyle büyüleniyorsunuz»? |
| Hayrat Neşriyat | : | '(Bunlar hep) Allah’a âiddir!' diyecekler. De ki: 'Öyleyse (asıl siz) nasılbüyüleniyorsunuz (ki Kur’ân’a sihirdir diyorsunuz)?' |
| İbni Kesir | : | Allah'tır, diyecekler. Öyleyse nasıl aldanıyorsunuz? de. |
| Muhammed Esed | : | "Allah!" diye cevap vereceklerdir. De ki: "Peki, o halde, nasıl böyle aldatılabilirsiniz?" |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Hemen diyeceklerdir ki: «Allah içindir.» De ki: «Artık siz nereden büyüleniyorsunuz?» |
| Ömer Öngüt | : | “Allah'tır” diyecekler. De ki: “Öyleyse nasıl aldanıyorsunuz?” |
| Şaban Piriş | : | “Allah’tır” diyecekler. “Öyleyse nasıl aldatılıyorsunuz?” de! |
| Suat Yıldırım | : | Elbette, "Allah’tır" diyecekler. Sen de ki: "Öyleyse nasıl oluyor da büyülenip gerçekten uzaklaşıyorsunuz?" |
| Süleyman Ateş | : | "(Her şeyin yönetimi) Allah'a âittir" diyecekler. "O halde nasıl büyüleniyorsunuz?" de. |
| Tefhim-ul Kuran | : | «Allah'ındır» diyecekler. De ki: «Öyleyse nasıl oluyor da siz böyle büyüleniyorsunuz?» |
| Ümit Şimşek | : | Diyecekler ki: 'Hepsi Allah'ındır.' De ki: 'Öyleyse nasıl aldanıyorsunuz?' |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | "Allah'tır!" diyecekler. De ki: "Nasıl oluyor da büyüleniyorsunuz?" |