BAKARA Suresi 46. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 2/BAKARA-46

share on facebook  tweet  share on google  print  
2/BAKARA-46: (Ali Fikri Yavuz) O saygı gösterip korkanlar, o kimselerdir ki, Rablerine kavuşacaklarını ve sonunda ona döneceklerini yakînen bilirler. / (Bekir Sadak) (45-46) Sabir ve namazla Allah'a siginip yardim isteyin; Rablerine kavusacak ve Ona doneceklerini umanlar ve husu duyanlardan baskasina namaz elbette agir gelir.
Sponsor Bağlantı:

BAKARA Suresi 46. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 2/BAKARA-46

2/BAKARA-46: (Ali Fikri Yavuz) O saygı gösterip korkanlar, o kimselerdir ki, Rablerine kavuşacaklarını ve sonunda ona döneceklerini yakînen bilirler. / (Bekir Sadak) (45-46) Sabir ve namazla Allah'a siginip yardim isteyin; Rablerine kavusacak ve Ona doneceklerini umanlar ve husu duyanlardan baskasina namaz elbette agir gelir.
Önceki 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 Sonraki

الَّذِينَ يَظُنُّونَ أَنَّهُم مُّلاَقُو رَبِّهِمْ وَأَنَّهُمْ إِلَيْهِ رَاجِعُونَ

Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne).

1.ellezîne: o kimseler, onlar
2.yezunnûne: bilirler, yakîn derecesinde inanırlar
3.enne-hum: onların ..... olduğunu
4.mulâkû: mülâki olma, kavuşma, ulaşma, karşılaşma
5.rabbi-him: (onların) Rab'leri
6.ve enne-hum: ve onların ..... olduğunu
7.ileyhi râciûne: ona dönecek olanlar

İmam İskender Ali Mihr: Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.
Diyanet İşleri: Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O’na döneceklerini çok iyi bilirler.
Abdulbaki Gölpınarlı: Saygılılar, öyle kimselerdir ki Rablerine ulaşacaklarını iyiden iyiye umarlar, ona döneceklerini iyiden iyiye bilirler.
Abdullah Parlıyan: Onlar ise sonunda Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini kesinlikle bilirler.
Adem Uğur: Onlar, kesinlikle Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini düşünen ve bunu kabullenen kimselerdir.

HİDAYETİ GİZLEYENLER RAPORLARI

Hidayet; insan ruhunun yaşarken Allah'a ulaşmasıdır. Hidayet, İslâm'ın en önemli kavramıdır. Çünkü bir insan ancak Allah'a ulaşmayı dilerse, Allahû Tealâ'nın cennetine girmeye hak kazanabilir. Hidayeti gizleyenler, Kur'ân'ın aslında olan "O'na ulaşır", "Allah'a ulaşmak" gibi ifadeleri meâllerinde değiştirerek Allah'a ulaşmayı gizleyen kişilerdir.

