İllâ tezkireten li men yahşâ.
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Huşû sahiplerine zikir (öğüt) olsun diye. |
| Diyanet İşleri | : | (2-3) (Ey Muhammed!) Biz, Kur’an’ı sana sıkıntı çekesin diye değil, ancak (Allah’ın azabından) korkacaklara bir öğüt (bir uyarı) olsun diye indirdik. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Ancak, korkacaklara bir öğüt olarak indirdik. |
| Adem Uğur | : | (2-3) Biz, Kur'an'ı sana, güçlük çekesin diye değil, ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik. |
| Ahmed Hulusi | : | Sadece, haşyete (Allâh azametini hissetmeye) açık şuura (hakikatini) hatırlatmadır (inzâl olan bilgi)! |
| Ahmet Tekin | : | Ancak Allah’a saygı duyan, korkan kimse için öğüt olarak indirdik. |
| Ahmet Varol | : | Ancak (Allah'tan) korkan için bir öğüt olarak (indirdik). |
| Ali Bulaç | : | 'İçi titreyerek korku duyanlara' ancak öğütle hatırlatma (olsun diye indirdik). |
| Ali Fikri Yavuz | : | Ancak Allah’dan korkankimseye bir öğüt için, |
| Bekir Sadak | : | (2-4) Kuran'i sana, sikintiya dusesin diye degil, ancak Allah'tan korkanlara bir ogut ve yeri ve yuce gokleri yaratanin katindan bir Kitap olarak indirdik. |
| Celal Yıldırım | : | O'nu ancak saygı (dolu bir gönül) ile korkanlara bir öğüt diye indirdik. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (2-4) Kuran'ı sana, sıkıntıya düşeşin diye değil, ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt ve yeri ve yüce gökleri yaratanın katından bir Kitap olarak indirdik. |
| Diyanet Vakfi | : | (2-3) Biz, Kur'an'ı sana, güçlük çekesin diye değil, ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik. |
| Edip Yüksel | : | Ancak saygı duyanlar için bir öğüttür. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Ancak saygısı olana tezkir için |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Ancak saygısı olana bir öğüt olmak üzere. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Ancak Allah'tan korkan kimse için bir öğüt olarak (indirdik.) |
| Fizilal-il Kuran | : | Onu Allah'dan korkanlara uyarı olsun diye indirdik. |
| Gültekin Onan | : | 'İçi titreyerek korku duyanlara' ancak öğütle hatırlatma (olsun diye indirdik). |
| Hasan Basri Çantay | : | (2-3-4) Biz Kur'ânı sana zahmet çekesin diye değil, ancak (Allahdan) korkacak kimselere bir öğüd ve yerle o yüce yüce gökleri yaradanın tedricen indirdiği bir (kitâb) olmak üzere indirdik. |
| Hayrat Neşriyat | : | Ancak (Allah’dan) korkanlara bir nasîhat olarak (indirdik). |
| İbni Kesir | : | Ancak Allah'tan korkanlara bir bir öğüt olarak. |
| Muhammed Esed | : | Yalnızca, (Allah'tan) korkan herkese bir öğüt, bir uyarı olsun diye (indirdik): |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Ancak korkar kimselere bir öğüt (olmak üzere indirdik). |
| Ömer Öngüt | : | Ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik. |
| Şaban Piriş | : | Ancak, korkacak kimselere öğüt olsun diye. |
| Suat Yıldırım | : | (3-4) Yüce gökleri ve yeri yaratan tarafından onu, Yaratana saygı duyanı uyaran, irşad eden buyruklar halinde tedricen indirdik. |
| Süleyman Ateş | : | Ancak (Allah'tan) korkanlara bir öğüt (olarak indirdik). |
| Tefhim-ul Kuran | : | 'İçi titreyerek korku duyanlara' ancak öğütle hatırlatma (olsun diye indirdik). |
| Ümit Şimşek | : | Onu Allah'tan korkan kimse için bir öğüt olarak indirdik. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Saygıyla ürperene bir hatırlatma/düşündürme/öğüt verme olsun diye indirdik. |