وأَنَّ الَّذِينَ لاَ يُؤْمِنُونَ بِالآخِرَةِ أَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا
Ve ennellezîne lâ yu’minûne bil âhıreti a’tednâ lehum azâben elîmâ(elîmen).
| İmam İskender Ali Mihr
| : | Ve onlar, muhakkak ki ahirete (Allah'a mülâki olmaya ve kıyâmet gününe) inanmayan (kalplerinde îmân yazmayan) kimselerdir. Onlar için elîm azap hazırladık. |
| Diyanet İşleri | : | (9-10) Gerçekten bu Kur’an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü’minler için büyük bir mükâfat olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem dolu bir azap hazırladığımızı müjdeler. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | Âhirete inanmayanlara gelince: Onlara elemli bir azap hazırladık. |
| Adem Uğur | : | Ahirete inanmayanlara gelince, onlar için de elemli bir azap hazırlamışızdır. |
| Ahmed Hulusi | : | Sonsuz gelecek yaşamları olduğuna iman etmeyenlere de, kendileri için acı azap hazırladığımızı (müjdeler). |
| Ahmet Tekin | : | Âhirete, ebedî yurda inanmayacak olanlara da can yakıp inleten müthiş bir azap hazırladık. |
| Ahmet Varol | : | Ahirete inanmayanlar için de acıklı bir azap hazırladığımızı (bildirir). |
| Ali Bulaç | : | Ve şüphesiz, ahirete inanmayanlar için de acı bir azab hazırlamışızdır. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Ahirete iman etmiyenlere de, acıklı bir azab hazırladığımızı haber verir. |
| Bekir Sadak | : | (9-10) Dogrusu bu Kuran en dogru yola goturur ve yararli is yapan muminlere buyuk ecir oldugunu, ahirete inanmayanlara can yakici bir azap hazirladigimizi mujdeler. * |
| Celal Yıldırım | : | Âhiret'e inanmayanlara elem verici bir azabı hazırladığımızı bildirir. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | (9-10) Doğrusu bu Kuran en doğru yola götürür ve yararlı iş yapan müminlere büyük ecir olduğunu, ahirete inanmayanlara can yakıcı bir azap hazırladığımızı müjdeler. |
| Diyanet Vakfi | : | Ahirete inanmayanlara gelince, onlar için de elemli bir azap hazırlamışızdır. |
| Edip Yüksel | : | Ahirete inanmıyanlara gelince, onlar için acı bir azap hazırlamış bulunuyoruz. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Âhırete inanmıyanlara dahi elîm bir azâb hazırlamışızdır |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Ahirete inanmayanlara da acı bir azap hazırlamışızdır. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Ahirete inanmayanlara da can yakıcı bir azab hazırlamışızdır. |
| Fizilal-il Kuran | : | Ahirete inanmayanlara gelince, onlar için acıklı bir azap hazırladığımızı bildirir. |
| Gültekin Onan | : | Ve şüphesiz ahirete inanmayanlar için de acı bir azab hazırlamışızdır. |
| Hasan Basri Çantay | : | Âhirete îman etmezler (e gelince:) onlar için de şübhesiz pek acıklı bir azâb hazırladığımızı (bildirir). |
| Hayrat Neşriyat | : | Hem âhirete îmân etmeyenlere, kendileri için hakikaten (pek) elemli bir azab hazırladığımızı (haber verir)! |
| İbni Kesir | : | Ahirete inanmayanlar; onlar için elem verici bir azab hazırladık. |
| Muhammed Esed | : | ve ahirete inanmayanlara da kendileri için çok can yakıcı bir azap hazırladığımızı (haber vermektedir). |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Ve o kimseler ki, ahirete imân etmezler, muhakkak ki onlar için de pek acıklı bir azap hazırlamışızdır. |
| Ömer Öngüt | : | Ahirete inanmayanlara gelince, onlar için de acıklı bir azap hazırladık. |
| Şaban Piriş | : | Ahirete inanmayanlara ise, onlara da acı veren bir azap hazırlamış olduğumuzu müjdeler. |
| Suat Yıldırım | : | Âhirete inanmayanlara ise gayet acı bir azap hazırladığımızı bildirir. |
| Süleyman Ateş | : | Âhirete inanmayanlara da acı bir azâb hazırlamışızdır. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Ve şüphesiz, ahirete inanmayanlar için de acıklı bir azab hazırlamışızdır. |
| Ümit Şimşek | : | Âhirete inanmayanlar için ise acı bir azap hazırladığımızı bildirir. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Âhirete inanmayanlar var ya, onlar için biz korkunç bir azap hazırlamışızdır. |