ŞÛRÂ-13 için Hidayeti Gizleyenler Raporu

“Allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb: Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O'na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).” ifadesinde yer alan "...
Raporun devamı...
Ahmed Hulusi: O haşyet duyanlar, (nefslerinin Esmâ'sıyla hakikati olan) Rablerine (benliklerinin yokluğunu hissederek) ereceklerini düşünürler ve nitekim O'na dönerler!
Ahmet Tekin: Allah’a saygılı olanlar, Rablerinin mükâfat ve lütfuna kavuşacaklarını; hesaplarının görülmesi ve hak ettiklerinin karşılığını almak için O’nun huzuruna varacaklarını düşünenler, inananlardır.
Ahmet Varol: Onlar kendilerinin Allah'ın huzuruna çıkacaklarını ve O'na döneceklerini düşünürler.
Ali Bulaç: Onlar, (mü'minler ise), şüphesiz, Rableriyle karşılaşacaklarını ve (yine) şüphesiz, O'na döneceklerini bilirler.
Ali Fikri Yavuz: O saygı gösterip korkanlar, o kimselerdir ki, Rablerine kavuşacaklarını ve sonunda ona döneceklerini yakînen bilirler.
Ali Ünal: Onlar, kendilerini her an Rabbilerinin huzurunda ve O’na kavuşmuş gibi hissederler; zaten, Rabbilerine kavuşma ve O’na dönüş yolunda olduklarına dair bilgileri ve inançları tamdır.
Bayraktar Bayraklı: (45-46) Sabır ve dua ile Allah'tan yardım isteyin. Sabır ve dua, Rablerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerini bilen, gerçekten kalbi Allah sevgisinden dolayı ürperenlerin dışındakilere ağır gelir.[17]
Bekir Sadak: (45-46) Sabir ve namazla Allah'a siginip yardim isteyin; Rablerine kavusacak ve Ona doneceklerini umanlar ve husu duyanlardan baskasina namaz elbette agir gelir.
Celal Yıldırım: (45—46) Sabır ve namaz ile (Allah'tan) yardım isteyin. Gerçi bu, Allah'a kavuşacaklarına ve ancak O'na döneceklerine kesin bilgi (ve inanç) edinen saygılı kimselerden başkasına ağır ve sıkıcıdır.
Cemal Külünkoğlu: (İnananlar) o kimselerdir ki, Rablerine kavuşacaklarını ve sonunda ona döneceklerini iyi bilirler (ve ona göre yaşarlar).
Diyanet İşleri (eski): (45-46) Sabır ve namazla Allah'a sığınıp yardım isteyin; Rablerine kavuşacaklarını ve Ona döneceklerini umanlar ve huşu duyanlardan başkasına namaz elbette ağır gelir.
Diyanet Vakfi: Onlar, kesinlikle Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini düşünen ve bunu kabullenen kimselerdir.
Edip Yüksel: Nitekim onlar, Rab'lerine kavuşacaklarına ve O'na döneceklerine inanırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır: onlar ki kendilerini hakikaten rablerine kavuşuyor ve hakikaten ona rücu ediyor sayarlar, böyle bir huşu ile kılarlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş): Onlar ki, kendilerinin gerçekten Rablerine kavuşacaklarına ve ancak O'na döneceklerine inanırlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Onlar ki, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini bilirler.
Gültekin Onan: Nitekim onlar rablerine kavuşacaklarını / rableriyle karşılaşacaklarını (mülaku) ve O'na döneceklerini (raciun) bilirler (yezunnune). (S.Ateş'in notu: İbn Mesud'un mushafında yezunnun yerine yalemun yazıldığından bu anlamı tercih ettik.)
Harun Yıldırım: Onlar, şüphesiz Rablerine kavuşacaklarını ve yine yalnız O'na döneceklerini kesin olarak bilirler.
Hasan Basri Çantay: O (yüksek saygı göstere) nler ki onlar hakıykaten Rablerine kavuşucu ve hakıykaten ancak ona dönücü olduklarını bilirler (de namazlarını o vech ile kılarlar).
Hayrat Neşriyat: Onlar ki, gerçekten kendilerinin Rablerine kavuşacak kimseler olduklarını ve gerçekten kendilerinin ancak O’na dönecek kimseler olduklarını sezerler (kat'î olarak îmân ederler).
İbni Kesir: Onlar ki; Rablarına kavuşacaklarını, O'na döneceklerini kesinlikle bilirler.
Kadri Çelik: Onlar, kesinlikle rablerini mülakat ediciler ve O'na dönücüler olduklarını bilenlerdir.
Muhammed Esed: Onlar ise (sonunda) Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini kesinlikle bilirler.
Mustafa İslamoğlu: (Huşu duyanlar), Rablerine kavuşacaklarına ve sonunda O'na döneceklerine kesin gözüyle bakarlar.
Ömer Nasuhi Bilmen: Hak'tan korkanlar, o zâtlardır ki Rablerine mülâki olacaklarını ve onun huzur-u manevîsine döneceklerini düşünüp teemmül ederler.
Ömer Öngüt: Onlar ki Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini kesinlikle bilirler.
Şaban Piriş: (45-46) Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O’na döneceklerini umanlar ve Allah’a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir.
Sadık Türkmen: O kimseler ki; Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O’nun huzuruna döneceklerini çok iyi bilirler.
Seyyid Kutub: Onlar ki, Rabbleri ile buluşacaklarını, kesinlikle O'nun huzuruna döneceklerini bilirler.
Suat Yıldırım: İçi saygı dolu olan bu müminler, Rab’lerine kavuşacaklarını ve O’na döneceklerini iyi bilirler.
Süleyman Ateş: O(saygılı insa)nlar, Rablerine kavuşacaklarını (gözetir) ve gerçekten O'na döneceklerini bilirler.
Tefhim-ul Kuran: Onlar, (mü'minler ise), hiç şüphesiz, Rableriyle karşılaşacaklarını ve (yine) hiç şüphesiz, O'na döneceklerini bilirler.
Ümit Şimşek: Onlar, Rablerine kavuşacaklarına ve Ona döneceklerine inanan kimselerdir.
Yaşar Nuri Öztürk: O ürperti duyanlar, Rablerine kavuşacaklarını düşünürler ve bilirler ki onlar, mutlaka O'na döneceklerdir.
Bu ayet bir hidayet ayetidir, aşağıdaki meallerde ayetin sadece hidayet ile ilgili bölümü yer alıyor olabilir, dikkatinize sunarız.
Abdullah Aydın: İçi saygı ile ürperenler, Rabblerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini iyi bilirler.
Ahmet Davudoğlu: Onlar öyle kimselerdir ki, Rabblerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini bilirler.
Ali Arslan: O huşû ile (Allah'a büyük saygı göstererek) ibadet edenler Rabblerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini kesinlikle bilirler.
Arif Pamuk: Onlar ki, Rablerine kavuşacaklarını (gözetir) ve gerçekten O'na döneceklerini bilirler.
Ayntabî Mehmet Efendi: Ki onlar, Allahû Tealâ'yı göreceklerini, hesap ve ceza için haşrolunacaklarını yakînen bilirler.
Bahaeddin Sağlam: Öyle huşû (huzur ve sükûn) duyanlar ki, Rabbleriyle karşılaşacaklarına ve kendilerinin Allah'a ait olup, O'na döneceklerine inanırlar.
Diyanet Vakfı (1993): Onlar, kesinlikle Rabblerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini düşünen ve bunu kabullenen kimselerdir.
Hasan Tahsin Feyizli: Onlar (huşû ehli) ki, mutlaka Rabb'lerine kavuşacaklarını ve ancak O'na döneceklerini bilirler (de namazlarını yüksünmeden kılarlar).
Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay: Rabblerine kavuşacak ve O'na döneceklerini umanlar...
Hüseyin Kaleli: “(Onlar), şüphesiz Rablerine kavuşanlar olduklarını ve muhakkak onlar yalnız O'na dönenler olduklarını bilenlerdir.”
İsmail Mutlu, Şaban Döğen: Onlar Rahmetine kavuşacaklarına ve O'nun huzuruna döneceklerine inanan kimselerdir.
:
Nedim Yılmaz: Allah’a saygılı olanlar Rab’lerine kavuşacaklarına ve O’na döneceklerine kesin kes inanırlar.
Ömer Rıza Doğrul: Bunlar (bu içi saygı ile ürperen kimseler) Rabblarına kavuşacaklarını ve O’na döneceklerini iyi bilirler.
Talat Koçyiğit: Huşû duyanlar ise, Rabblarına mutlaka kavuşacaklarını ve O'na mutlaka döneceklerini bilirler.
Ziya Kazıcı, Necip Taylan: Allah'tan korkan o kişiler, Rabblerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini bilirler.
Bir Heyet: İşte o kalbi Allah'a saygı ile ürperenler, kendilerinin herhalde Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini düşünen ve kabullenen kimselerdir.

Kur'an-ı Kerim'in Lafzı ve Ruhu
www.kuranmeali.org Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.

Hidayeti Gizleyenler Raporlarına ulaşın
Anket sonuçlarımıza ulaşın!
Kur'an-ı Kerim'e aykırı bir çok hurafe İslam dininde yeri varmış şeklinde kabul görmekte ve toplumumuza öğretilmektedir. Bu hurafeleri tanımak ve çevrenizi uyarmak için anket sonuçlarımızı mutlaka inceleyiniz.

KuranMeali.Org Anketleri
Sitemizi bilgisayarınıza yükleyin!
Kuran Meallerini Kıyasla Masaüstü versiyonu kullanımınıza açılmıştır. Sağ sütundan "masaüstü Kuran Meallerini Kıyasla" programını bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz.

Kuran Meallerini Kıyasla v2.1.1 masaüstü versiyonu
e-bülten üyeliği
Ad Soyad
e-posta
Zikrullah
Zikrullah ne demektir?
 Kur'ân-ı Kerim
 Allah'ı anmak
 Allah İsminin Al-lah Al-lah şeklinde sesli veya sessiz olarak tekrar edilmesi (Farz)

3.511 kişi oy verdi.
Sonuçları göster
facebook  googleplus  Twitter  Delicious  Digg this  
Sitemizde yer alan reklamlar kâr amacı için değil, KuranMeali.org'u daha hızlı hizmet verebilmesi için bağımsız bir server'a taşımak amacı ile eklenmiştir.